‘Teşekkür’ Karın Doyurmuyor

0
49

ABD Dışişleri Bakanı Hilary Clinton’un gidiş gelişleri hiç bitmiyor. Bir ayağı Türkiye’de… Bir “yıkama yağlama”yı daha paylaşalım.

Hilary Clinton: ‘’Biliyorum, bu devirde sadece “teşekkür” etmek yetmiyor, işe yaramıyor, karın da doyurmuyor… Binlerce Suriyeli sığınmacıyı ‘’misafir’’ ederek gerekli özeni fazlasıyla gösterdiniz. Büyük külfetlerle elinizi taşın altına koydunuz… Türk halkına ne kadar ‘’teşekkür’’ etsek azdır. Teşekkürü bir ‘’borç’’ biliyoruz…

Konu borçlardan açılmışken, bugüne kadar size olan birikmiş “vefa” borcumuzu ödeyememenin sıkıntısı ve üzüntüsünü (!) yaşıyoruz. “Borç, yiğidin kamçısıdır’’ derler. Huyumuz kurusun, bizim öyle borç öder gibi bir alışkanlığımız yoktur. Huylu huyundan vazgeçmeyince, “yiğit” olamıyor ve bir türlü kamçılanamıyoruz.

Size olan “vefa” borcumuz öyle çok ki; saymakla bitiremeyiz. 60 yıl önce Güney Kore’ye askerinizi göndermekle “dostluk ve müttefik”liğimiz başladı. NATO (!) adına Sovyetler Birliği sınırlarında caydırıcı gücünüzü kanıtladınız. Birinci Körfez Savaşı’nda yanımızda saf tuttunuz. Kosova’ya, Afganistan’a asker gönderdiniz. İncirlik üssü, Kuzey Irak’a çekiç güç, Kürecik radar üssü…

Biz ABD’lilere gelince, işlerinize hep “çomak” soktuk. Ege kıta sahanlığı, Kıbrıs, İsrail, PKK terör örgütü… Sorunlarınızla baş başa bıraktık, yan çizdik… Unutkanlık (Alzheimer) hastalığına bilerek ve isteyerek yakalanmış bir ülkeyiz. Bu yüzden iyilikleri, samimiyeti, “vefa” borcunu çok çabuk unuturuz. Çünkü işimize öyle geliyor. Kitabımızda bunlara yer yoktur.

“İşimize gelen, çıkarlarımıza uyan, hoşumuza giden” her şey bize göre doğru ve geçerlidir. Türk milletinin penceresinden bakıldığında, nankörlük ve sorumsuzluktan tutun vefasızlık ve bencilliğe kadar, “sicili bozuk” bir ülkeyiz… Aleyhimizde ne söylerseniz söyleyin; yerden göğe kadar haklısınız…

Son olarak şunu ifade edeyim: Türk halkına öyle hayranım ki, her zaman takdir ederim. Sinirleriniz çelik gibidir. Aynı zamanda çok sabırlısınız. Bu sabrın sonu hayrı alamet değil. Bir gün “kabağın” başımıza patlayacağını hissetmeye başladık. Sayın basın mensupları sorularınızı yanıtlamaya çalıştım.

Kuşkulu bakışlarınızdan anlıyorum ki; ne siz ne de mevkidaşım Sayın Davutoğlu yaptığım açıklamalardan tatmin olmadınız… Gizli kalmış duygularımı dışa vurup, gaf üstüne gaf yaptığımın farkındayım. Boş, anlamsız ve tutarsız bir açıklama oldu!

Yine de Türk halkına “teşekkür (!)” ediyorum…

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here