İskenderun Kent Konseyi

0
146

Bir zamanlar doğanın en güzel yerlerinden biriydi İskenderun ve çevresi. Gelecekte yaşanmayan, terk edilen yer olmaya en güçlü aday gibi gözüküyor. Doğanın yaşam alanlarında bulunan canlıların hepsi tedirgin! Bir tarafta bitip tükenmeyen taş ocakları, bir tarafta hız kazanan hava kirliliği çekilmez halde. Her şey bir yana da şu nakliyesi İskenderun Limanından yapılan ‘Angus’ Belası tam manasıyla bir muamma. Çok sevinmiştik milletvekillerimiz bu işi çözer diye ama onların da gücü yetmedi.

İnsanlar zaten şu koronavirüs derdiyle şok haldeyken, birde üstüne üstlük sabahın erken saatlerinden itibaren mide bulandıran o kokuyla uykudan uyanmak zorunda. Nasıl bir şey, nasıl bir anlayış ben bunu bir türlü çözmüş değilim. Yalınız ben mi? Tüm şehirde yaşayanlar bunu çözemiyor ama etrafa baktığımızda her şey dört dörtlük. Angus belasının yanında limandaki vinçlerin çevreye yaydığı ses kirliliği ise ayrı bir dert.

Amanos Dağları üzerinde araştırma yapan bilim adamları; son yıllarda canlıların hızla yok oluşun sinyallerini verdiler. Hâlbuki bundan on beş yıl evvel; yaylaları ve denizi ne de çok muhteşemdi. Yaz ayının habercisi bahar zamanı geldiğinde; kıyıda köşede kalan Arsuz ve Sarımazı tıklım-tıklım olurdu. Diğer ay ve mevsimlerde, yaşam için zehirlenmenin yanındayız. İyi ki Belen var. İyi ki Arsuz ve köyleri var. Ancak oralara gittiğimizde rahat bir oksijen alabilmekteyiz. Şimdi deniz mevsimi açılacak. Arsuz mıntıkası içerisinde yer alan Güleryüz Sitesinden Yalı Kent Sitesine kadar üç beş sitenin arıtma tesisi var. Diğer siteler Allah’a emanet. İnsanlar denizde yüzerken dışkılarla birlikte yüzüyor.

Denizimizin bu pislik atıklarından kurtulması için hızla bir şeyler düşünülmeli ve ne yapılacaksa yapılmalı. Hatay Büyükşehir Belediyesi Karaağaç mıntıkasına kadar alt yapıyı getirdi. Karaağaç beldesinin bitiminden Yalı Kent arası üç beş kilometre mesafede… HATSU Başkanlığı bu kanayan yaramıza Başkan Doç. Dr. Lütfü Savaş ile birlikte bir çözüm getirir kanaatindeyim.

Bölgemize Türkiye’mizin her noktasından gelen insanlar var. Bölgemizde denize girilecek az yerlerden birisi Güleryüz Sitesinden Yalı Kent sitesine kadar olan daracık yer. İnşallah bu çok önemli sorunumuzu ‘HATSU’ ve Hatay Büyükşehir Belediyesi yetkilileri çözer ve insanlarımız rahatça çoluk çocuk denize girer.

Karmakarışık çizelgede meçhule doğru gidişin telaşı var. Bir taraftan olumlu yatırımlar yapıyoruz. Diğer taraftan olumlu yaşamı gözden çıkartıyoruz. Dikkatinizi çekiyorum; suçlamalara kimse sahip çıkmıyor. Bilincimiz, vicdanımız, bağımsız irademiz terk edildikçe, yaratıcı hayal gücümüzü ortaya koysak dahi sesimizi ne duyan var, ne de bizi gören! Atanan ve seçilenlerin ellerinden de bir şey gelmiyor. Birinin yıktığını öbürü asla tamir edemiyor.

