Hassas Olalım!

0
15

Günaydın sevgili okuyucularım, nasılsınız bu sabah? Önümüzdeki haftanın öneminden söz etmek istiyorum Kızılay ve Organ Bağışı Haftası. -En önemlisi Cumhuriyetimizin kuruluşu tabiî ki de onu yarın yazacağım- Sağlık ve sevgiyle kalalım sevgili okuyucularım hep birlikte ayrımsız gayrımsız.

& & & & &

Her yıl 29 Ekim-4 Kasım tarihleri arasında Kızılay Haftası’nı kutlarız. Kızılay bir yardım kurumudur. Yardım insancıl bir duygudur. İnsanları yücelten bir düşüncedir. Bu düşüncenin yaygınlaşması, dünyamızı güzelleştirir. Barış içinde bir arada yaşamamızı sağlar. İnsanlar arasında birlik ve beraberlik duygularını geliştirir. Kızılay Haftası’nda, Kızılay Derneğinin kuruluş amacı ve çalışmaları konusunda okulda, sınıfta konuşmalar yapılır, bilgiler verilir. Radyo ve televizyonda Kızılay ile ilgili programlar yayınlanır. Felakete uğrayanlara din, dil, soy ayrımı yapmadan yardım edilmesi gerektiği görüşünü ilk olarak İsviçre’li bir yazar savundu. Tek tek yapılan yardımın yeterli olmadığı görüşünde birleşen Avrupalı devlet adamları İsviçre’nin Cenevre kentinde toplandılar. 1859 yılında İlk Yardım Derneği’ni kurdular.

Bağımsız, yansız uluslararası bir kuruluş olan bu dernek daha sonra Kızılhaç adını aldı. Kızılhaç Derneği’nin kuruluşundan kısa bir süre sonra ülkemizde 1868 yılında Yaralı Askerlere Yardım Derneği kuruldu. Dernek bir süre sonra Hilal-i Ahmer adını aldı. Hilal ay, ahmer kırmızı demektir. Cumhuriyet döneminde derneğin adı bu anlamı açıklayıcı biçimde değiştirildi. Türkiye Kızılay Derneği oldu. Kızılay; savaş, deprem, sel baskını, yangın, salgın hastalık gibi felakete uğrayanlara yardım eder. Depremden, selden, yangından zarar görenlerin yardımına koşar. Felakete uğrayanların barınmaları için çadır, battaniye yiyecek, giyecek dağıtır. Yaralananların iyileşmeleri için geçici hastaneler kurar.

Savaşta yaralanan askerlerin iyileşmeleri için çaba gösterir. Onlara her tür yardımda bulunur. Kızılay salgın hastalık durumlarında hastalara yardım eder. Aşevleri açar, aşevlerinde yoksul, kimsesiz, düşkün yurttaşlara yiyecek ve içecek verir. Yurt içinde ya da yurt dışında deprem, sel baskını, savaş olur olmaz Kızılay depolarını açar, felaket bölgesine çadır, battaniye, giyecek, yiyecek, kan ve ilaç gönderir. Bu yardımların dağıtımını sağlar. Kızılay ülke içinde ve ülke dışında yaptığı bu yardımları; üyelerin ödentileri, yardımseverlerin bağışları ve öğrencilerin satın aldıkları Kızılay pullarından elde ettiği gelirlerle karşılar. Kızılay, hiç bir ayrım gözetmeksizin doğal yıkımlara uğrayanlara, savaş yaralılarına, düşkünlere, salgın hastalıklara yakalananlara, din, dil, ulus ayrımı yapmadan yardım elini uzatır.

Kızılay gerektiğinde aynı amaçlı Kızılhaç, Kızılaslan, Güneş gibi yardım kuruluşları ile işbirliği yapar. Kızılay gençlik kampları, aşevleri, hastaneler, dispanserler, kan merkezleri gibi sağlık ve yardım kuruluşlarını çalıştırır. Türkiye Kızılay Derneği’nin beyaz zemin üstünde kırmızı aydan oluşan bir bayrağı vardır. Kızılay bayrağındaki beyaz renk yaralı askerlerin gömleklerini, kırmızı ay ise kan izlerini simgelemektedir.

