Lefter’i Tanıyabilseydiniz (3)

1
61

Değerli okurlarım, bugünde bu sütunları, Lefter’in tarihinde gezinerek dolduracağız. Kendisi tarih olmaya tarih ama yaşam tarihinde futbolun dışında fazla bir şey olduğunu söyleyemem. Böyle olmasında da bir sakınca yoktur. Yüksek aort tıkanıklığı nedeniyle bir süredir Atina’da tedavi gören, Fenerbahçe’nin Efsane futbolcusu Lefter, yöneticiler tarafından ambulans uçakla Türkiye’ye İstanbul’a getirilmişti.

Bundan sonra anlatacaklarım da, çok hassas ve özellikle genç neslin bildiğini sanmadığım bir küçük ayrıntı var ki, oraya dikkatinizi çekmek istiyorum. Ordinaryüs lakaplı Efsane futbolcunun rahatsızlığı Fenerbahçe’yi olduğu kadar, Beşiktaş camiasını da üzdü ve geniş yankı uyandırdı. Beşiktaşlıların web sitesi forzabeşiktas.com aynı gün Fenerbahçeli formalı Lefter’in fotoğrafını yayınladı ve O’nun ağzından aynen şu cümlelere yer verdi;

“…Zamanımın iyilerindendim, topa hükmedebiliyordum ve üstelik çok da gençtim. Futbol kulüpleri peşimdeydi ve Beşiktaş’a gitmem an meselesiydi. O zamanlar Galatasaray müthişti, hep şampiyon oluyordu. Bana fazla yaklaşmadılar. Evet, Beşiktaş’a gitmekten korktum. Baba Hakkı’nın heybetinden çekindim. Onun olduğu yerde belki elim ayağıma dolanır dedim ve Beşiktaşlı olmaktan vazgeçtim…”

Bu sözlerin altına Beşiktaş’ın Çarşısı da şu önemli ve nazik notu düşmüştü; “O gün gelmedin ya dert değil, bugün ta cevahirimizin ortasındasın. Saygına hürmetimiz var. Geçmiş olsun…”

Tüm sporseverlerin hayranlığını kazanan efsane futbolcu Lefter Küçükandonyadis, 22 Aralık 1925’de Rum bir balıkçıyla Türk bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Futbola Büyükada’da başladı. Taksimspor Kulübünde yetişti. Lisans çıkarabilmesi için 1941’de mahkeme kararıyla yaşını büyüttü. İki yıl Taksim Kulübünde top koşturdu. 1943’de askere gitti, 1947’de İstanbul’a tekrar döndü. 1964’e kadar Fenerbahçe forması altında futbol oynadı. İstanbul ligi 1953-54 sezonunda gol kralı oldu. Yurt dışında Türk futbolunun efsaneleşen isimlerinden biri oldu. Bir yıl Fiorentina ve bir yılda Fransa Nice’de top koşturdu.

Futboldaki ustalığından dolayı “Ordinaryüs” lakabı takıldı. Örnek bir profesyonel olan Lefter, başarılı futbol yaşamında 50 kez milli formayı giydi. Türk futbolunda 50. milli maç altın şeref madalyasını alan ilk futbolcu oldu. Milli formayla attığı 22 golle en çok gol atan milli futbolcu unvanını uzun yıllar elinde tuttu. Dokuz kez milli takım kaptanlığını yaptı.

Fenerbahçe forması altında 615 maç oynadı 423 gol attı. Kariyerinde toplam 832 gole imza attı. 1964’de futbolu bıraktı. Daha sonra Samsunspor, Orduspor, Mersin İdman Yurdu’nda ve Boluspor’da teknik direktörlük yaptı. Bir süre de muhtelif gazetelerde spor yazarlığı da yaptı. O zamanlarda, futbolu bırakanların spor yazarlığı yapmaları modaydı. Bizim dönemimize rastladığı için biliyorum. Ayrıntıya gerek yok, işin özü bu! Sadece “Ver Lefter’e yaz deftere” denilen günlerde bile yalanım yok ben yine Galatasaraylı idim. İnanmanızı rica ederim.

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

(Okuyucularımızın İsteği Üzerine Yeniden Yayınlanmaktadır)

1 YORUM

  1. Lefter Bütün Türk Milletinin sevgisini kazanmıştı.Oynadığı 50. milli maçı Ankara’da 19 Mayıs stadında,Romanya’ya karşı oynamış ve 0-0 berabere kalmıştık.O maçta Lefter’e seyirciler büyük sevgi gösterisinde bulundular.O maçı seyreden bahtiyarlardan biri de bendim. Daha sonra zamanın Başbakanı İnönü’nün, Lefter’e mektup yazarak tebrik ettiğini gazetelerde okumuştum.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here