Mesnevi’den Seçmeler

0
149

Günaydın sevgili okuyucularım, nasılsınız bu sabah? Bu sabah Mesnevi ile uyandım… Dilimde, beynimde Mesnevi’den sözler var. Biraz alayım karıştırayım dedim ve sizin için sözler seçtim umarım beğenirsiniz… Sağlık ve sevgiyle kalın sevgili okuyucularım… Yase

Mesnevi 6. Ciltten Notlar

* Sır, ancak sırrı bilenle eşittir. Sır, onu inkâr edenin kulağına söylenmez.

*Köpekler havladı diye, kervan yoldan kalmaz.

*Herkes yaratılışına göre hizmette bulunur.

*Leş bize göre kötüdür, pistir. Ama domuz ve köpek için şekerdir.

*Âlem baştanbaşa savaştan ibarettir. Zerre ile zerre, adeta müminin kâfirle savaşı gibi savaşır durur.

*Yok olmak zıddın zıddını yenmesinden ileri gelir. Zıt yoksa ebedilik vardır. Allah cennetten zıtları giderdi, orada güneş de yok zemheri de.

*Renklerin aslı renksizlik, savaşların aslı barıştır.

*Gamlarla dolu dünyanın aslı o âlemdir. Her ayrılığın sonu da buluşmadır.

*Manâ denizine susamış isen Mesnevi Adası’ndan denize bir ark aç. Mesnevi arkından gidersen denizlerin altını, mercanları görürsün.

*İyilik arayanda kötülük kalmaz.

*Gül dalı nerede yeşerirse yeşersin güldür. Şarap küpü nereye konursa konsun şaraptır. Gül mezbelelikte bitmekle kötü olmaz, şarap altın tasa konmakla helal olmaz.

*Zahmetin sebebi, kötülük etmektir.

*Mesnevi bir merada yayılan türlü hayvanları seyre benzer. Sen o hayvan ve örneklere takılma, merayı ve kendini seyretmeye çalış.

*Hünerli bilgili kişi iyidir. Ama unutma, İblis de cinlerin en âlimi idi. Bilgili diye insanlara çok da tapma.

*İnsan kulaktan gelişir. Duya duya dinleye dinleye can bulur. Hayvan ise mideden gelişir.

*Peygamber; ‘Allah’tan cenneti isteyen, insanlardan bir şey istemesin’ dedi.

*Bu dünya tuzaktır. Taneleri istek. Tanelerden kaç, tuzağa düşme.

*Tereddüt, bir kudrete delalet eder.

*Kadere az bahane bul. Suçunu niye başkalarına yüklemeye çalışırsın?

*Ölünce değil mi ki çenen bağlanacak, o halde çeneni az oynat.

*Çocuk oyuna öyle bir dalar ki gece olduğunu fark etmez bile. Hatta eşyalarını çalsalar onu da fark etmez. ‘Dünya hayatı oyundur.’ sözünü iyi düşün.

*Akıllılığa doydum, ben artık deliliğe aşığım.

*Arayan nihayet bulur, kurtuluş sabırdan doğar.

*Surete bakarsan Mesnevi seni saptırır. Manâya bakan ise Mesneviden yeni bir yol bulur.

* ‘Ya’ diye uzakta olana seslenilir. Allah şah damarımızdan daha yakın. Hâlâ ona ‘Ya’ diye mi seslenirsin?

*Ölmedikçe can çekişme bitmez. Merdivenler bitmeden dama çıkılmaz.

*Ölmeden önce ölen birini görmek dilersen Hz. Ebubekr ‘e bak.

*Aciz olanı acze düşüren var. Acz bir zincirdir. Gözünü aç zinciri takanı gör.

*İki görmek şaşı gözün işidir. Yoksa evvel de aynıdır ahir de. Batın da aynıdır Zahir de…

* Dünya pazarının sermayesi altındır. Öte âlemin sermayesi ise; aşk ve ıslak iki göz.

*Yücelere daha fazla bela gelir. Çünkü Sevgili, güzellere daha çok cilve eder.

*Define yıkık yerlere saklanır. Sakın ola fakir ve dertlilerin kalbini kırma, ahlarını alma.

*Nefis atının kuyruğu şehvettir. Ona tapan, geri geri gider. Şehvetini kesersen yeni bir yöne arzu duyarsın. Ağaç dalları yamuk yumuk yetişirse uygun yerlerden budarlar da doğru sürer dallar. Şehvetini sürekli buda ki, beden ağacın güzel dallar yaysın .

*Yavaşlıkta rahmet var. Allah ‘Ol’ derse olur, ama insanı güzel bezemek için işi dokuz ayda yavaş yavaş yapar.

*Söz,dinleyene göre söylenir. Terzi elbiseyi bedene göre biçer.

