Sen de Toprağa Bir Tohum At! Son Cemre Toprağa Düştü…

0
234

Bölgemiz, yağmur bereketine doydu sayılır. Mevsimlerin en güzelini yaşayan İskenderun’da bugün yarın meyve ağaçlarının çiçekleri açar. Doğanın neresine bakarsak bakalım, gülümseyen yeşillikleri görürüz. İşte o an bedenimizin ve ruhumuzun dinlendiğini hissederiz.

Doğu, Batı, Kuzey soğuklardan titrerken, İskenderun havası dört mevsim… Toprak neşeli, canlılar neşeli! Ağaç ve çiçek fidelerini toprak ana ile buluşturmanın tam zamanı. Kuru bir çubuk bile ekseniz, bir bakmışsınız yanlarından filizleri görür, sevinirsiniz. Allah bölgemizi gerçekten güzel yaratmış, fakat bizler güzellikleri görebiliyor muyuz?

Yeryüzü bereketli yağmurlarla toprağı güldürürken, canlıların rızkı artıyor. Yeryüzü yağmura doydukça, tüm canlılar şölen içinde, yediğimiz her türlü meyvelerin çekirdeğini, heder etmeden toprakla buluşturalım. Çöp poşetlerine onları asla hapsetmeyin. Mümkünse herhangi bir yerde toprağın 10 cm altına gömün. Üzerine de bir bardak su dökün. Gömme imkânınız yoksa şayet, bir poşette bu çekirdekleri biriktirip yanınıza alın ya da arabanızın bir köşesinde muhafaza edin. Tatil günü mesire yerlerine gittiğinizde, her gördüğünüz boşluğa onları serpiştirin. Korkmayın bu çevre kirliliği değildir. Aksine çevre için yeni hayatın bir başlangıcıdır.

Doğa hemen o yeni çekirdekleri kucaklar ve besler. Bir gün o yere yolunuz düştüğünde yeşererek ağaç olmuş o tohumlar büyümüş ağaç olmuş, türlü meyveleri ile adeta sizleri kucaklar. Onların üstünde uçuşan kurtlar kuşlar öte dünyada melekleriniz olur. Yapacağınız en kötü hareket çekirdekleri poşetlere sakın hapsetmeyin. Doğaya başıboş attığınız veya ektiğiniz bu çekirdeklerin en az yarısı yeşerip meyve verdiği uzmanlar tarafından kanıtlanmıştır.

En büyük israflardan birisi meyve çekirdeklerinin çöpe atılmasıdır. Daha yeşil bir İskenderun için, daha temiz hava için, yeni nesillerimize yeşil bir dünya bırakmak için, yediğimiz meyvelerin çekirdeklerini etrafa savuralım, toprağa özenle gömelim. Doğaya yardım etmek görevimiz olmalı. Gelecekte etrafımızı saracak beton ve gökdelenlerden alamayacağımız oksijeni karşılamak için, bu çekirdeklerden çıkacak ağaçlara ihtiyacımız olacak.

Doğal dengeyi ne olur yeniden tesis edelim. Öncelikle “orman varlığımızı” kalite ve miktar olarak iyileştirmeliyiz. Yanan ormanları gördükçe yüreğimiz yanıyor. Geçtiğimiz aylarda yanan ormanlarımızı gözyaşları ile izledik. Amanoslar’ın sırtı şimdi çıplak kaldı. Bir taraftan taş ocakları bir taraftan yangın, bu güzel görüntümüze gölge düşürdü. En genci elli yaşında olan bu ağaçların yerleri şimdi nasıl doldurulur.

Çekirdeğin toprakla buluşturulmasıyla, bölgemize yeni cennetler yaratabiliriz.