24 Aralık Saygın Bir Gündür…

0
115

Değerli okurları, 24 Aralık ile Noel’i karıştırmamanızı önemle rica ederim. Bir zamanlar farkında bile olmazken bir muhteremin sevgisi, meslek hayatımda değer verdiğim hassasiyet gösterdiğim günlerden biri oldu.

“Bugünün seninle ne ilgisi var” diyen patronum merhum Gazenfer Kunt’a nedense gerçeği söylememiştim. Halen de doğrudan kimselere söylediğimi hatırlamıyorum.

Bu saygın günün anısına dağıtılan renkli yumurtalardan özellikle kırmızısından o kadar çok yedim ki sayısını bilemem. Şimdi kimse bana yumurta ikram etmiyor ama ben yediklerime sayıyorum. Yumurtaya sevgim böyle başladı.

Bu konuda çok araştırmalar yaptım ve araştırmalarıma göre: Yeni Ahit’te, Aziz Luka’ya göre İncil’in 1.bab, 12. süresinde aynen şöyle yazar… “Melek dedi ki: Size müjde getirdim. Bugün Davut’un diyarında kurtarıcı doğdu” aceleyle gittiler ve Meryem’i, Yusuf’u samanlıkta yatan çocuğu gördüler.

Anladığınıza inanıyorum. Yukarıda yazdıklarım sanal değil gerçek dokümanlara dayanmaktadır ve şu anda cennette olduğuna inandığım sarı saçlı renkli gözlü bir meleğin ağzından duydum, hem de defalarca.

Yukarıdaki ifadelerim Hz. Meryem’in İsa Mesih’i doğurduğu anı tasvir ediyor. Zaten Aziz Luka’nın bu aktarış biçimi Matta, Markos ve Yuhanna tarafından kaleme alınmış diğer Ahid-i Cedid İncillerinde de aynı şekilde zikredilir. Söz konusu kutsal olay bu dine mensup muhteremlerin Noel’ini oluşturuyor.

ILLUMINATIONS DES MAISONS POUR NOEL

Hıristiyan Âlemi’nin büyük çoğunluğu 24-25 Aralık’ta Hazreti İsa’nın doğumunu kutluyor. Neden hepsi değil; Çünkü Jülyen ve Gregoryen takvimleri arasındaki farktan dolayı. Örneğin Rus ve Sırp, yahut Ermeni yada Grek Katolik Kiliseleri aynı Noel’i 6 Ocak’ta idrak ederler. 6 Ocak Rızkullah Terbiyeli’nin doğum günü. Kutlayacağız tabi ki.

Oysa, diğerleri için bu tarih, kahinlerin bebeği ziyarete gittiği “EPİFANYA” yortusudur. Teolojik konulara fazlaca girmek istemem, yanlışa düşmekten endişe ederim.

Belli günlerde olduğu gibi, şu anda ki duygularımı da arz edeyim. “Yerli yabancı Hıristiyan yurttaş ve misafirlerimizle özellikle çalışma arkadaşlarımın bu müstesna günlerini en iyi dileklerimle kutlarım. İnşallah hepimiz sağlık ve afiyette oluruz. 24 Aralık’larda ben sanat ve kültür sayfamı hazırlarım siz de lütfedip yayınlarsınız. Hepinizi öpüyorum…”

Bu müstesna gün vesilesiyle, Bütün kutsal günlerin, bütün âlemlere hayırlara vesile olmasını içtenlikle diler, sağlık ve afiyette olmanızı Yüce Yaradan’dan niyaz ederim. Allah’ın Selamı Üzerinize Olsun…

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

Gönül Köşemden

24 Aralık’ı İyi Belleyelim…

Değerli okurlarım, 24 Aralık ne sıradan bir gündür, ne de eski yılın bir kalıntısıdır. Yeni yıla yakın olmasına rağmen, yaşayacağımız yeni yılla bir bağlantısı yoktur. Sadece gün olarak yakındır o kadar.

24 Aralık kutlanması gereken müstesna bir gün olmakla beraber bir başlangıçtır, kutsal dilekler, Allah’a yakarış ve yaklaşımdır. Eski yılın sonu, yeni yılın ilk günü diyerek kazanacaklarınızı aza indirmeyiniz.

Kısa süre sonra, yani fazla değil üç gün beş gün sonra hem bizim kuşak bir yaş daha gençleşecek ve hem de 2015’i birlikte yaşamaya başlayacağız. Müstesna günler arifesinde bir beyaz sayfa açmakta yarar var. Güzel şeyler yazmayı düşünür ve buna özen gösterirsek Allah’ta yardımcımız olur.

