Bu Dünya Kupasını Sevdim (5)

0
45

Değerli okurlarım, bu dünya kupasını sevmemin en büyük nedeni, güzellikler görmemden kaynaklanıyor. Her dünya kupasında güzellikler yaşanmıştır ama iz bırakmadı. Takımlar sahaya çıktığında hangi ülkenin ağırlıklı olacağını ve de rakibini yenebileceğini tahmin edebilmek mümkün oluyordu. Bu defa düşünülen gibi olmadı. Tahminler alt üst oldu. Örneğin Afrika ülkelerine kimse şans vermiyordu, “Brezilya’yı görüp dönerler” deniliyordu. Latin Amerika’da da müdavimlerin dışında kimsenin şansı yoktu otoritelere göre…

Oysa Afrika futbolu ile birlikte Şili, Meksika, Kolombiya, Kosta-Rica milli takımları dünya futbolunu ısırdı. Onlar iz bıraktılar, savaştılar, korkuttular futbolun iyisiyiz diyenleri. Uruguaylı Suares’de ısırdı ama o ısırma bir İtalya’nın sol omzunda iz bıraktı o kadar. Takımını kurtardı ama kendini kurtaramadı.

Bu dünya kupasını sevdim ama futbolun üzerine kâbus gibi çöken yanlışlar, bu kupada ziyadesiyle mevcuttu. Bundan sonraki dünya kupalarında yeşil emin üzerinde kara insanlar daha fazla olacak. Israrla söylemek isterim ki, yakın bir gelecekte dünya kupalarının sahibi, Afrika’nın kara aslanları olacaktır. Çeyrek finale gelinceye kadar futbolda istenmeyen bütün yanlışlar, yanlışlar değil pislikler sahne aldı. Bu pisliği yapanlar da belli ülkelerin oyuncuları idi.

Her takım gruptan çıkmak ister, çeyrek final oynamak ister. Fakat gücün ne ise onu ortaya koyarsın. Rakibini sakatlamak, onu futbol oynayamaz hale getirmekle turu geçemezsin. Bunları söylerken, şans faktörüne de birazcık takılmak istiyorum. 120 dakikalık maçlar da izledik hem de epeyce fazla. Olmadı, penaltılara kaldı. Kaçırılan sadece bir penaltı tüm umutları ortadan kaldırıyor.

Şunları söylemeye çalışıyorum… Dört takımın finale çıkamayacağı gibi iki takımda şampiyon olamaz. O nedenle bu tür turnuvaları izlemek bile kişiye çok şeyler kazandırıyor. İşte adı üstünde resmen bir şölen… Böyle şölenlerde bulunmak ve çıplak gözle müsabakaları izleyebilmek çok büyük şans. Öyle bir şansı henüz yakalayamadım.

Tribünlerin görüntüsü ve zeminin güzelliği harika! Futbolun kalitesiyle bazı şeyler daha kaliteli gözüküyor. Bildiğiniz gibi, çeyrek finalin bazı maçlarıyla birlikte diğer maçlar daha kaliteli ve gördüğüm kadarıyla daha bir efendice geçti.

Bunun türlü nedenleri bulunmaktadır… İsim yapmış, defalarca o kupayı kaldırmış bir milli takım kolay-kolay kuralların dışına çıkmaz. Yarı final diyelim isterseniz. Dünya kupasına iştirak eden tüm takımlar futbolu biliyorlar. O şölene ilk kez iştirak etmenin heyecanını yenemiyorlar. İşte o heyecanı yenebilmek büyük ustalık. Biz böyle diyoruz ama kulübedeki teknik direktörlerin tutumu ortada. Hepsi de futbolun üstadı, buna rağmen o heyecanı yenebilmek gerçekten zor.

Her stat tıklım-tıklım dolu, her takımın Brezilya’da taraftarı var. Her taraf rengarenk. Bu güzellikler her zaman görülmüyor. Sadece dört yılda bir! İyi yöneten hakemler de gördük. Bazı yanlışlar tamamen doğal. Cüneyt Çakır’da iyi götürdü. Yani büyük prestij kazandı. Ne yazık ki, bizim milli takımımız yoktu. Günün birinde olur. Bu Dünya Kupasını Sevdim!

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here