Sevgililer Günü

0
96

Günaydın sevgili okuyucularım. Nasılsınız bu sabah? Sevgilisi olanlar olmayanlar… Bir dakika “sevgilisi olmayanlar” diye bir şey olabilir mi? Etrafına sevgiyle bakan herkesin bir sürüüüü sevgilisi vardır bendenizce. Ama tabi birisi özel olmak zorunda eh işte o birisinin özel olması için bir gün düşünülmüş.

Aslında öylesine bir gün değil baya bir geçmişi var. Sevgililer gününün öyle pat diye havadan düşmemiş, bugün mimarı din adamı Valentine… Valentine âşık olduğu kızdan karşılık alamayınca canına kıyar ve kalbini sevdiği kıza yollar! Nasıl bir sevgi bu? Sanırım bizim senaristlerde bundan etkilenmiş olacak ki “kalbimdeki deniz” adlı dizide aynı şeyi kullanmışlar. Kızı seven genç adam intihar ederek sevdiği kızın sevgilisine kalbini yollar. Aman ne romantik var mı böyle bir şey Allah aşkınıza? Varmış ki…

Her yıl 14 Şubat’ta kutlanan  sevgililer günü Eski Roma İmparatorluğu kilisesine dayanıyor! İsmini  de Valentine adındaki din adamının isminden alıyor! (St. Valentine Day).

Aslında romantik aşk ile Valentine arasındaki bağlantı tarihi dokümanlar da hiç geçmemektedir ve kimi tarihçilere göre sadece bir efsanedir. Valentine’nin onuruna kutlama günü, 14 Şubat 496 yılında Papa Gelasius tarafından ilan edilmiş…

“Zamanın Roma İmparatoru orduya asker bulmakta zorlanıyordu. Ona göre bunun sebebi erkeklerin ailelerinden ve aşklarından vazgeçemiyor oluşuydu. Bu sebeple evlilik ve nişanlanmayı yasaklamıştı. Aziz Valentine adındaki papaz ise çiftleri gizli-gizli evlendirmeye devam ediyordu. Bunun sonucunda yakalandı ve ölüm cezasına çarptırıldı.”

Tabi bu Valentine ile ilgili efsanelerden sadece biri. Tarihte inancı yüzünden 14 Şubat’ta öldürülen 3 tane Valentine olduğu düşünülüyor.

Ve Şubat ayı ortasının aşk ile ilişkisi antik çağlara dayanmaktadır. Antik Yunan takvimlerinde, Ocak ayı ortası ile Şubat ayı ortasının arasında kalan zaman Gamelyon ayı olarak adlandırılmıştı ve Zeus ile Hera’nın kutsal evliliğine adanmıştı.

Antik Roma’da 15 Şubat, bereket tanrısı Lupercus’un onuruna, Lupercalia günü olarak kutlanmaktaydı. Bu günde, Lupercus’un din adamları tanrıya keçi kurban ederlerdi. Daha sonra kafalarının üstüne koydukları bir parça keçi derisi ile Lupercus’u simgeleyerek, Roma sokaklarında koşturup, karşılaştıkları herkese dokunurlardı. Genç kızlar gönüllü olarak ileri atılır ve bereket tanrısının dokunuşundan paylarını almaya çabalarlardı. İnanışa göre bu dokunuş sayesinde doğurganlıkları kolaylaşacaktı.

& & & & &

Günümüzde Sevgililer Günü

14 Şubat, 1800 yıllarda Amerikalı Esther Howland’ın ilk Sevgililer Günü kartını yollamasından bu yana çok sayıda insanın kutladığı toplumsal bir olay olmuştur. Bunun doğal sonucu olarak olayın ticari yönü çok fazla önem kazanmış, sevgililer günü tüm dünyada ticaretin canlandığı bir dönem haline gelmiştir.

Bizim esnaf ağlıyor her dakika bir yer kapanıyor, Mehmetçiklerimiz Afrin’de savaşıyor, şehit haberleri gün geçirmiyor, yüreğimiz kanıyor, evlere ateş düşüyor, düştüğü yeri de kavuruyor. Ve biz bu ortamda sevgililerimize her zamankinden çok sarılmalıyız. Ve bugün sevgilisi şehit olmuş bütün eşlere Allah sabır versin diyorum. Ve kutlamalar bir tık, hatta iki tık abartısız yapılsın  diye düşünüyorum sevgili ve yaşlılarımızı, hastalarımızı bugün ziyaret etmeyi unutmayalım.

Ve her zamanki gibi bu günde sevgiyle kalalım, sağlıkla ve her zaman birlikle, beraberlikle, ayrım gayrım yapmadan…

& & & & &

Karadut

Karadutum, çatal karam, çingenem
Nar tanem, nur tanem, bir tanem
Ağaç isem dalımsın salkım saçak
Petek isem balımsın, ağulum
Günahımsın, vebalimsin.