Yüce Allah’tan neler istemeliyiz? Beklentilerimiz neler olmalı? İnsan olarak yaratıldığımıza şükretmeliyiz, Hayvanlara ve mazlum insanlara eziyet etmemeliyiz, iyilikleri görmezden gelip, şerefsizleri yüceltmemeliyiz, Az yesek bile, haram yememeliyiz, Atasına, vatanına, milletine saygısızları unutmamalıyız, Engelli kardeşlerimize yardımcı olmalıyız, Adam gibi adam olmaya özen göstermeliyiz, Bilmeyerek de olsa, yanlışlarımız için O’ndan af dilemeliyiz, Beleş yaşamanın sakıncalarını görebilmeliyiz, 2015’inde muhtemelen nohut, fasulye, kömür yılı olacağını bilmemize rağmen şey olmaya gerek yok. ARTIK AKLIMIZI KULLANMALIYIZ…

İyi niyetli olmaya, ama onun da dozunu kaçırmamaya, İmajımızı zedeleyecek yanlışlar yapmamaya, Dertleriyle boğuşurken gözyaşı dökenlere gülmemeye, Herkesten akıllı olsak bile, onu belli etmemeye, Sevgiyi yüreğimizden, tebessümü yüzümüzden eksik etmemeye, Okumayı sevmeye, sağlam karakterli, kişilikli olarak yetiştirmeye, Maden kazalarında, çimentosu demiri çalınmış binaların enkazı altında can verenlere ve de neden öldüklerini bilmeyen şehitlerimize, kötü hastalıklara ve çaresiz dertlere düçar olanlara dualarımızı esirgememeye, İnsanları kandırmamaya, sadece yapacağımızı söylemeye, Bu vatanın ve milletin sahipsiz olmadığına. Günün birinde birilerini yine Samsun’a ayak basacağına inanmaya, Bu millete yüzüne karşı sövenlere, bu zavallıları hafızamıza kazmaya, Herkesin göreceği şekilde namazını kıl, daha sonra ne yaparsan yap diyenleri bir an bile unutmamaya, ÖZEN GÖSTERMELİYİZ…

Gördüğünüz gibi hiç maddiyattan söz etmedim. Demek oluyor ki manevi değerlerimiz yerlerde sürünüyor. 24 Aralık’la birlikte yeni yılın da bir erdem yılı olmasını, Yüce TÜRK ULUSU’nun korkusuz yaşamasını, yarınlarından emin olmasını Allah adının ağzımızdan, vatan ve millet sevgisinin yüreğimizde olmasını diliyoruz.

Bir de, sevmeyi denemeliyiz. Seven insan alçak gönüllü ve nazik olur, az yer ama haram yemez. Bu güzel duygularla bekâr olan arkadaşlarımızın en kısa zamanda sağlıklı izdivaç yapmaları bu müstesna günde içtenlikle dileğimiz olacaktır. Müstesna günler tüm âlemlere kutlu ve mutlu olsun…

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

Günün Nabzı

İmanınız Yoldaş Olsun

İbadet yapmakla birlikte, öncelikle Yüce Allah’a inanıp iman etmek şarttır. Son zamanlarda “Önce temiz bir kalp isterim” buyuruyor. Son zamanlarda bazıları namaz kılmaya başladı da onun için söylüyorum.

İnanan bir İnsan iç sıkıntılarından dolayı stres yaşamaz. Çünkü huzurlu bir yaşam için gerekli iman iksiri vardır.

Keza, imanı kendine yoldaş olanların uyuşturucu, aşırı alkol ve benzeri zararlılardan uzak durdukları, hayatın zorlukları karşısında daha metin oldukları da psikolojik ve sosyolojik bir realitedir.

İmanın altı şartından biri olan, hayrında şerrinde Allah’tan geldiğini bilen, kadere inanan yani saadet ve selameti de, kazayı belayı da verenin Allah olduğunu bilen insanlar, gerçek anlamda feryat etmeyecek, aksine buna rıza ile karşılayıp intihara sürüklenmeyeceklerdir.

Ömrümüzün bir emanet olduğunu biliyor, hayatında, ölümünde bir imtihan için verildiğine inanıyoruz. Bu nedenle, son nefesimize kadar kullukta, Salih amellerde, hayır ve hasenatta müsabakaya devam ediyoruz.

Ölümsüzlüğü yakalamak, cennet nimetlerine sahip olabilmek için, bu çok önemli imtihanı kazanmak zorundadır. Yüce Allah, şeytana uydurmayıp iyi kullar, özellikle haram yemeyen kullar olmamızı nasip eylesin

Günün Sözü

24 Aralık’ı İyi Anlayın!

Öcal’dan İnciler

24 Aralık Kutlu Gündür!

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here