Muhsine Taşan; “Demokratik ve Eşit Yaşam İçin Alanlardayız”

0
37

İskenderun Kadın Platformu Dönem Sözcüsü Muhsine Taşan; “Demokratik ve Eşit Yaşam İçin Alanlardayız”

8 Mart Kadınlar Günün dolayısıyla geçtiğimiz hafta sonu eski bitpazarı önünde bir araya gelen İskenderun Kadın Platformu üyeleri “Bugün dünyanın dört bir yanında ki kadınlarla alanlarda buluşarak daha adil, eşit ve özgür bir dünya için sözümüzü örgütlüyor, mücadelemizi yükseltiyoruz” diye haykırdılar.

Platform üyeleri adına konuşan Dönem Sözcüsü Muhsine Taşan, Dünya ekonomisini belirleyen küreselleşme, kapitalizm ve neoliberal politikaların kadınları daha da ucuz emek gücü olarak görmeye devam ettiğini savundu.

Kadınların, bir yanda güvencesizliğin, yoksulluğun ve işsizliğin, diğer yanda savaşın, militarizmin ve tekçiliğin meşru kıldığı şiddetin türlü biçimlerine her gün daha fazla maruz kaldığını vurgulayan Taşan; “Biz kadınlar;  8 Mart’larda meydanları bize yasak ederek,  varlığımızı iktidarlarının geleceği için tehdit olarak görenlerin her türlü baskı ve sindirme çabasına rağmen alanlarda olmaktan ve sözümüzü söylemekten geri durmadık, duramayacağız. Eşit, adil, özgür, laik ve barış içinde yaşayacağımız bir dünyayı yaratmak için kurtuluşumuzun kendi ellerimizde olduğunu biliyoruz. Bunun için evde, işte, sokakta, bizleri yok sayanlara karşı direnmeye devam edeceğiz. Bize dayatılan yoksulluğu, şiddeti, ayrımcılığı, gericiliği ve savaşı kabul etmiyoruz.

8 Mart’ın ücretli izin günü sayılması için, Eşit işe eşit ücret sağlanması için, OHAL’in kaldırılması, KHK’lerin iptal edilerek haksız hukuksuz yere işten çıkarılan tüm emekçilerin görevlerine iade edilmesi için, İş yerinde şiddeti, ayrımcılığı ve mobbingi önleyen düzenlemeler yapılması için, Kadın istihdamında tek seçenekmiş gibi sunulan esnek-güvencesiz-kayıt dışı ve taşeron çalışmaya, kiralık işçilik uygulamasına son verilmesi için, Kapatılan kamu kreşlerinin açılması, kadın veya erkek olduğuna bakılmaksızın en az 50 çalışanın bulunduğu iş yerlerinde gündüz bakım evi ve kreşler açılması için, Grevli toplu sözleşme hakkımız başta olmak üzere sendikal hak ve özgürlüklerimiz önündeki tüm engellerin kaldırılması için, Doğum izinlerinin 24 haftaya çıkarılması, süt izninin kullanımı önündeki keyfi engellerin kaldırılması ve ücretli-ücretsiz doğum izninden dönen kadınların statü kaybı yaşamasının engellenmesi için, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kaldırılarak yerine Kadın Bakanlığı kurulması için, Kadına yönelik her türlü şiddeti önleyici yasal düzenlemelerin acilen yapılması için, Kadınlar için daha fazla yoksulluk, şiddet, göç ve ayrımcılık anlamına gelen savaş politikalarının son bulması için, Eğitim alanı başta olmak üzere kamusal alanın tümüne yayılan dinselleştirme politikalarından vazgeçilmesi için, Kadınlardan yana imza atılan uluslararası sözleşmelerin gerekliklerinin uygulanması için, Demokratik, özgür, laik bir dünya ve ülkede eşit biçimde, bir arada yaşam için, Alanlardayız.

Yaşamı yeniden üreten, yaşamın devamını mümkün kılan bizler, işyerinde ücret ayırımcılığının yanı sıra cinsel taciz ve aşağılamaya, iş piyasasında güvencesizliğe maruz kalan bizler, hayatımızı, bedenimizi ve sağlığımızı metalaştıran tüketim ideolojisine dur demek için bugün üretimden ve tüketimden gelen gücümüzü kullanıyor ve dünyanın farklı köşelerinden yükselen kadın grevi çağrısına kadın dayanışmasıyla omuz veriyoruz.

Toplumsal cinsiyet kimliklerimizi inşa ederek bizleri toplumda ikincil rollere hapseden eğitim kurumlarını bugün boykot ederek kamusal, bilimsel, laik ve feminist eğitim hakkı talep ediyoruz.  Dayanışmayla, Yaşasın Kadınların Uluslararası Birlik, Dayanışma ve Mücadele Günü” şeklinde açıklamalarda bulundu. (Haber: Helga TERBİYELİ)

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here