Hoş Geldin Ramazan-ı Şerif

0
26

Ramazan deyince akla gelen “Oruç İbadeti”dir. Bu ibadetin insanlar için sayılamayacak kadar fazileti vardır. Onun için de yüce Allah bütün dinlerde orucu farz kılmıştır. ‘Oruç sizlere farz olduğu gibi, sizden öncekilere de farz kılınmıştır’ ayeti vardır. Recep ayı Rabbimize ait bir aydır. Şaban ayı Nebi’yullah’a ait bir aydır. Ramazan ise âlemlerin içerisinde eşrefi mahlûkat olarak yarattığı beşeriyete aittir.

İşte bu ay içerisinde tutulan bir ay oruç, gün ışımadan seher vakti başlayıp, akşam vaktine kadar devam eder ve insanların sağlıklı bir şekilde yaşamasını sağlar. On bir ay koşturan ve her türlü fiiliyatta bulunan vücut dinlenmeye geçer.

Olay sadece gün ışığında aç kalmak değildir. Bu ayda, kötülüklere, çirkinliklere her türlü iftira, gıybet, dedikodu fiilleri işlenmez Yüce rabbimiz bütün bunlara set çeker, şeytana adeta zincir vurur. Bu oruç ibadeti hem beden hem manada tutulur. On bir ay yorulan beden, terbiye edilir ve rehabilitasyona tabi olur. Çirkinlikler ve kötülükler için bütün uzuvlarımıza yasak konur.

Gözler görür ama görmez, eller her şeye uzanmaz, kulaklar duymaz, ayaklar doğru yönde yürür. Bu ay Tanrı’nın bizlere en büyük lütfü olup, Recep ve Şaban aylarından gelen birikimler, olgunlaşarak meyvesini Ramazan’da gösterir ve affı İlahiye mazhar olunur.

Mevla’mız bu ayda devamlı çağrı yapmakta, af olmak, temizlenmek isteyen yok mu bir adım yaklaşana kucaklar açmakta, bir yanlış fiil bir olarak kalmakta, bir müspet ve faydalı olan fiile ise, on hatta enaniyeti dışında İnsanlığı ilgilendiriyorsa, sonsuz mükâfat vermekte. Rabbimiz affımız ve rızasına erişmek için zorlamakta, sebepler ortaya koymaktadır.

Dünya içerisinde sadece coğrafyamızın ve Orta Doğu’nun kan gölüne döndüğü şu günlerde her gün yüzlerce insanlar parçalanarak ölmekte, oluk gibi kan akıtılmaktadır. Bunun için samimi ve yapıcı politikalarla engel olmak çabası gösterilmelidir. Kuvvetlinin yanında yer alarak haktan uzaklaşılmamalıdır. Mezhepçilikle coğrafyamızı bölen, insanların ciğerini dahi çıkararak medya önünde yiyen, vahşi yaratık haline gelen ve uzaklardan gelen desteklere dur denmeli, tepki gösterilmelidir, Birbirimizi sevmeli özellikle de yaratandan ötürü olmalıdır. İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batırmalı, hesabı ile hareket edilmelidir.

Özellikle siyasilerimiz uzlaşmacı olmalı, dil tutulmalıdır. Bu mübarek ayda her şey Allah’tandır ve her şey Allah’a aittir. O “ol” derse olur, “olma” derse olmaz. Rahman ve rahimdir. Kişilerin hesabı vardır ama küçüktür, onun hesabı ise çok büyüktür, bilinci ile hareket edilmelidir. Açlığın kıymeti bilinmeli, fakir fukaranın hakkı gözetilmelidir. Bedeni zekât fitremiz ile mali gücümüzün zekâtı fakir hakkı mutlaka verilmelidir.

İftar, hakkı olana verilmelidir ve riyadan uzak tutulmalıdır. Özellikle yerel yönetimler gösterişten uzak durmalı, ihale karşılığı müteahhitlere iftar zorlanmamalıdır. Bu ayın şefaatinin Türk İslam Âlemine ve tüm İnsanlığa olmasını dileyerek hoşça kalın, Allah (cc)’a emanet olun ve ay-yıldızlı bayrak asın.

e-mail: nurettincan1453@hotmail.com 

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here