Eğitim: Yaz-Boz Tahtası!

0
72

Bu başlık aslında 30 Ocak tarihli bazı gazetelerde, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya atfen manşetten verilen bir habere aitti.. Söz konusu haber, manşet altında şu cümlelerle özetlenmişti. “ME Bakanı Nabi Avcı, Antalya’da, ‘Geleceğin Öğretmeni’ başlıklı eğitim sempozyumunda yaptığı konuşmada, gerek yaş, gerek meslek, gerekse bilgiler itibariyle eğitim dünyasının tam bir yazboz tahtası olduğunu söyledi.”

Haberin devamı ise şöyleydi.. “Bakan Avcı, “Geleceğin öğretmenleri derken aslında bir yandan da geleceğin öğrencisini konuşuyor olacağız ve onların nasıl bir dünyada yaşayacaklarını da bilmiyoruz” dedi ve gerekçelendirdi: “Büyük ölçekli toplumsal çapı çok geniş gelecek öngörülerinde nasıl yanıldığımızı, nasıl şaşırdığımızı tarih bize çok açık gösteriyor.” Devamında, “Tüm değişkenler sabit kaldığı takdirde öngörülerin tutabileceğini” belirten Bakan Avcı, “Ancak hiçbir değişkenin sabit kalmadığını, böyle bir dünyanın olmadığını, değişimin hızının gittikçe arttığını, öğrencilerin nitelik değiştirdiğini, daha da değiştireceklerini” söyleyerek sözlerini dikkat çekici bir deyimle sürdürdü.. “Gerek yaş, gerek meslek, gerekse bilgiler itibariyle Eğitim dünyası tam bir yaz-boz tahtası!” Bakan Avcı, yanlış anlaşılmayı önlemek amacıyla sözlerine şu cümleleri de ekledi.  “Böylesine bir değişim ortamında, bu değişime ayak uydurabilmek için aldığımız kararlarla sık-sık eğitimi yazboz tahtasını çevirmekle eleştirildiğimiz için, ben de yaptığımız işin ne olduğunu bir de böyle anlatmaya çalışıyorum.”

Yaşamın her alanındaki büyük değişimlerin eğitimdeki yansımasını, “Eğitim yaz boz tahtasına dönüştü” nüktesiyle dile getiren Sayın Avcı’nın “nüktedan” bir kişiliğe sahip olduğunu daha önceki konuşmalarından da biliyoruz.. “Her şakada bir gerçek vardır” nüktesinden hareketle ve nüktedan Barış’ın “Yaz dostum” şarkısından cesaretle “nükte” bağlamında ben de geçen yıldan bir yazıyı “yaz ekrana bir daha” şeklinde özetle tekrarlamak istiyorum..

Toplumumuzun felsefesini yansıtan atasözleri ve deyimler” üzerinden, “Ali yazar, Veli bozar, Küp suyunu çeker azar azar” diyor bir şarkısında Barış ve ekliyor: “Düşünsen de neye yarar, Keskin sirke küpüne zarar!”  Felsefi anlamda düşünebilmek için soralım: “Düşünsen de neye yarar” dizesiyle acaba neyi anlatmak istemiş olabilir Barış? Acaba düşünme sonunda dilinden; “bak küp suyunu çekiyor, öyleyse bozma yazılanı kardeşim” dediğinde, yazbozdan yararlanarak küpünü dolduranlar tarafından azarlandığını mı, yazboza karşı elinden bir şey gelmediğinde öfkelenip küplere bindiğini mi, sinir küpüne dönüştüğünü mü? Şayet bu nedenle ise, o halde Barış, “sinir küpüne” dönüşüp suyu çekilen küpümüzde “keskin sirke” olmamamız yönüyle bir uyarı anlamında yazmış olmalı o nefis şarkısındaki sözleri..

Tam da burada, siyah beyaz televizyon dönemlerinden aklımda kalan, tarihin trafiksel akışını belirleyen “ilke, kural” hatasının sonuçlarına yönelik “nükteli” bir eğitim fragmanını aktarmak istiyorum: Usta tiyatrocu Soner Ağın, “Kadeş” savaşını ve barışını heyecanla öğrencilerine anlatan bir tarih profesörü rolünde.. Müze içinde “tarih affetmez, tarih affetmez” sözleri yankılanıyor.. Bir trafik polisi; “sayın profesör..” diyerek söze girmek istiyor.. Fakat profesörün heyecanlı anlatımı nedeniyle bir türlü sözüne devam edemiyor.. Sonunda “sayın profesör, arabanızı yanlış yere park etmişsiniz, size ceza yazmak durumundayım” diyor.. Soner Ağın, gülen gözlerine dudaklarını da katarak heyecanı alınmış bir ses tonuyla şöyle diyor: “Evet tarih affetmez, fakat trafik hiç affetmez!”

Bir ilkeyi, kuralı hatırlatan bu türden  “uyarıların” güncelleştirilmiş adına, “Kamu Spotu!” deniyor.. Spot, “herhangi bir aynalı alet ile ekran üzerinde oluşturulan görüntü” anlamına geliyor.. Sinema dilinde ise “dar bir alana çok güçlü ışık yöneltebilen stüdyo lambası” anlamında kullanılıyor.. Peki, eğitim konulu yazılar, acaba spotun her iki anlamını da içerir mi? Ben, toplumun tarihsel trafik akışında olası hatalara karşı uyarı anlamında eğitim konulu yazıların birer “kamu spotu” anlamına geldiğini düşünüyorum.. Ve söz konusu nükteli eğitim fragmanından “ışık” alarak, toplumun tarihsel trafik akışını belirleyen maarifin temel ilkesi “Marufu emr, münkeri nehy” cümlesini bir spot lambası anlamında yazmak ve Barış’ın yazdığını bozmadan “Ali yazar, Veli bozar” şarkısı üzerinden eğitim paydaşları adına sormak istiyorum.. “Yaz Dostum” şarkısında hesabı ödeyecek kişi anlamında maruf şekilde tariflenen, “Sarı Çizmeli Mehmet Ağa” acaba kim?

Selam ve saygılar…

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here