İki Cinsin Farklılıkları

0
41

Değerli Okurlarım, tabi ki kadın ve erkeklerden söz etmek istiyorum, bunu da hemen belirtmeliyim. Bu iki cins arasında çok belirgin ortak yönler vardır. Bu benzerliklere rağmen, bir anda nefret ederler, kısa süre sonra da birbirine kul köle olurlar.

Ortak Yönleri: Gezerler, giyinirler, yerler içerler, konuşurlar, gülerler, şarkı söylerler, süslenirler, spor yaparlar, çalışırlar, kavga ederler vs. Bunlar bir araya gelmeden hiçbir şey olmaz. Ne çocuk yapabilirler, ne de doğurabilirler. Çocuk bakımını, sözde yapmaya çalışırlar. Erkekleri kalkan olarak kullanmakta üstlerine yoktur.

Farklılıkları Nelerdir? Kadınlarda konuşma yeteneklerini yönlendiren merkez, beynin sol tarafına yerleşmiş olarak bulunuyor. Erkeklerde ise bu yetenekler, beynin ön ve arka kısımlarında dağılmış olarak konumlanmış.  Bu nedenle kadınların konuşma yetenekleri, erkeklere nazaran daha bir gelişmiş gibi. Anlaşıldığı gibi, evlerde yükselen sesler, zavallı erkeklerin sesi değildir.

Kadınlarda duygusal tepkiler beynin her iki yarım küresinde oluşuyor, erkeklerde ise, bu merkezler sadece sağ yarım kürede bulunuyor. Böyle olduğu için de, erkekler duygularını daha zor ifade ediyorlar. Erkeklerin başka üstün tarafları yok!

Kadın beyni iyi bir müzisyen olmak için elverişli. Armoninin sağlanmasındaki yumuşaklım kadın beyninin güçlü yanları… Bu avantajlarını erkeklerin sinirlerini bozmak için kullanırlar, nedense. Kadınlar yabancı bir dili daha kolay öğrenebiliyorlar, ana dillerini kusursuz icra ediyorlar, kekemelik erkeklerde daha sık görülüyor. Kekeme olmasın da ne yapsın adam…

Kadınların işitme yetenekleri daha gelişmiş, seslere, dedikodulara oldukça yatkın. Ses tonundaki ufak tefek değişiklikleri hemen ve derhal anlayabiliyorlar. Kadınlar ekşiye ve tatlıya daha fazla oranda ihtiyaç duyuyor, erkekler ise, tuzlu maddelere daha hassas.

Şimdi, erkekler ölse de, kadınlardan duyamayacakları sözler vardır: -Peki canım, dediğin gibi olsun. -Bugün anneler günü, önce senin annene gidelim. -Sen rahat-rahat maçını izle, ben ütü yaparım. -Bugün Pazar, istediğin gibi gez, toz. -Ben bir şey istemem, her şeyim var. -Maç İzlemek için, daha büyük ekran TV alabilirsin.

-Bu yaz, tatile gitmesek de olur. -Arkadaşlarına da zaman ayırmalısın. -Sana bir duble rakı, ya da bir bira açayım mı? -Bana fazla para verme, ihtiyacım yok.

Erkekler son nefeslerinde bile, bu sözlerden birini bile duyma şansına sahip değillerdir. Nedenini bilmiyorum, kimse de merak etmesin. Ama biz erkeğiz!

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

Gönül Köşemden

Asıl Vatan Neresi?

Değerli Okurlarım, çocukluğumuzdan beri duyarız, insanın asıl vatanı, doğduğu değil, doyduğu yerdir derler büyüklerimiz. Çok doğru! Birazcık öyle olmakla beraber, bu tanım yeterli değil. Zira vatan insanın iç dünyasıdır, asıl vatan orasıdır… Çünkü bütün hayatımızı orası belirler, nasıl yaşayacağımıza iç dünyamızda olup bitenler karar verir. Kimlerle dost olacağımıza, beraberliklerimize orası karar verir.

Bitmedi! Arkadaşlarımız, dostlarımız, çevremiz onun eseridir. Peki, nerede yaşayacağız, nereyi vatan olarak belirleyeceğiz? Bütün bu sorunlara iç dünyamız karar verir. Ruhumuzun labirentlerinde gezinir ve bir takım sonuçlar çıkarıp analiz ederiz. Onları. Elle tutamadığımız, ama varlığını adımızdan daha iyi bildiğimiz iç dünyamız bunlara karar verir.

Mutluluğumuzun anahtarı onun elinde, kilometre taşlarını o belirler, sevinçlerimize o karar verir. Geçmişimizin sorumlusu odur, birçok şeyleri o fısıldar kulağımıza. Geleceğimize ve onu nasıl inşa edeceğimize o karar verir.

Bu dünyada, cennetimize de, cehennemimize de iç dünyamız karar verir… Nereye gidersek gidelim, ne yaparsak yapalım, o hep bizimle olacaktır. Çünkü o bizim hayatımızın ta kendisidir. Ne zaman dış dünyada bizi ters yönde etkileyecek olaylar olsa, en güvenli yerimiz orasıdır. Oraya sığınırız.

Anahtarı sadece bizim elimizde olan şatomuzdur iç dünyamız. Asıl vatanımız, doyduğumuz yerdir ama iç dünyamız bizim sığınağımızdır, en emin yerdir… İç dünyamızda sakladıklarımız, öyle sırlarımız vardır ki, iç dünyamızla baş başa kaldığımızda, hayatımızın bütün kesitlerinin muhasebesini yaparız, incinmeden, gocunmadan ve fazla üzülmeden…

İç dünyasıyla ters düşenler, öyle zor durumda kalırlar ki, inanın akıllıca düşünemezler, yatacak yer bulamazlar.

İç dünyamız bizi saçlarımızdan öperek uğurlamaz… Gerçekçidir, en doğrusunu gösterir. İç dünyasıyla ters düşenlerin vatanı da olmaz, doğduğu ve doyduğu yerin de olduğu söylenemez. İç dünyamızın labirentlerinde geziniriz ama onu can kulağıyla dinlemek en önemli görevimiz olmalıdır.

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

Günün Nabzı

Sen Gülerken

Sen gülerken yanındakiler de güler,

En azından herkes tebessüm eder,

Ağlarken yalnız ağlarsın

Hele erkeksen,

Gönlünde bomboşsa,

O nedenle,

Öyle bir ağaca sırtını ver ki

Asla yıkılmasın,

Senden şikayetçi de olmasın…

İyi günlerde dostun çoktur

Dostun çoktur,

Herkes senin destekçindir,

Hele bir yalnız kal,

Umutlarını dağlara sal,

En yakınından,

Darbeyi hem de şiddetlisini yersin.

Benim dostum çok derdin,

Bırakmazlar sanırdın,

Yarınlara umutla bakardın.

Göremezsin,

Yapayalnız.

Onun için,

Hayatta bile olmasa,

Biri olsun gönlünde,

Karanlıklarda,

Soğuk havalarda,

Seni kucaklasın,

Yalnız bırakmasın…

Günün Sözü

Şiddet ve hiddet acizliktir!

Öcal’dan İnciler

Gücün varsa bağışlayıcı ol!

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here