Sporda Değişim Güzeldir (1)

0
55

Değerli okurlarım, değişimin güzelliğini anlatırken çok uzak bir ülkenin liginden ve yine o ülkenin spor yayıncılığı girdilerinden özellik söz etmiştim. Sporda değişimin en büyük amacı, taraftara-okura ulaşmanın en kestirme yolunu bulmaktan ziyade, mevcut yolları otobanlaştırmak ve de dizayn etmektir.

Efendim, uzaktaki yakındaki ülkeleri bir tarafa bırakalım, ülkemizdeki spor yayıncılığına bir göz atalım. Şehrimizdeki spor yayıncılığına (!) birazdan gireceğim hiç kimsenin şüphesi olmasın. Ülkemizdeki spor yayıncılığı hepimizin malumu… Bütün ulusal kanalların, haber sonrası 3-4 dakikaya sıkıştırdıkları sporla ilgili bir programları var da bir de hafta sonu oynanan müsabakaların sunulduğu (ama ne sunmak) ballandıra-ballandıra anlattıkları ve bunun için de bir ekiple bu yaklaşımlarını spor kamuoyuna ulaştırdıkları programlar.

Yine bildiğiniz gibi, aynı tornadan çıkmışçasına, aynı kalemden yapılmışçasına mekân ayrı ama zaman olarak hemen aynı olan bu sözde programlarda, oturdukları yerlerde spor yayıncılığı yaparak değişime hizmet veriyorlar.

İçinde hiçbir bilgi bulunmayan, sporseverlerin büyük çoğunluğunun canlı olarak izlediği maçları tekrar gündeme getirerek belki de reyting yapma peşindeler. Bunlar, bu programlar artık düşüncenin değil, tamamıyla tembelliğin bir ürünüdür. Kendilerine sorduğumuzda ‘Seviyeli bir program yapıyoruz’ derler. Çok yazık!

O tembel işi programları yapanlar unutmasınlar ki artık okurların da, TV izleyicilerin de profili değişmiştir. Gazeteciler de, görsel basında (televizyon) görev yapanlar da bu profile göre değişimini gerçekleştirmek zorundadır.

Habere ulaşmak zordur, pahallıdır, hem de meşakkatlidir. Bu zorluklar gazeteciyi tembelliğe sürüklememelidir. Haberi yazanla, bu haberi okuyan okurlar arasındaki hassas denge işte burada yatar. Bunları göz ardı eden gazeteci değildir.

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here