Futbolumuzu Katlediyoruz (2)

0
43

Değerli okurlarım, beni tanıyanlar ve makalelerimi okuyanlar, yerel sporumuzun dışında fazlaca kalem oynatmadığımı çok iyi bilirler. Futbolumuz adına gelişen önemli olayları da sizlere iletmek ve bilgilendirmek yine bizim gazetecilik görevimizdir. Bu yüzden zaman-zaman öylesine ilginç yaklaşımlarınız oluyor ki her defasında bunları anlatmaktan imtina ediyorum.

Bir süre önceki bir söyleşiyi sizlere sunmak istiyorum. Bit Pazarı civarındaki esnafların bir bölümü geçenlerde yolumu çevirdiler ve beni mutlu eden ifadeler kullandılar: “-Hocam size teşekkür ederiz. Futbolun sadece topun peşinden koşmak olmadığını sizden öğrendik. Bir konuyu o kadar güzel işliyorsunuz ki unutmamız mümkün değil. Kendinize iyi bakın…”

Efendim, okurlarımın gösterdikleri nezakete ve yazmak istemediğim iltifatları için ben de onlara teşekkür ederim. Onlardan armağanımı almış oldum. Hangi konu olursa olsun talep ettiklerinde hizmetlerinde olduğumu bildiririm.

Biraz düşünecek olursak, iki üç üniversite bitirinceye kadar futbolcu olmakta fayda var diyeceği geliyor insanın. Başka bir ifadeyle, “Dünyaya Futbolcu Olarak Gelmek En Geçerli Kader” diyeceği geliyor ve de bu ifade gönlümüzden ve gözlerimizden fırlıyor adeta. Futbol okullarında ve kulüplerin altyapılarında muhtelif kategoride binlerce genç var. Bu gençlerin hepsinin de ileride futbolcu olarak yaşamlarına devam edeceklerini düşünmek yanlış olur.

Rahmetle andığımız o muhteremlerin döneminde, avantaj kazanmak için yapılmayan faul için ahlar oflar çekmek, rakip ceza alanında penaltı için bilerek rakibe takılmak, bunlara benzer bir çok kural dışı hareketleri bırakın yapmayı, onlar için düşmek bile ayıptı. Onların sayesinde futbol en yükseklerdeydi. Mesleğe saygı her şeyin üstündeydi.

Peki, bu şöhretlerin içinde orta şekerlileri yok muydu? Nasıl olmaz? Olmaz olur mu hiç? O nedenle de yanlışlar içinde olanlardan hiç söz etmiyorum. Söz etmesem bile, şimdikilerden daha da kaliteli olduklarını hemen belirtmeliyim. Şimdikiler nasıl demeyin sakın! Saha içinde faul yapmaya gerek yok, eliniz temas etsin yeter. Yeşil zemine yapıştıkları yetmiyor, bağırtılarını tribünlerden duyuyoruz. Hakemlerimiz de çanak tuttuklarından, 90 dakikalık müsabakalar azami 25-30 dakika oynanıyor.

Bazı futbolculara oynadıkları futbolla mütenasip isimler takılmıştır. Genel olarak da doğrudur. Ordinaryüs, Panter, Kral gibi… Bir Kadri Aytaç vardı ki onun birden fazla ismi vardı. Futbolun cambazıydı ama kimse ona cambaz demezdi ya da ben duymadım. Arap Kadri, Piç Kadri, arada bir de şey çocuğu derlerdi. Sporsever haklıydı, öyle işler yapardı ki hak ediyordu. Fakat müthiş bir futbolcuydu. Yarın en beğendiğim futbolcularından olan Cemil Turan’dan söz edeceğim.

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here