& & & & &

Organ Bağışı Haftası

Ülkemizde 03-09 Kasım tarihleri arası “Organ Bağışı Haftası’’ olarak belirlenmiştir. Organ Bağışı: Kişi hayatta iken, kendi iradesi ile tıbben yaşamı sona erdikten sonra doku ve organlarının başka hastaların tedavisinde kullanılmasına izin vermesidir.

Organ bağışı konusunda son yıllarda Türkiye’de oldukça büyük atılımlar görülmüşse de, 2020 itibariyle yaklaşık olarak 27 bin hasta organ bağışı için sıra beklemeye devam etmektedir. Bu sayının büyük bir çoğunluğunu böbrek nakli bekleyen hastalar oluşturmaktadır. Hastaların organlarının, fonksiyonlarını layıkıyla yerine getirememesinden ötürü kişilerin yaşam kalitesini düşüp, sağlıkları derinden etkilenmektedir.

Medikal tedavi yöntemlerine rağmen yeterli ve uygun fonksiyon gösteremeyen organın bertaraf edilerek aynı organın donörden alıcıya nakledilmesiyle organ nakli sağlanmış olur. Organ nakli ile kişinin hayat kalitesinin yükseltilmesi amaçlanır. Özellikle kronik organ yetmezliği gibi hayati konulardan muzdarip bireyler için oldukça mühimdir. Organ nakli, 18 yaşından büyük bireylerin gönüllülük esasına dayalı olarak yürütülen hayat kurtarmaya dayalı bir girişimidir. Ayrıca kişinin hayattayken organlarını bağışlamasının yanında, ölümünün ardından ailesi de organlarını bağışlayıp, başka insanların hayatlarına dokunabilir.

Son dönemlerde gelişme gösterse de, bağış rakamları hala yetersizdir. Kişilerin henüz hayattayken, ölümünün ardından organlarının bağışlanması için girişimde bulunması son derece hayatidir. Çünkü kalp, kornea gibi doku ve organların nakli, canlı kişilerden alınamaz. Ve bu organlara ihtiyacı olan kişiler, ölümünün ardından organlarını bağışlayan kişilerin organlarının, onlarla uyum göstermesi umuduyla beklerler.

Günümüzde ne yazık ki organ bağışına istekli insan sayısından çok daha fazla, organ nakline ihtiyaç duyan insan bulunmaktadır. Organ nakli bekleyen hastaların artış göstermesinin sebepleri arasında genellikle genetik faktörler, kronik hastalıklar ve yanlış yaşam alışkanlıkları büyük rol oynamaktadır.

Organ Bağışı Nedir?

Organ bağışı, 18 yaşından büyük bireylerin bilinçli bir şekilde ve özgür iradesiyle, organlarının bir veya birkaçını başka hastaların tedavisinde kullanılması adına bağışlanmasına denmektedir. Akli dengesi yerinde olup, 18 yaşını aşmış her birey organ bağışı yapmak amacıyla müracaatta bulunabilir.

Organ bağışı, medikal tedavi yöntemlerine rağmen fonksiyonlarını yerine getiremeyen bir organın bertaraf edilerek, aynı organın transplantasyon yöntemiyle donörden alıcıya nakledilmesine denilmektedir.

Tamamen gönüllülük esasına dayalı olarak bağış yapılır. Günümüzde bağışın yüzde 80’i canlı bireylerden, kalan yüzde 20’si ise kadavra vericilerden elde edilir.

Kimler Organ Bağışı Yapabilir?

18 yaşının üzerinde ve akli dengesi yerinde olan herkes organ bağışçısı adayı olabilir. Bağışçı olmak istediğinizi beyanınızı sunduğunuz nakil ekibine sürecin başında sağlık durumunuzla ilgili detaylı bilgiler vermeniz halinde bu bilgiler ve gerekiyorsa yapılacak bazı testler ışığında iyi bir aday olup olmadığınız belirlenecektir.

Ölüm sonrası organlarınızı bağışlamak istediğinize dair vasiyette bulunduysanız, ilk olarak hangi organların tıbbi olarak bağışlanabileceğini belirlemek için bir değerlendirme yapılacaktır.

