Futbolun Altında Yatanlar (6)

0
24

Değerli okurlarım, bizim bu delikanlılığımız karşısında şu anda sessiz kalan ama sessizliği endişe veren hatta ürküten UEFA ne düşünüyor? Mutlaka bir şeyler düşünüyordur ve de “siz haklıymışsınız” deyip teşekkür etmeyecekleri de belli. Efendim, bizden biri olan ve UEFA Tahkim Kurulu Başkan Yardımcısı Levent Bıçakçı (bu demeç dünya basınında yer almasına rağmen, yine de bir alıntı olduğunu belirtmeliyim…) şunları söylüyor:

“…Türkiye çok zor bir sürece girdi. UEFA’dan ceza gelmemesi mümkün değil. Keşke bir takımla kurtarabilsek… PDFK’nın verdiği karar kimseyi kesmedi, dünya basını sihirbaz Türkler, şike davasını örtbas ettiler diyerek hem UEFA’ya yüklenmekte ve hem de bu kuruluşu topa tutmaktadırlar…

UEFA bütün Dünya basınını takip ediyor ve de büyük baskı altında. Süreci kaygıyla izliyor, cezasız geçireceklerini hiç sanmıyorum. Ancak Profesyonel Futbol Disiplin Kurulundan, Türkiye’ye, yargılama yapılmadı diye Milli Takımı da kapsayan genel bir ceza çıkabilir…”

Keşke bunu bir yabancı söyleseydi, cana minnet bilirdik. İyimser olmanın bir sakıncası olmaz diye düşünmekteyim. İyimser olmak olgunluktur ve fazilettir. Buraya kadar güzel de, bundan sonrasının güzel olduğunu söyleyemeyiz.

Futbolumuzun itibarının sıfırlayıp batağa sokmak için UEFA’ya ters düşüp, kafa tutmanın iyimserlikle uzaktan yakından hiçbir alakası olmaz.

Beş yıllık Avrupa’dan men cezası için İngiltere’yi örnek göstermeleri de daha da ilginç. Demir Leydi lakaplı İngiltere Başbakanı futbol kulüplerine Avrupa’yı yasakladıysa “Şike”den dolayı değil, 300-350 holiganın taşkınlığı yüzünden olmuştur. İngiltere’de daha sonra işler düzeldi ama bu yasağın şike ile uzaktan yakından ilgisi yoktur.

İyiye giden futbolumuzun itibarını sarsmadan, Avrupalı karşısında başımız önümüzde gezmeden, ‘Kol kırılır, yen içinde kalır’ atasözünü içimizde sindirerek, başkalarının vereceği cezayı kendimiz düşünsek, dünyanın sonu olmaz.

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here