Fırtına ve Şiir

0
45

Günaydın sevgili okuyucularım nasılsınız bu sabah? (Cumartesi sabahı) Hava kapalı, fırtına dışarıda tozu dumana katmış önüne gelen her şeyi silip süpürerek ilerliyor. Alerjisi  ve astımı olanlar için  dikkat gerektiren bir hava. Doğrusu bendenizde kendimi koruma adına yağmur yağana dek başımı  pencereden dışarı bile çıkarmayacağım. Ve havanın tozunu dumanını kendim için bir fırsat durumuna dönüştüreceğim. Madem dışarı çıkamıyorum o zaman bir tarafta okunmayı bekleyen kitaplarımı okuyabilirim. Ve yeni başladığım romanıma dalabilirim. Ve kendime biraz şiir okuyabilirim.

Tavsiye ediyorum  çünkü  bazen insan, kendi, kendi ile yalnız  kalmak ister. Ama bir türlü kendine zaman ayıramaz bir sürü bahane bulur. Çünkü kendi, kendi ile yalnız kalmadığından şikayet ederken aslında bundan korkar! Ve bu yüzden bu havaları sıkıcı bulur, bir şey yapmak istemez canı! Bizde sıkıntılı olanlar için kendimize okuduğumuz şiirleri paylaşalım o halde. Güldüğümüz birkaç fıkrayı da. Belki   iyi gelir diye. Ve sevgili okuyucularım şimdilik sağlık ve sevgiyle kalalım hep birlikte ayrımsız gayrımsız. Yase

& & & & &

Bu Da Öyle Bir Aşk

Sırtımda çıplak
Islak nefesin
Bi gidip bi geliyor

Biz senlen yatmıyoruz ki
Yaşamıyoruz da
Hep yarışıyoruz
Sen mi ben mi
Önce kim
Ölümü öldürecek diye

Can YÜCEL

Günün Şiiri 

Pülümür’ün Yaşsız Kadını

Pülümür’ün bir dağ köyünde gördüm onu

yaşını sordum bir giz gibi güldü

kimi seksen dedi köylülerden kimi yüz

yüzüne baktım bir giz gibi güldü

bir asa vardı elinde

bir solmuş krallığın

kadifeden harmanisi üzerinde

bir Hititliydi o bir Selçukluydu

bir Ermeniydi bir Kürttü

bir Türk

yaşını sordum bir giz gibi güldü

koluma girdi bir soylu kadınca

tozlu köy yolunda sürüyerek eteğini

beni tek gözlü sarayına götürdü

köy yapısı kulübesinin

zamanı onda yitirdim ben

yitik zamanlara onda eriştim

en soylu yoksulluğun toprak döşeli sarayında

bir taç gibi kondu başıma Türkiyeliliğim

Bülent ECEVİT

Günün Fıkrası

Adam Trabzon’un maçına gitmiş. Aldığı bilet tribünün en uzak köşesinde. Yerine oturmuş ve ilk yarıyı güç bela seyretmiş. O arada ön tarafta tam ortada bir koltuğun boş olduğunu fark etmiş… Devre arasında sıralar arasından geçip o boş yere ulaşmış. Yan koltuktaki Temel’e sormuş: “Burası boş mu?” “Boş…” “Nasıl oluyor bu tıklım tıklım dolu statta boş yer kalmış…” “Orası eşim Fadime’nin. Aylar önce bu maç için bilet almıştık. Ama eşim vefat etti…” “Çok üzüldüm. Ama dost ve akrabalarınızdan birine neden vermediniz bileti?” “Onların hepsi şu an cenazede…”

Günün Sözü

Biraz bilmek tehlikelidir. Ya derinliklerden iç ya da bilgeliğin tadını tatmaya kalkma! Çünkü sığ sular beyni zehirler, bol sular insanı temizler.

Pompey

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here