Güneş Doğmaya Devam Ettikçe… 

0
1

Günaydın sevgili okuyucularım, nasılsınız bu sabah? Çoktan beri üzerimize musallat  olan, bugünlerde  etkisini daha çok hissettiğimiz, kara kanatlı, kara yürekli, kötülüğün ta kendisi  olan  melek, hayatımızın odak noktasına yerleşmiş, kıpır-kıpır canımızı yakmaya devam ediyor.

Her sabah yeni bir haberle gözümüzü güne açıyoruz. Şahsen kötümserliği asla ve asla kendime yakıştırmıyorum, hep iyi dileklerle başlıyorum güne ama kara yürekli, kara gömlekli kötü melek kardeşim çullanmış üzerimize bir defa… Hastalıklar yakamızı bırakmıyor. Demans’tan tutun da Zatürreeye kadar bir komşumuzda, bir yakınımızda, bir teyzenizde, bir yakınımız da kendi evinde… Ve nedense kime sorsanız aynı sıkıntılar içinde, bu yetmezmiş gibi yokluk ve yoksulluk ki hastalıkları tetikleyen de bu oluyor zahir?

Sıkıntı her yerde;  televizyonu açıyorsun karşında, sokağa çıkıyorsun karşında, alışverişte, her yerde sürekli yanı başımızda… Selamlaşmalarımız, gülümsememiz, birbirimize iyi dileklerde bulunmamız bile acılı, sancılı artık!..

Ama yok öyle yağma, bazen sinirler tepelere fırlıyor, ağza gelen patır-patır dökülüyor öfkeyle dilimizden! Ancak boyun eğmek fıtratımızda yok. O boyun kırılır ama eğilmez bu  karanlık sıkıntılı ucubelere!

Ve bir gün gelecek her şey çok güzel olacak. Hastalıklar, yokluklar, yoksulluklar, bir bir yerini  güzelliklere bırakacak… Buna inancımız çok her ne kadar umutsuzluk perisi sık sık kapımızı çalıyor olsa da,  güneş her gün doğmaya devam ediyor ama değil mi?   

Ve güneş doğdukça karanlıklar kaybolmaya mahkumdur. Ah.. Hep kendime bunları söylüyorum ve inanıyorum! Mu? Bu kadar mutsuzluk neden peki? Gençler mutsuz, çocuklar şimdiden yorgun, ne tuhaf?

Aileler korkulu, maden işçileri zorda… Üçü dayanmadı ölüm orucunu bozmak zorunda kaldı. Ve çok şükür iş tatlıya bağlandı bu da umutlarımızı pekiştirdi tabi.

Ve köşe  arkadaşımız Öğretim Üyesi Dr. Necmi Cemal’in sözünü ettiği, ‘Kaybolan Sadece Bir İnsan Değil… Bir Şehrin Vicdanıdır…’ adlı yazısının altına imzamı atıyorum ve eğer bir çalışma yapılacaksa bu konunda bende varım demek istiyorum.

Ve sevgili okuyucularım bilmiyorum sizin de internetinizde sorun var mı? Maşallah bize günde bir saat ya uğruyor ya uğramıyor ne oluyoruz anlayan yok. Ve sıkıntıları bu da artırıyor yazılarım aksıyor. Valla doğru düzgün çalışan bir şey kalmadı ortada. Sıkıntı her yerde ama umutlar yine direniyor çünkü güneş doğmaya devam ediyor…

Ve sevgili okuyucularım şimdilik sağlık ve sevgiyle kalalım hep birlikte ayrımsız gayrımsız. Yase

Günün Fıkrası

Doğru Kadın 

Adamın biri kumsalda yürürken ayağı eski bir lambaya takılmış. Adam lambayı kumların içinden çıkarmış, ovalamış. Lambadan cin çıkmış ve; “Sadece bir dilek hakkın var, iyi düşün öyle dile” demiş.

Adam hiç tereddüt etmeden, cebinden bir harita çıkararak: “Bütün dünyada zulmün, savaşın, açlığın bitmesini istiyorum. Bu haritadaki ülkeleri görüyor musun? Bu ülkelerin birbiriyle savaşmayı bırakmasını, her yere barışın gelmesini diliyorum” diyivermiş.

Cin haritaya bakmış ve dehşetle; “Tanrı aşkına Adam! Bu ülkeler binlerce yıldır savaşıyorlar. Tamam işimde iyiyim ama o kadar da değil! Bunu yapabileceğimi sanmıyorum. Başka bir dilekte bulun” diye bağırmış

Adam birkaç dakika düşünmüş ve; “Hayatım boyunca doğru bir kadın bulamadım. Bilirsin; hem ince düşünceli, hem dürüst, hem güzel, hem eğlenceli biri, sevecen, ilgili ve ömür boyu sadik olacak kadın diliyorum” demiş.

Cin derin derin bir iç çekmiş: “Uzat su kahrolası haritayı!!!”

Günün Sözü

Ne kadar zengin olursan ol, ancak belirli bir miktar para yersin. Denize testiyi daldırırsan, bir testi kadar su alır, gerisi kalır.
Mevlana

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here