İskenderun Deniz Çağdaş Musiki Derneği ve Sevil Oğuz

0
53

İskenderun müzik konusunda bayağı gerilerde kalmaya başladı. Geçmişi müzik ile yoğrulanlar ise parmak ile gösterilecek kadar az. Onlar da kendi hamurlarını yoğurup ekmeği pişirmeye çalışıyorlar. Zaman içerisinde şehrimizin kültürüyle var olan müzisyenler, kora şefleri aramızdan sessizce ayrılıp köşelerine çekildi. Şöhret kapılarını arayanların çoğu da ya müzisyenliğini bıraktı ya da ebediyete uğurlandı. Ayakta durabilen birkaç tane sanatkârlar kendi öz mücadeleleriyle işlerini devam ettirmeye çalışıyor.

‘Müzik ruhun gıdasıdır’ sözü çok anlamlı bir o kadarda düşündürücü. Lokal sanatçılarımızın dramatik durumlarını sosyal medyada görüp izledikçe çaresiz şekilde onlar kadar üzülüyorum. Gençliğimizin geleceğini ilgilendiren bu gibi durumlarda, ilk önce milli eğitim müdürlüğümüz, gençlerimizin müzik dalında gösterecekleri başarılarını ön plana çıkartarak, gençlerimize özgün müzik yerine Türk sanat müziğinin derin anlamlarıyla süslü enstrümanların nağmeleriyle ortaya çıkan öz müziğimizin anlam ve öneminin derinliğinde bilinçlendirilmeli. Ses ve söz sanatçılarımız desteklenmeli! Bir avuç insanın bir araya gelerek kurdukları karo ve benzeri mücadeleler, sevgi ve saygıyla desteklenmeli.

Son yıllarda etrafımdaki etkinliklere bakıyorum da bu kentte bir yaşayan olarak ister istemez utancımdan rahatsızlık duyuyorum. Yerel belediyeler genelde memleketimiz dışından gelen sanatçıları halkımız ile kaynaştırmak istiyor. Halbuki kendi özümüzde öyle makale roman şiir ve öykü yazanlar var ki onları görmemezlikten gelip dışarıdan gelenleri onura etme lüksünde olmanın üstünlüğündeler.

İskenderun geçmiş kültürüne sahip çıkan bir kültüre sahip. Önemli olan ruhen bakar gözlerle geçmişimizden geleceğe akım eden cereyanı görmek ve o cereyanın şuhuyla benliğimizi bulmaktır.

Sosyal medyada gezinirken çoğu sanatçılarımızın yürekten sıkıntılarına şahit oluyorum. Sıkıntılarını açık yüreklilikle beyan eden, bölgemizin sevilen, sayılan ses ve koro sanatçısı aynı zamanda kora şefi hanımefendi Sevil Oğuz’un anlam dolu satırlarını okuduğumda inanın hem üzüldüm hem de şaşırdım.

‘…Koro demek; bütünlük, disiplin, birbirine saygı, sevgi, anlayış demektir. Güzel bir aile ortamı demektir. Koro’da olmak demek ip askılı, rengârenk parıltılı elbiseler giyip üç dakika sahnede görünüp şarkıyı okumayıp, gerdan kırıp, bel bükerek sahnede olmak değildir. Amatör sanatçı olduğumuzu bilerek, müziksever halkımıza saygı duyup, icra ettiği eseri düzgün okumaya çalışmaktır…’

Aslında bu ses yalnızlığın ve sahipsizliğin sesi! Derneklerin ayağa kalkmasında özverili üyelerin sesi, düzgün şekilde, gönülden, karşılıksız, müzik sevgisiyle yatırılan aidatlar ile ayakta durulabileceğinin sözleri…

Sevil Oğuz hanımefendiyi buradan tebrik ediyorum. Çünkü memleketimizde birkaç sınırlı sayıda bulunan Müzik derneklerinin ortak sesi olmuş. İçindeki sıkıntı dolu feryadı üç beş kelimeyle anlatmaya çalışmış. Anlayanların anlaması için çok gerçekçi şekil ve samimiyetle müziğin İskenderun’da var olduğunu duyurmuş. Sevil Oğuz hanıma ve bu evrensel müzik koordinasyonunda kendini yalınız bırakmayan dostlarına sevgi ve saygılar. Her çalınan Müziğin ortaya çıkarttığı geniş anlamlarıyla, beyin dalgalarımızın huzuru fiziki olarak tüm vücudumuza dağıtarak, bizleri etki altına aldığını düşündüğümüzde… İşte gerçek aranılan huzur budur.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here