*Zarar etmek istemezsen, işin önüne gözünü kapa da sonuna bak.

*Varlık elde etmek için yokluk gerek. Mimar ev yapmak için boş arsa arar. Marangoz ahşap işi yapmak için ham tahta arar. Saka su satmak için susuz ev arar. Yokluğa dikkat et, onda çok hikmetler var.

*Beden hastalanınca sana ilaç aratır. İyileşti mi şeytanlık aratır.

*Tatlı sözlü cahil dostun sözüne kanma. O yıllanmış zehire benzer.

*Dertten şikâyeti kes. O seni yokluk hazinesine götüren bir attır.

*Hiçbir şey olmayan bir şey, hiçbir şey olmayan bir şeye aşık olmuş, hiç var olmamış, hiç var olmamışın yolunu kesmiştir. Hepsi hayal. Ya gerçek?!..

*Zikir fikri titretir, harekete geçirir. Zikri fikrine güneş yap.

*Kabul edilmek ya da reddedilmekle aklını meşgul etme. Sen emredileni yap yasaklanandan kaç o kadar!..

*Gözündeki tozu temizlersen bir damladan Dicle ‘yi görebilirsin.

*Parçalar bütüne tanıktır. Gurubdan sonraki kızıllık, güneşin varlığını söyler.

*Karınca bir tane buğdaya ömrünü harap eder. Oysa o taneye bakıp harmanı görse, taneye titrer durur muydu?

*Her dükkânın ayrı bir sanatı ve kârı vardır. Mesnevi yokluk dükkânıdır oğul. Kunduracıda deri olur. Terzide kumaş olur. Mesnevimiz vahdet dükkânıdır. Orada tevhidden başka ne görürsen puttur.

*Mezarda ölüyü çok gördün. Bir de ölüde mezarı gör ey kör kişi.

*Gönlüm bağdır, gözüm bulut. Bulut ağladı mı bağ yeşerir.

*Mum gibi yaş dök ki gönül evin aydınlansın.

*Ana veya baba surat asmasa, çocuk tehlikelerden korunur mu? Rabb ‘ın sana bela verdi ise seni tehlikeden çekip almak içindir. Kızacak mısın O’na?!..

*Gülmek ağlamada gizlidir. Zevk, gamda gizlidir.

*Ağzını açtın mı çıkan söz, artık senin değildir .

*Yoksullardan, dertlilerden dua iste. Define yıkık yerdedir dedik ya…

*Vaizin sözünün güzelliği dinleyicinin samimiyetindendir. Öğretmenin ilim aşkı talebenin can kulağı ile işe sarılmasındandır.

*Gayba haberlerini dinleyen Peygamber, kulağı olmasa Vahiy gelmezdi.

*Bilgi ve hikmet, doğru yolla yolsuzluğu göstermek içindir. Her taraf düzgün yol olsaydı hikmetin de bilginin de anlamı olmazdı.

*Acı imtihanı rahmet bil.

*Heva ve hevesi terk etmek acıdır. Ama Allah ‘tan uzak kalmak daha acıdır.

*Her sevgili aşığından haberdardır. Aşık olmuşsan Allah senden haberdardır.

*Şehirlerde kuduz köpekler çok olur. Köyler ve yıkık yerler daha emindir. Define de oralardadır.

Günün Şiiri

Etme

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme
Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme

Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı
Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme

Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme

Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için
Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme

Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme

Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme

Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme

Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme

Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme

Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme

Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle
Huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun etme

Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme

İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil
aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme

Mevlana Celaleddin-i Rumi

Gel Artık

ne aklım kaldı benim, ne dinim
ne kararaım kaldı benim ne sabrım
gel ne olur gel artık,
ne gönlümün derdini sor bana ,
ne sararan yüzümü sor bana
ne içimin ataşini sor bana
gel gözünle gör, gel artık.
Sıcağınla pişmiş bir somun gibi, o kıpkızıl al al yüzümü sorma
Gene ekmek gibi bayatlayıp bayatlayıp, gene ekmek gibi ufalana ufalana
Çaresiz dökülmüşüm yollara.
Gel topla beni, gel artık…
Bir vakitler bir oyaydım, yüzünden izler toplamadaydım.
Şimdi buruştum, şimdi sarardım,
gel gör beni, gel artık.
Dere gibi akıyorum sağa sola, ayrılık her yanımda pusuda.
Sabahları yalvarırım yakarırım rüzgarların karşısında.
Gel ne olur, gel artık.
Başın kirle ıslaksada, ayağına diken batmışsa da,
durma gel, Allah aşkına.
Gel demeden kurtar beni, ey aşıklar peygamberi,
gönül ateşinde yanmışım ben, boğulmuşum göz yaşına,
git sor Allahını seversen
ne yol gösterir sevgili, ne çare yazar bana.

Hz. Mevlana Celaleddin Rumi

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here