Futbol Denilen O Canavar (1)

0
4

Değerli okurlarım, bu makaleye başlamadan önce sizlere şehrimiz semalarında ender görülen bir olaydan bahsetmek istiyorum. Yeryüzüne inen kar taneleri zemini olağanüstü güzelleştiriyordu. Her taraf bembeyazdı ve lekesiz bir güzellik hakimdi! Kar taneledi önce küçük parçalar halinde idi ama daha sonra büyük, lapa-lapa düştüler ve hiç biri birbirine benzemiyordu. Sayısız kar taneleri, yağıyor, savruluyor donra da en elverişli yerlerde birikiyorlardı. Biz bu görüntüleri pek görmeyiz!

Hiç biri birbirine benzemeyen ve yeryüzüne inen bu kar çiçekleri, benim için sanki sevgilinin sunduğu buselerdi. Her birini bir melek aşağı indirdiğine göre, soğuk olması söz konusu olamazdı.

Gökyüzünden inen ve bizlere güzellikler sunan, hiç biri birbirine benzemeyen bu kar taneleri de ayrı-ayrı kadere sahiptir! Bazıları ayaklar altında kalıp su oluyor, bazıları binaların en yüksek yerinde olabildiğince kalabiliyor. Bazılarının da ömrü çok uzun, kızgın güneşe rağmen var oluşlarını sürdürüyorlar… Ne hikmet değil mi?

Öyle ya da böyle sonunda eriyip toprağa karışıyorlar. Toprağa da karışsalar, barajlara da dolsalar yine de insanlara yararlı oluyorlar. Bir yerde onların kaderi de insanların kaderine benzemiyor mu?

Efendim, şu anda sizlere sunduğum birkaç paragraf, duygularımın tezahürüdür ve bir yerlere göndermedir. Askında yağışlı havalar beni daima umutlandırmıştır. Zenginleştirir, dinginleştirir, dünlerimle yoğun biçimde yaşamamı sağlar. Yağışlı havaları görmezden gelemem. Elimi semaya açar ve avucuma biriken yağmur birikimini buharlaşıncaya kadar saklarım.

Bildiğiniz gibi, kendimi yerel sporumuza adamış bir Gazeteci-Yazarım. Yerel sporumuza sahiplenmek bizim asli görevimizdir. Ancak, gelişen ve ülkemizi doğrudan ilgilendiren spor olayları var ki, bu olaylar hakkında da fikir yürütmek ve de sizleri bilgilendirmekte bizim asli görevimizdir.

En başta söylemem gereken ifadeler duygularımdan dolayı en sona kaldı. “Futbol Denilen O Canavar” olarak başlık attım. Kar yağışıyla futbolun nasıl ortak yönü olabilir diye düşünenler de olur, düşünmeyenler de. Tabiat olayları sporu olumsuz yönde etkilediği gibi, tadına doyulmaz hale de getirebilir. Çarşaf gibi bembeyaz bir zeminde çocuklar güle oynaya vakit geçirebilirler ama futbol oynamak olanaksızdır.

Bu yazı dizisinde ‘Futbol denilen canavar’ ile sizleri 50 yıl gerilere götüreceğim. Biraz da gençlerimizin durumuna değinmek istiyorum. Ne dersiniz?

Yarım asır önce futbolda siyaset var mıydı, yok muydu? Özellikle bu soruların yanıtını aldığınızda eminim çok mutlu olacaksınız. İkincisi; Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı seçilmişti seçilmesine de, bazı kişilere sorulması gereken sorular daha sorulmadı nedense. O soruları buradan biz soracağız. Üçüncüsü; Son dönemde Türk Gençliğine bazı yakıştırmalar atfedilmeye başlandı. Atın gençlik, yobaz gençlik, sosyal gençlik vs… Dördüncüsü; Malum bir birliğin birliksizliği!

Anlatacaklarım sizlere oldukça ilginç gelecek. Yarına görüşürüz!

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here