Mimar Sinan’ın Hayatı Anlatıldı

0
391

mimar sinan2Mimarlar Odası İskenderun Temsilciliği tarafından, İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası konferans salonunda önceki gün, Mimar Sinan’ın hayatı ve eserleri konulu bir sunum düzenlendi. Sunuma konuşmacı olarak katılan Yard. Doç. Dr. Mimar Gülay Yedekçi Arslan, mütevazı bir kişiliğe sahip olan Mimar Sinan’ın 1550 yıllarından bu yana yaptığı eserlerinin birçoğunun günümüzde halen ayakta olduğuna dikkati çekti.

Toplantıya Mimarlar Odası İskenderun Temsilcisi Koray Tanın, mimarlar ve öğrenciler katıldı. Sunumu yapan Yard. Doç. Dr. Mimar Gülay Yedekçi Arslan, Mimar Sinan’ın hayatından kesitler sundu. Çalışma tarzı, eserleri hakkında konuşan Arslan; “Abdulmennan oğlu Sinan 17 yıllık yeniçerilik hayatından sonra 49 yaşında Başmimarlık görevine atanır. Osmanlı baş mimarı ve inşaat mühendisi olan Mimar Sinan, yapıtlarıyla geçmişte ve günümüzde dünyaca tanınmıştır. Mimar Sinan’ın, Mimarbaşılığa getirilmeden evvel yaptığı üç eser dikkat çekicidir. Bunlar: Halep’te Husreviye Külliyesi, Gebze’de Çoban Mustafa Külliyesi ve İstanbul’da Hürrem Sultan için yapılan Haseki Külliyesidir.

Mimar Sinan’ın Mimarbaşı olduktan sonra verdiği üç büyük eser, onun sanatının gelişmesini gösteren basamaklardır. Bunların ilki İstanbul’daki Şehzade Camii ve külliyesidir. Dört yarım kubbenin ortasında merkezi bir kubbe tarzında inşa edilen Şehzade Camii, daha sonra yapılan bütün camilere örnek teşkil etmiştir. Süleymaniye Camii, Mimar Sinan’ın İstanbul’daki en muhteşem eseridir. Kendi tabiriyle kalfalık döneminde, 1550-1557 yılları arasında yapılmıştır. Mimar Sinan’ın en büyük eseri ise, 86 yaşında yaptığı ve “Ustalık eserim” diye takdim ettiği, Edirne’deki Selimiye Camiidir (1575)

Mimar Sinan, Mimarbaşı olduğu sürece birbirinden çok değişik konularla uğraştı. Zaman zaman eskileri restore etti. Bu konudaki en büyük çabalarını Ayasofya için harcadı. 1573’te Ayasofya’nın kubbesini onararak çevresine, takviyeli duvarlar yaptı ve eserin bu günlere sağlam olarak gelmesini sağladı. Günümüzde bile bir problem olan İstanbul’un kaldırımlarıyla bizzat ilgilenmesi çok ilgi çekicidir.

Büyükçekmece Köprüsü üzerinde kazılı olan mührü, onun aynı zamanda mütevazı kişiliğini de yansıtmaktadır. Mühür şöyledir; ‘El-fakiru l-Hakir Ser Mimaranı Hassa’ değersiz ve muhtaç kul, saray özel mimarlarının başkanı. Eserlerinin bir kısmı İstanbul’dadır. 1588’de İstanbul’da vefat eden Mimar Sinan, Süleymaniye Camii’nin yanında kendi yaptığı sade türbeye defnedilmiştir” dedi.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here