“Yeni Eğitim-Öğretim Yılı Yeni Sorunlarla Başlamıştır”

0
46

eğitim-sen açıklama12Eğitim-Sen İskenderun Şube Başkanı Coşkun Selçuk; “Yeni Eğitim-Öğretim Yılı Yeni Sorunlarla Başlamıştır”

Eğitim sisteminin okul öncesinden yükseköğretime kadar, iktidar partisinin siyasal-ideolojik çizgisine uygun olarak biçimlendirildiği bir dönemde eğitimde yaşanan ve giderek artan sorunlara kalıcı çözümler üretilemediğini belirten Eğitim-Sen İskenderun Şube Başkanı Coşkun Selçuk; “2013-2014 eğitim öğretim yılı, yıllardır acil çözüm bekleyen, özellikle geçtiğimiz yıl başlayan eğitimde 4+4+4 dayatmasının daha da derinleştirdiği yeni sorunlarla birlikte başlamıştır” dedi.

İskenderun İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde dün toplanan Eğitim-Sen Şube üyeleri, önceden toplamış oldukları imzaları Şube Müdürüne teslim ettiler. Daha sonra burada bildiriyi okuyan Şube Başkanı Selçuk; “Yıllardır eğitime yeterli bütçe, okullara ihtiyacı kadar ödenek ayrılmaması nedeniyle, her eğitim öğretim yılı başından itibaren velilerin cebinden yaptıkları eğitim harcamaları katlanılamaz hale geldi. Sendikamızın yapmış olduğu araştırmaya göre, bu yıl çocuğunu ilkokulda okutacak olan bir öğrenci velisi yıl boyunca ortalama 3 bin 602 TL eğitim harcaması yapacaktır. Eğitim sistemini adım adım ticarileştiren, Anayasada ilköğretimin devlet okullarında parasız olduğu yazarken yoksul halkın cebinden yaptığı eğitim harcamalarının son 11 yıl içinde 5 kat artmış olması düşündürücüdür” değerlendirmesinde bulundu.

Dinin Siyasallaşması Engellenmelidir

Türkiye’de yıllardır iki temel konu üzerinden çeşitli tartışmalar yürütüldüğünü de ifade eden Selçuk; “Bu konulardan birisi zorunlu din dersi uygulaması, diğeri ise temel bir insan hakkı ve eğitim biliminin temel ilkesi olmasına rağmen, yıllardır ırkçı-şoven bir anlayışla yok sayılan anadilinde eğitim hakkıdır. Bütün içeriği devlet tarafından belirlenen zorunlu din dersi uygulaması, dinin öğrenciler arasında bir ayrım ve eşitsizlik unsuru olarak kullanılmasına neden olmakta, devletin ağırlıklı olarak tek bir dinin tek mezhebini öğreterek, diğer dinsel inançlara karşı açık bir adaletsizlik yaratılmasına yol açmaktadır. Bu durum, Türkiye gibi çok kültürlü, çok dinli ve çok mezhepli toplumlarda, birçok sıkıntının doğmasına yol açmaktadır. Türkiye’de dinin siyasallaşması ve siyasal çıkarlara alet edilmesinin engellenmesi, ancak devletin dinden elini tamamen çekmesiyle olanaklıdır” diye konuştu.

Tek Tip Birey Yaratmanın Karşısındayız

Anadilde eğitimin önemine de vurgu yapan Selçuk; “Demokratik, laik ve bilimsel bir eğitim sisteminin oluşturulmasının öncelikli koşulu, eğitim bilimlerinin temel ilkesi olan her çocuğun kendi anadilinde eğitim almasıdır. Anadilinde eğitim, çocukların zihinsel gelişimlerinin, öğrenme yeteneklerinin ve sağlıklı bir kimlik edinmelerinin en temel koşuludur. Bireylerin kendi anadillerinde eğitim hakkından yoksun bırakılması, çocukluktan itibaren zihinsel gelişimi ve kimlik edinme sürecini olumsuz etkilemektedir. Anadilini okul yaşamına katmamak demek; tüm bu çabaların, çocukların sağlıklı düşünmesinin ve yetişmesinin okul dışında bırakılması demek, okul çağına kadar yaşadıkları, yaptıkları dilsel faaliyetin aşağılanması yok sayılması demektir.

Eğitim sistemi içindeki tüm ayrımcı, dışlayıcı, cinsiyetçi ve farklılıkları yok sayan tek tip birey yaratma çabaları karşısında olacağımızın bilinmesini istiyoruz. 2013-2014 eğitim öğretim yılının başında, örgün ve kamusal eğitim süreçlerinden zorunlu din derslerinin çıkarılması ve herkesin anadilinde eğitim alma hakkı talepleri etrafında, milli eğitim müdürlüklerine başvuruda bulunuyor, eğitimde her türlü dayatmanın ve ayrımcı uygulamanın tamamen ortadan kaldırılmasını talep ediyoruz” dedi.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here