İçinde bulunduğumuz ortamlar değişmeye yüz tutarken, eskiye doğru düşünceler hayallerde gizlendi. Denizlerde de yaşam duracak. Şimdiden sıkıntılar ortada. Solunan oksijenler on yıl sonra daha vahim hal alacak. Ağır sanayinin altında gün geçtikçe ezildikçe ezileceğiz. Ekonomi; ağır sanayinin gölgesinde güçlendikçe, enerji açığı en yüksek boyutlarda kendisini gösteriyor. Milyonlarca makine enerji olduğu zaman çalışır. Enerjiyi elde etmenin en ekonomik yolu ise rüzgârgülü ve güneş enerjisidir.

İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE) Rektörü Türkay Dereli, üniversitenin bilim insanlarıyla birlikte çoğu sorunlar için olumlu ve kalıcı önerilerle gücümüzü destekliyor.

Amanos Tüneli… Seçilen milletvekilleri bir zaman her konuşmalarında bu tünelden bahsediyordu. Şimdi ne oldu, niye sustunuz? Konu uzaktan yakından gündeme gelmez oldu. Seviniyorduk şu tünel açılınca bölgemiz kalkınacak diye. Bizler ne çok sevinmiştik bu olağanüstü projeye.

Bize bundan böyle turizm denen şey bir hikâye gibi gözüküyor. Hatay Valimiz Rahmi Doğan bölgemiz adına çok uğraş veren biri. Bölgemiz adına devletimizin tüm imkânlarını seferber ederek kalıcı bir şeyler yapma kararlığında ama gel gelelim bu mücadeleyi veren Valimiz için kendini bilmezler bir şeyler karalayıp duruyor. Ne yaparlarsa yapsınlar. Allah doğrudan yana olanın yanındadır. Yaptığı ve yapacağı görevler ortada.

İskenderun, Denizciler, Sarıseki, Payas, Dörtyol Erzin sakıncalı yerler. Belen, Sarımazı ve Arsuz tehlikeden uzak gibi görünse de eninde sonun da onlar da hava ve toprak kirliliğinden nasibini alacak. İleride torunlarımız geçmişi araştırdığında, arşivlerde bulduğu şu haberle teselli bulmaya çalışacak. Hatay Tarım İl Müdürünün resmi açıklaması aynen şöyle;

“…Hatay’da yetiştirilen, kokusu ve tadıyla salataların vazgeçilmezi arasında bulunan Maydanoz’un büyük bölümünü Romanya’ya ihraç ediyoruz. Geçen yıl, Romanya’nın yanı sıra. Bulgaristan, Ukrayna, Moldova ve Macaristan gibi ülkelere de maydanoz gönderdik. Ayrıca son yıllarda Singapur’dan da maydanozumuza talep geldi. Oraya da az miktarda da olsa maydanoz ihraç ediyoruz. Yani bölgemizde yetiştiriciliği yapılan maydanoz dünyanın birçok ülkesinde sofraları süslüyor. Hemen para etmesi nedeniyle de maydanoz üreticimiz her yıl artıyor…”

Çok doğru söylemişler ama bundan sonra bölgemizde eskisi gibi maydanoz ekimi yapılmayacak. Çünkü maydanoz tarlaları imara açıldı ve hızla yerlerine taş konutlar yapılıyor.

İskenderun Kent Konseyi için iştahlı yüzlerce kişi toplantıya dâhil oldu. Çoğu da konuşanları tasdik ettiler. Birileri de çıkıp bölgemizde şu eksikler var ve bu eksikliklerin giderilmesi için el birliğiyle gayret gösterelim diyemedi.

İşte meydan, bölgemizde var olan eksiklikler yazdıkça ortaya çıkar. İskenderun Belediye Başkanı Fatih Tosyalı bölgemize katma değer olacak her işin arkasını bilinçli şekilde takip ediyor. Yeni kurulan İskenderun Kent Konseyi de planının bir parçası. Bölgemiz adına verilecek önerileri bu kent konseyi ile birlikte değerlendireceği anlaşılıyor. Yukarıda belirttiğim sorunların yanında bekleyen yüzlerce sorunlarımız var. Bekleyecek ve destek olunması için öz verili mücadele içerisinde olacağım. Bu memleket bizim hepimizin.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here