Futbolda Şike, Doping vs (2)

0
48

Değerli okurlarım, kızgın mıyız, küskün müyüz, dargın mıyız, kırgın mıyız, üzgün müyüz? Buna kendimiz bile karar veremiyoruz. Çoğunlukla eğlenmeyi, sevinmeyi, hoşgörülü, saygılı olmayı, nezaket göstermeyi fazla beceremediğimiz gibi. Aksi olsaydı, bir ülkenin milli marşını ıslıklamak gibi bir saygısızlık yapılmazdı ama o saygısızlık yapıldı ve ahlak hanemiz eksilerle doldu! Bu mesleğe yeni başladığım yıllarda da birazcık var da, günümüzle kıyaslanamaz. Şimdi aldı başını gidiyor ama nereye kadar? Taraflı ve hatta yağdanlık bir gazetede çalışan bir meslektaşımız şöyle feryat ediyor;

“…Bizi öyle bir hale getirdiler ki, bize bahşedilmiş en cazip oyuncak olan futbol oyunundan korkuyoruz ve sürekli geriliyoruz. Gerildiğimiz için de geriliyoruz, yani gerginlikten dolayı ilerleyemiyoruz demek istiyorum. Futbol yöneticisinden terörize edilmiş futbol yöneticisinden, sahadaki kaos futbolundan, bütün bunları gergin bir biçimde ve daha çok kavgaları anlatan spor yayıncılığından dolayı geriliyoruz.

Yazmaktan korkuyoruz, ya amirimizi ararlarsa diye, konuşmaktan korkuyoruz ya yayınımı keserlerse diye! Ortadan, suya sabuna dokunmadan veya yönetimin indirdiği zarflarla göbeğimizden bağlanarak gazetecilik yapmaya çalışıyoruz.

Genel futbol âlemini geriyoruz. Gerilimden besleniyoruz. Siz hiç, oyun oynamaktan korkan birini düşündünüz mü ya da niye oyun oynanır sorusunun cevabı eğlenmek için olmamalı mı? Ama biz bu oyundan korkuyoruz, korkunç eğleniyoruz da diyebilirim. Oyuncularımız bir de topun gelişine vurabilseler…”

Meslektaşımız, bazen ya yatmış, bazen dik çıkmış ama kamuflajı bana göre iyiydi. Batıdan bize musallat olan spor, daha doğrusu futbol, sadece kendisi değil, çok güzel şeyleri de beraberinde getirdi. Nazik olmayı, nezaketi, hazımlı olmayı, tavizkar! Kızmak ve sevinmek, kararında! Şampiyon olanlara, birinci gelenlere renk verdi: Beyaz! Beyaza birazdan geleceğim, hem de dolu dizgin. Batıdan gelişen futbol, güzel şeyleri de beraberinde getirmiştir. Doğru.

Şöyle düşünelim. Batılı ülkelerdeki müsabakalara gittiğimizde, taraftar ve yöneticilerin düğüne gider gibi stadyuma geldiklerine, yenildiklerinde ise, sükunetle stadı terk ettiklerine çok tanık oldum. Bizde de vardı, papyonlu, melon şapkalı taraftarlar. Ben delikanlılığımda onları görmüştüm, batılı taraftarların son temsilcileri idiler. Bir daha görebilmem mümkün olmadı.

Statlara döner bıçaklarıyla, taşlarla, sopalarla gelinir, maç başlar başlamaz da ağza alınmayacak küfürler tebessüm eder. Hiç papyonla, melon şapkayla maça mı gelinirmiş?

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here