Çocuklarımıza Kolay Gelsin

0
108

Değerli Okurlarım, okullar tatile girdi demiştim ya, daha mürekkebi kurumadan işte yine o muhteşem gün geldi çattı. “Çocuklarımıza kolay gelsin” dememe bakmayın, asıl analara babalara kolay gelsin. Bugünlerin en çilekeş insanları, cefalı olmaları da cabası…

Efendim, okullar açıldı-açılıyor ama ondan önceki önemli bir hadise de büyük ölçüde sona ermek üzere. Tatillerden söz ediyorum. Bazı kırsal kesimlerde tatil dediğimiz o olay bütün haşmetiyle devam edebilir ama deniz tatilinin neredeyse sonuna geldiğini söyleyebiliriz. Deniz tatilcileri şehirlerine dönüyor ve türbanlılar da istemeseler de türbanlarına bürünüyor. Sahillerde mayo ile ya da bikini ile dolaşmayı normal sayanlar şehirlerde de bu özel giysileri giysinler bakalım… Sıkı mı?

O güzelim tatil beldeleri gerçek sahiplerinde kaldı. Başka bir ifadeyle, sahillerimiz kişiliğine kavuştu. Eylül ayı en bereketli aydır bildiğiz gibi, şefkatli bir dönemdir. Sıcağı etkisizdir, yakmaz. Kalabalık yarıdan aza inmiştir, basını dinlersin. Yazacaklarını yazarsın, hem de gönül rahatlığıyla. Denizi üşütmez, balıklar da size göz kırpar. Bağlar bahçeler meyve doludur.

İşte, Milyonlarca evladımız bu doyumsuz beldelerden gelip, ayağının tozuyla sıralara oturacaklar. Alışanlar alışmış, alışmayanlar da alışacaklardır mutlaka. Özellikle ana sınıflarının önem arz ettiğini de hemen belirtmeliyim. O çocuklar için okula alışmak oldukça zor olacaktır. Annelerinin yerine yabancı birilerini dinlemek, dakikalarca sıralarda oturmak ve zil sesini beklemek gibi. Tuvalete gideceğim diyemeyenler ne yaparlar bilmiyorum.

Sonuçta, okullar açılıyor ve her evde (çocuğu olan evlerde) büyük bir telaş, büyük bir heyecan hakim. Yeni çantalar, ayakkabılar, okulun önerdiği önlükler, defter kalem derken aileler büyük bir yükün altına giriyorlar istemeseler de. Bu yükün altından kalkamayacak aileler de var. Ekonomisi yetersiz olan bu ailelere Cenab-ı Allah yardım etsin.

Bir anda, çocukluğumu hatırlıyorum da, büyüklerin önlükleri (siyah önlük, beyaz yaka idi) giysileri küçültülür ve diğer çocuklara giydirilirdi. Zaten alfabe aynıydı. Hani “Baba bal al, Altay bu bal… Yaşa baba yaşa” işte o alfabeden söz ediyorum. O kitapta bir değişiklik olmadığından, yırtık pırtık da olsa yine iş görürdü.

Şimdiki çocuklar oldukça şanslı. Koşullar n’olursa olsun, istediklerine sahip olabiliyorlar. Tükenmez kalemin yeni çıktığı, lüks olduğu dönemde, Öğretmenime (Nahide Aktan merhume) bir tükenmez kalem hediye etmiştim. O kadar çok sevmişti ki, anlatamam. Zaten çok değişti ve bu hızlı değişim de anamızı ağlatıyor.

O zamanlar defter kaplamak da lükstü. Jelâtinli cilt ve etiket… Şimdi onlar da mazi oldu. Gidin marketlere en güzeli, en kalitelisi defter kitap ebadında hazırlanmış sizi bekliyor. Şimdiki kalem kutuları da var. Tabi canım, sekiz on kalem çantaya konmuş ya. Doğal olarak özel bir kutusu olacak. Biz bir kurşun kalemi her şeyde kullandığımız gibi, küçücük kalıncaya kadar onu değerlendirirdik. Biz on üç kardeşiz ve fazlaca lüksümüz ve şansımız yoktu. Sayın Başbakan boşuna mı söylüyor.

‘Sakın Ola Ki Üç Çocuktan Fazla Yapmayın, Onlarla İdare Edin’ buyuruyor. Hak vermemek elde değil. Bütün çocuklarımıza Cenab-ı Allah akıl fikir ihsan etsin. Yeni ders yılının başarılı geçmesi, sağlıklı olmaları diler hepsinin gözlerinden öperim

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

Gönül Köşemden

Çocukla Çocuk Olmalıyız

Değerli Okurlarım, Allah nasip etmişse çocuk sahibi olmanın, Anne-Baba olmanın zor olduğunu söyleyemeyiz. İşin zor olan yanı doğumdan sonra başlıyor. Zengin olmanın bir noktadan sonra geçerli olmayacağını hemen belirtmeliyim. Dünya’da en zor büyüyen canı insan yavrusudur. Hele çocuk sevgisi kişiyi baştan aşağı çember içine aldığında, işler biraz daha nazikleşir.

