Kara; “AKP “Tarımı Nasıl Bitirebilirim?” Diye Düşünüp Hareket Ediyor”

0
14

CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, tarım kredilerinin verilmesinde getirilen ve 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren yeni kriterlere ilişkin basın açıklaması yaptı. Kara, yapılan düzenlemelerin çiftçilerin krediye erişimini fiilen imkânsız hale getirdiğini belirterek, iktidarın tarım politikalarını sert sözlerle eleştirdi.

Tarımda yaşananların geçici bir kriz değil, uzun vadede yıkıcı sonuçlar doğuracak bir dönüşüm olduğuna dikkat çeken Kara, bu süreçte en büyük zararı çiftçilerin gördüğünü ifade etti. Dünyada tarımdan sanayi ve hizmet sektörlerine doğru yaşanan yapısal dönüşümün Türkiye’de plansız ve çok kısa sürede gerçekleştiğini vurgulayan Kara, AKP’nin bu süreci hızlandıran yeni bir adım attığını söyledi.

Kara, 24 Ekim 2025 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan kararla, Ziraat Bankası üzerinden çiftçilere verilen tarım kredileri için aranan şartların ağırlaştırıldığını hatırlattı. Söz konusu düzenleme kapsamında, vadesi geçmiş vergi borcu bulunmaması koşuluna ek olarak sosyal güvenlik prim borcu olmaması şartının da getirildiğini belirten Kara, kararın 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe girdiğini ifade etti.

Bu tarihten sonra çok sayıda çiftçinin kendilerine ulaştığını söyleyen Kara; “Yurttaşlarımız Ziraat Bankasından kredi alamaz hale geldiklerini ve bu nedenle ciddi zorluklar yaşadıklarını söylüyorlar. AKP adeta ‘Tarımı nasıl bitirebilir, çiftçiyi büyük şirketlere nasıl ezdirebiliriz?’ diye düşünerek hareket etmiştir” dedi.

Çiftçinin Ektiğini Ya Don Vuruyor Ya Bankalar Biçiyor

Tarım sektöründe her geçen yılın bir öncekini arattığını ifade eden Kara, bunun en önemli göstergelerinden birinin sektörler arasındaki gelir artışı farkı olduğunu söyledi. TÜİK verilerine göre 2025 yılında tarım sektörünün ortalama esas iş geliri bakımından tüm sektörler arasında son sırada yer aldığını belirten Kara, tüm sektörlerde iş gelirleri yüzde 73 oranında artarken tarımda bu artışın yüzde 54’te kaldığını, tarım sektörünün gelir sıralamasındaki yerinin değişmediğini kaydetti.

Kuraklığın da tarımsal üretime büyük darbe vurduğunu vurgulayan Kara, TÜİK’in yıl sonu istatistiklerine göre meyve üretiminin yüzde 30, tahıl üretiminin ise yüzde 12 oranında düştüğünü hatırlattı. Kara; “Çiftçinin ektiğini ya doğal afet vuruyor ya da aracılar ve bankalar biçiyor. Çiftçiye toprağını terk edip şehirlere göç etmekten başka bir seçenek bırakılmıyor” ifadelerini kullandı.

Çiftçiyi ve Tarımı Yok Saymak, Geleceğimizi Yok Saymaktır

Tarımsal üretimin devamı için desteklerin artırılması gerekirken, bankalar ve sosyal güvenlik sistemi üzerinden çiftçi aleyhine yeni engeller çıkarıldığını dile getiren Kara, Ziraat Bankası kredisi verilirken çiftçiye “borçsuz olduğunu ispatla” denmesinin ekonomik gerçeklerle uyuşmadığını söyledi. Kara, çiftçilerin de toplumun büyük bir kesimi gibi borçla ayakta durabildiğini vurguladı.

Yalnızca SGK borcu olmayan çiftçilere kredi verileceğinin anlamının, fiilen çiftçilere kredi verilmemesi olduğunu ifade eden Kara, bunun tarımın tamamen gözden çıkarıldığını ve çiftçiyi korumaya yönelik söylemlerin içinin boş olduğunu gösterdiğini belirtti.

Türkiye’nin uzun yıllar boyunca bir gurur kaynağı olan gıda güvenliğini de kaybettiğine dikkat çeken Kara, Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonunun verilerine göre gıda ithalatının 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 22 arttığını hatırlattı. Tarım ve Orman Bakanlığının Tarımsal Dış Ticaret Sektör Politika Belgesine göre ise 2001 yılında yüzde 262 olan tarımda ihracatın ithalatı karşılama oranının 2025’te yüzde 136’ya düştüğünü söyledi.

Bu gidişatın devam etmesi halinde üretimdeki azalmanın dışa bağımlılıkla birleşeceğini ve Türkiye’nin kalıcı bir gıda enflasyonu sarmalına sürükleneceğini belirten Kara, iktidara çağrıda bulundu. Kara; “AKP, böyle bir bunalımın yaşanmaması için çiftçiyi desteklemek yerine köstekleyen politikalardan vazgeçmek zorundadır. İlk adım olarak Ziraat Bankası kredilerinde aranan borcu olmama şartı kaldırılmalı, çiftçinin krediye erişimi kolaylaştırılmalıdır. Girdi maliyetlerini düşüren, yerli üretimi artıran ve çiftçiyi büyük şirketlere karşı koruyan politikalar hayata geçirilmelidir. Çiftçiyi ve tarımı yok saymak, geleceğimizi yok saymaktır. İktidarı, çiftçilerimizle barışmaya davet ediyoruz” dedi. (Haber Merkezi)

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here