Bağış yapmış kişinin organlarının alınabilmesi için tıbbi olarak ölü sayılması gerekmektedir. Bu da beyin ölümünün gerçekleşmesi demektir. Bitkisel hayatta, makinalara bağlı yaşamını devam ettiren bireylerden organ alımı yapılamamaktadır. Beyin ölümü kararı değerlendirme ekibi tarafından verilir.

Organ bağışında bulunmuş olsa bile her ölümden sonra organ nakli mümkün kılınamamaktadır. Ölümün gerçekleşmesi sonrasında hangi organların nakle uygun olup olmadığına tıbbi profesyoneller karar vermektedir.

Hangi Organ ve Dokular Bağışlanabilir?

Ülkemizde canlı ve kadavradan organ bağışı olmak üzere 2 şekilde gerçekleşmektedir. Hayatta olan kişiden yalnızca böbrek ve karaciğer nakli yapılabilmektedir. Kadavradan ise kalp, karaciğer, böbrek, pankreas, akciğer, ince bağırsak gibi organlar ve kalp kapağı, kemik, tendon, yüz, el, kol, bacak, uterus gibi organların nakilleri yapılabilmektedir.

Halkımızın organ bağışı konusunda hassasiyetlerinin artması, ancak bu saye de; bizlerin de ihtiyacımız olduğunda organ bulunabileceği açıktır. Ne yazık ki bizler ancak alıcı durumuna gelince bağışın önemini fark edebiliyoruz. 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası önderliğinde tüm halkımızın organ bağışında katılımlarını gönülden desteklemekteyiz.

Günün Şiiri

Organ Nakli

Akıl ermez oldu tıptaki hıza,
Buluşlar peş peşe geldi de geldi,
Söz geçmiyor artık oğlana, kıza,
Hepsi bir acayip oldu da geldi.

Gelmesin kimsenin bir şey aklına,
Ben de taraftarım organ nakline,
Nice vücut girip robot şekline,
Kefeni ucundan deldi de geldi.

Boşuna mı Hacı Bey’in tasası,
Delinmiş cepleri, bomboş kasası,
On milyarı geçmiş safra kesesi,
Sekize Arap’tan buldu da geldi.

Kandırmışlar bizim komşu salağı,
Ciğer almış, üste verip dalağı,
Ninemin sattığı sağır kulağı,
Ucuz buldum diye aldı da geldi.

Bağırsağın çıkmış türlü türlüsü,
Gavurdan mı geldi dedim kirlisi,
Yemin etti, billah dedi yerlisi,
Bir parça numune böldü de geldi.

Hırsız Ali böbrek almış, eşi yok,
İçinde bir tane bile taşı yok,
Faturası kayıp dedi, fişi yok,
Herhalde tezgahtan çaldı da geldi.

İcradan kurtarmak için kaynını,
Satmış derler Öküz Ahmet beynini,
Bit pazarında gördüm zira aynını,
Görünce yanıma bildi de geldi.

Çekik olur diye gözün Japon’u,
Gazeteden aldı kesip kuponu,
Kırık kola dökmek için betonu,
Gidip Almanya’da kaldı da geldi.

Olunmaz ecelle dava içinde,
Geldi, geçti ömrüm hava içinde,
Bulunan binlerce deva içine,
Şaşırdı şu Rasim öldü de geldi

Rasim Köroğlu

Günün Fıkrası

“Kocacııığııım” demiş.. “Rüyamda ne gördüm biliyor musun? Akşam eve elinde çok şık paketlenmiş bir kutuyla geliyorsun. Ben paketi heyecan içinde açıyorum ve içinden ne çıkıyor biliyor musun? Bir inci kolye! Sence bunun anlamı ne olabilir???”

Adam gülümsemiş: “Bu akşam öğrenirsin sevgilim…” Ve adam akşam eve gelmiş, elinde gayet şık paketlenmiş bir kutu… Kadın gözlerine inanamamış “Kocacııığıımmmmm sen bir harikasın!!!” diye paketi alelacele açmış. Ve kutunun içinden ne çıkmış dersiniz? “RÜYA TABİRLERİ KİTABI”

Günün Sözü

Allah, kimseyi yanlışı savunacak kadar CAHİL, doğruyu inkâr edecek kadar da NANKÖR yapmasın.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here