Çocuklar uzun yıllar bakım, korunmaya ve kollanmaya muhtaçtır ama Hayvanların aynı konumda olduklarını söylememiz pek mümkün değildir. Hayvanlara olan sevgimi söylemeyeceğim, hepiniz biliyorsunuz. Bir köpek yavrusunun annesini emişini dakikalarca usanmadan izlerim. Anne köpeğinde yavrusunu emzirirken, onu yalaması, koruyup kollaması çok duygusal bir hadisedir benim için.

öcal sanat9

Kaldı ki, insan yavrusu en üst düzeyde bir canlı olarak kabul görüyor. Bu nedenle çocuk yetiştirilmesinde ve eğitilmesinde ve eğitilmesinde olağanüstü dikkatli olmanın şart olduğunu söylemeliyim. Çocukların yetiştirilmesinde; çocuklarınızın üzerinde bırakacağınız ilk izlenimleri değiştirmeniz mümkün değildir. Çocuk aile içinde saygı ve sevgi görmüyorsa, o çocuktan ailesi saygı da, sevgi de bekleyemez. Oldukça zor bir hadise…

Çocuklara karşı toleranslı ve sabırlı olmak lazım… Bazı gelişmeler gözüktüğü kadar kolay olmayabilir, kızmadan, kırmadan önce bir kez daha düşünmek gereklidir. Hemen köprüler atılmamalıdır. Kurallarınız varsa bunun nedenleri de olmalıdır. Ev halkı ve özellikle yetişmekte olan çocuk bunu bilmeli ya da anlayacağı şekilde anlatılmalıdır.

Çocuk, kendisi için önemli olan bir olayı ya da bir sırrı sizinle paylaşmak isterse, size değer veriyor demektir, samimi olarak dinleyin… Çocuğunuzla içten ve samimi olarak bir konuşma yapmak istiyorsanız, onun gözlerinin içine bakarak konuşun. Daha etkili olursunuz. Çocuğunuza öğrenmenin kolay yollarını öğretebildiyseniz, çok şeyler öğrettiniz demektir. Ama gerçeklere dayalı olmalıdır, kandırmaca yok…

Arada bir çocuğunuzu kucağınıza alın, ona içtenlikle sarılın. Unutmayın ki, bu sarılma ve sevgi gösterisi tüm güzel sözlerden daha geçerlidir. Bir köpeğin başını okşarken, size Tanrı gibi bakar, gözlerinden sevgi ve sadakat fışkırır. Onun gibi bir şey… Sık sık övgüler yağdırmayın, yapacağınız gerçek övgüler hafif kalır. Çocuk övgüyü bir ödül olarak düşünmelidir.

Çocuklarınıza, iyilik yapmayı, yardım isteyenlere el vermeyi öğütleyin, bu konuda iyi örnek olun. Hayvan sevgisiyle beraber, spor sevgisini de aşılayın. Çocuğu olanların ve çocuk bekleyenlerin bu öğütlerime kulak vermelerini önemle rica ederim.

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

Günün Nabzı

Bilinçli Veliler

İhtiyaçlar önceden belirlenmeli, az önemliden, çok önemliye göre sıralanmalı… Fiyat ve kalite araştırması yapılmalı… Sağlıklı olarak bu işe başlanmalıdır. Fiş, fatura mutlaka alınmalıdır. Kalite fiyatların önünde olmalıdır. Görüntü için eşya alınmamalıdır. İsmi verilen yazarların kitaplarını alın. Kitaplar kontrol edilmelidir. Bir yılda okunamayacak kadar kitap istemleri sorgulanmalı.

Giyilebilir formalar, küçük tamirle kullanılır hale getirilmeli. Okul kantinleri, yemekhanelerin temizliği, yiyeceklerin niteliği, fiyatlar tarafınızdan dikkatle izlenmeli. Okul aile birliğine etkin ve yetkin kişiler seçilmeli. Eğitime sahip çıkılmalı, sorunların tespitinde, öğrenci-veli-okul yönetimi işbirliğiyle hareket edilmeli.

Günün Sözü

Seviyorsan Yaşıyorsundur!

Öcal’dan İnciler

Sevmiyorsan Ölürsün!

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here