66 Yıllık Yayın Hayatı

1
45

Yıl 23 Temmuz 1939, Hatay Anavatan’a iltihak oluyor. Cumhuriyet’imizin 24. kuruluş yıldönümüne rastlayan 1947 yılında, “İltihak”ın 8. yıldönümünün “23 Temmuz” sabahı, İskenderun’da basın tarihinde bir ilk yaşanıyor. Kentimizin adını taşıyan İskenderun Gazetesi, günlük olarak yayın hayatına ilk adımını atıyor.

Bugün 23 Temmuz 2013, 66 yıl rüzgar gibi hızlı esti geçti. İskenderun Gazetesi 66. yayın hayatını tamamlamış bulunuyor. 66 Yıl boyunca bölgemizde, ülkemizde ve dünyada hayatın her alanında neler değişime uğramadı ki. Bunların başında hızla gelişen iletişim teknolojisi geliyor. Bu teknoloji sayesinde günümüzde siyahı beyaz, beyazı siyah gösterme devri kapanmıştır. Artık hiçbir şey eski dönemlerdeki gibi gizli saklı kalmıyor. Gerçekler anında hızlı ve doğru bir şekilde gün yüzüne çıkıveriyor.

21. yüzyılda haberleşme teknolojisinin gücünü ve varlığına hesaba katamayanlar, başlarını kumdan çıkarmadıkça kendi kendilerini aldatmayı sürdürmeye devam edeceklerdir. Kamuoyundan kendini soyutlamış, topluma sırtını dönmüş bir basından hayır gelmez. Basının asli görevi doğruluk ve tarafsızlık çizgisinden sapmadan, taviz vermeden olayları gerçek yönleriyle toplumu bilgilendirmektir. Basın demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri ise, toplumun “ortak sesini” duyurma sorumluluğunu taşımalıdır. Basın susarsa halk da susmuş olur. Çünkü “Konuşma, düşünme ve tartışmanın” adresi basındır.

Türkiye’de bir zamanlar basın en güvenilir kurumlar arasında ön sıralarda yerini korurken, son çeyrek yüzyıldır “küme” düşme hattında bocalayıp durmaktadır. O eski sorumluluk duygusu taşıyan medya anlayışından eser kalmamıştır. Abartılı haberler, gereksiz övgü veya eleştiriler, yalan, yanlış, iftira ve şantaj kokan yayınlar… Yalakalık ve dalkavukluğun tavan yaptığı, karalama, kışkırtma ve şaşırtmaya yönelik olumsuz davranışlar… Basını görev ve sorumluluk alanından uzaklaştırmaktadır. Hâlbuki gerçekleri aramak, bulmak ve yayınlayıp toplumla paylaşmak basının öncelikli görevidir.

Vatandaş yanlı hareket eden, aldatan basın kuruluşlarına itibar etmiyor. Onlara yaramaz ve sevimsiz bir çocuk gözüyle bakıyor. Toplumun eğitim düzeyi yükseldikçe bir o kadar da bilinçlenme artıyor. İnsanlar artık kül yutmuyor. Dünyada olup bitenleri gizlemek, örtbas etmek olanaksız hale gelmiştir.

İskenderun Gazetesi kurulduğu 1947 yılından günümüze kadar geçen sürede 66 yıl boyunca, sosyolojik, politik, bilim ve teknolojide değişimlerin yaşandığına tanıklık etti. Gazetenizin yayın ilkeleri bu geçen sürede hiç ama hiç değişmedi. Aynı tempoyla kararlı ve tutarlı bir yol izlemeye devam ediyor. İskenderun Gazetesi, basın meslek ve ahlak ilkelerine, hukuk kuralları ve yasalara, ülkemizin üniter yapısına, Cumhuriyet’imizin değerlerine sıkı sıkıya bağlı, özel hayata ve insan haklarına saygılı olarak ilkeli yayın politikasından taviz vermemiştir. Bunu gururla ve gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz.

1940’lı yılların olumsuz koşullarına rağmen kentimizde İskenderun Gazetesi’ni kuran gazetemiz kurucusu rahmetli Sayın Suphi Levent’i anarken, bu bayrağı devralarak yıllar yılı verdiği emek ve mücadeleyle gazetemizin yayın hayatını sürdüren imtiyaz sahibi Sayın Rızkullah Terbiyeli’nin gösterdiği çabalar da yadsınamaz.

Basın, toplumun her kesimiyle iç içe devamlı iletişim halindedir. Üstlendiği rol “köprü” görevidir. Yayıncılık gerçek anlamda sağlanmazsa, o köprü yıkılır, haberleşme kesintiye uğrar. Basına saygın bir meslek diyebilmek için güven ve inandırıcılık ön koşuldur. Toplum medya mağduru durumuna düşürülmemelidir. Tutarsız ve sorumsuz yayın politikası, ciddiyetsizliğe yol açar.

Dürüst gazetecilik gereği “önce ahlak, sonra meslek” dikkate alınmalıdır. Doğru ve gerçek yayıncılık kısıtlanamaz bir haktır.

1 YORUM

  1. Nice yıllar dilerim Semir Bey… Sizi ve diğer tüm ekibi çalışmalarınız, gazetecilik anlayışınız, emeğiniz ve dürüstlüğünüzden dolayı tebrik ederim… Nice 66 yıllara İskenderun Gazetesi…

sezai için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Please enter your comment!
Please enter your name here