 

Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
Yoluna bir can koyduğum,
Gökte ararken yerde bulduğum,
Karadutum, çatal karam, çingenem,
Daha nem olacaktın bir tanem?
Gülen ayvam, ağlayan narımsın
Kadınım, kısrağım, karımsın..

II

Sigara paketlerine resmini çizdiğim,
Körpe fidanlara adını yazdığım,
Karam, karam,
Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
Sıla kokar, arzu tüter
Ilgıt ılgıt, buram buram.
Ben beyzade, kişizade,
Her türlü dertten topyekun azade
Hani şu ekmeği elden suyu gölden.
Durup dururken yorulan,
Kibrit çöpü gibi kırılan,
Yalnız sanat çıkmazlarında başını kaşıyan,
Artık otlar, göstermelik atlar gibi bedava yaşayan,
Sen benim mihnet içinde yanmış kavrulmuşum.

 

Netmiş, neylemiş, nolmuşum,
Cömert ırmaklar gibi gürül gürül,
Bahtın karışmış bahtıma çok şükür.
Yunmus, yıkanmış adam olmuşum.

 

Karam, karam
Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
Sensiz bana canım dünya haram olsun…
Bedri Rahmi Eyüboğlu

Günün Şiiri

Âşık Merdiveni

Dişli rüzgârlara karşı büyüttüm
Düşman gecenin içinde seni.
Bir damlacık aydınlığım
Kalemime kâğıdıma şavkı vuran,
Avucumda koruduğum bugüne.

 

Koşuyorum dağların, dağların köpüğünde
Kaygan sütünde ormanların.
Koşuyorum, koşuyorum beyaza doğru,
Koşuyorum cam gibi dumanın peşi sıra.
Küçük kız köşkünde türküler mavi.
İşte atmadan vurduğum ibibik,
İşte taş, işte yosun, işte hokkabaz sağdıç,
Koşuyorum seyrek sakallı bulutların
Sırıtıyor yedek beygiri taflanların ardında.

 

Koşuyorum yarınların çağrısına,
Bitimine karanlığın…
Oktay RIFAT

 

Eski Zaman Aşığı

Ben eski zaman aşığıyım
Sevda çeker düşünürüm ağlarım
Bazen tilki kadar kurnaz bazen akılsız
Bazen çocuk gibiyim bacak kadarım
Herkes aşık olur sevdalanır
Bir yolu var gönül çekmeninde
Benimki sevda değil ateşten gömlek
Bir kar düşmüş ışıl ışıl yanar içimde
Ama ben eski zaman aşığıyım
Sevmek kadar katlanmak ta gelir elimden
Gece hayalimde gündüz fikrimde
Ela gözlü o yar çıkmaz gönülden…

Oktay Rıfat

Bitti O Sevda

Bitti o sevda kesildi çığlıkları martıların
Su gibi bitti, suya karşıt gibi bitti
İtti kıyıyı adına deniz dediğimiz şey
Unuttuk ikimiz de her türlü yetinmezliği
Kaybetti kumarda gözlerim
Kaybetti kumarda gözleri.

 

Bir koru rüzgârlandı göğüs boşluğumuzda sanki
Uzaklaştı ağaçlar birbirlerinden
Yakınlaştı ağaçlar birbirlerine
Yani her soluk alıp verişimizde bizim
Bir mekik gibi kalbin
Bir mekik gibi kalbim
İşleyip durdu bu yitikliği yeniden.

 

Ne kaldı
Farkında mısın bilmem
Gündüzler..
Gündüzler biraz azaldı.
Edip Cansever

Uzak Yakınlık

Soruyordun,
İlkyaz işte
Uyanıp bir bahçeyi dinliyoruz
Tenhalık böyle.

 

Dallar mı kırılmış, sarmaşıklar mı toz içinde
Beklesem hemen gelecek olduğun
Tam öyle olduğun
Oysa hep yanımdasın, seninle her şey yanımda
Kırık dökük de olsa yanımda
Mesela çok sevdiğin bir deniz bile yanımda
O deniz ki aramızda hiç kımıldamadan
Erkeğini iyi tanıyan bir kadın gibi yorgun.

 

Yarısı yenmiş bir elmaydık bana sorarsan
İkimizdik, iki kişi değildik
Bakıyorsak birlikte bakıyorduk gözlerimin içine
Birlikte gözlerinin içine bakıyorduk senin
Yanlıştı, doğruydu, hiç bilmiyorum
Sanki bir bakıma ayrılık böyle

 

Karşılıklı otursak da ne zaman
Masa örtüsünü ikiye bölen ellerimizdi
Bir tırnak yeşilinden gerisin geriye,
Ayak bileklerimizden gerisin geriye,
Bütün bunlar gereksiz, bilmiyorum sanma
Gereksiz ama yalnızlık böyle…
Edip Cansever

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here