Sarı Defter

0
360

“Her şairin bir Sarı Defteri vardır gizlediği. Oraya döker içini. Benim de var. Senin de olsun!” Bu cümlelerle karşılamıştı beni, ilk şiirlerimin “Öğretmen Dünyası” adlı dergide yayımlandığı tarihlerde Metin Kökten..

1983 yılının yağmurlu bir nisan günüydü.. Samsun, Çarşamba’da birlikte görev yaptığımız öğretmen arkadaşım Sabri Özyener tanıştırmıştı beni Metin Kökten’le, Kökten Kitap Evinde..

Köy Enstitüsü ‘akışlı’ önde gidenlerdendi her iki öğretmenim de.. Köy Enstitüsü çıkışlı şairlerimizden Ali Yüce’nin, “Hasretinden Azık” adlı şiirini duyumsarım hatıralarında.. “Acıkmayasın / Sevgi koydum // Yer dolusu çiçek / Gök dolusu güneş / Verdim sana / Üşümeyesin // Korkmayasın / Işık koydum / Azık sana.”

“Onlar gittiler / Yalnız bir yemin kaldı aramızda” dizeleriyle başlar, Erdem Beyazıt, “Önde Gidenler İçin” adlı şiirine. “Onlar gittiler / Topraktan bir işaret taşıyarak alınlarında!” diye devam eder ve “Onlar gittiler / Gelen zamandan bir haber gibiydiler / Ben şimdi bu yanda / İçilmiş bir ant için bekleyenim” dizeleriyle bitirir..

Benim de oldu bir dolu sarı defterim.. Oradan seçtiğim şiirlerden birkaç tanesine Münir Rahim Harputlu mahlasıyla yer verdim İskenderun Gazetesi’ndeki Tuz ve Su adlı köşe yazılarımda..

Yağmurlu bir nisan gününde tanışmıştım Münir Rahim’le de. Ve karşılaşmıştım yıllar sonra şiirli yolculuklar durağında..

Güz başlangıcında karşılaştığımızda, hastalığına atıfla yazdığı, “Kendimle savaştayım / Tek cephede karşılıklı / Yenilgim karşılıksız // Düştü gövdem / Aynı pusuda karşılıklı / Düşmanım karşılıksız // Organlarım tutsak / Farklı hücrelerde karşılıklı / Özgürlüğüm karşılıksız” şiirini okumuştu..

“Bir kitabın var mı?” diye sormuş, “Gizli Defter’im var” yanıtını alınca da Necatigil’in, “Adı, soyadı / Açılır parantez / Doğduğu yıl, çizgi, öldüğü yıl, bitti / Kapanır parantez // Parantezin içindeki çizgi / Ne varsa orda / Ümidi, korkusu, gözyaşı, sevinci” dizeli “Kitaplarda Ölmek” adlı şiirine atıf yapmıştım..

Şiirlerini, kapanmadan ömür parantezi, acil kapılarının telaşı içinde “Gizli Defter” adıyla kitaplaştırdığını söylemişti son karşılaşmamızda Münir Rahim..

Son karşılaşmamızın üzerinden üç stabil mevsim geçti. Bekledim “Gizli Günlükten Sayfalar” adlı şiirinden dizelerle şiirli yolculuklar durağında Münir Rahim’i. “Kaç yağmur geçti bakışlarımdan / Gözlerimden kaç güvercin uçtu / Uykularımın kapısında nöbetçi nabzım / Düşlerimde kırık camlı pencereler.”

Dördüncü mevsimde geldi elinde dalgalı “Sarı Defter”le.  Geldi, ‘damarlarında tuzlu su, yüreğinde karbon izi.”

Karşıladım ben de “Ayrılık Kavuşması” adlı şiiriyle Münir Rahim’i. “Bu hangi çağ aynalar sağır / Akışı ağırlaşan sularda / Ne ben eski ben ne de sen // Issızlık üşür bakışlarımda / Çığlığı kucaklar gözlerim / Susar boşluk derinlikten // Uykusuz düşler yolculuğunda / Uzaklaşır yakınlığım gölgelerden / Yalnızlığım durakta bekleyen.”

Durakta bekleyen yalnızlığına atıfla okudu Sarı Defter adlı ikinci şiir kitabından “Kayboluşa Ağıt” başlıklı şiirini.. “Kollarımda yokluğun ağırlığı / kolonları yıkık boşluğun / anılarım derinliğin sularında / çığlığım sağır ışığım kör / ses ver / nefesim enkazda.” (G. Özdemir, Sarı Defter, s.71, Gece Kitaplığı)

Derin bir nefes çekerek okudu devamında “Onkoloji Günlüğü” adlı şiirini.. “Koridorda ay ışığı / umuda kapı arası // masalarda kayıtlı / kaygılı kan sırası // damarların ucu tuz / nabızda su yarası.” (Sarı Defter, s.73)

Gözlerinde çerçevesi kırılmış bir hüznün fotoğrafıyla baktı bir süre Münir Rahim.. Tuzlu su ışıltılarını fark ettim yakın bakışlarının uzak sahillerinde.. Elinde dalgalanan, yeni şiir kitabı Sarı Defter’i bırakıp gitti.. Kitabın göğüs cebi ilk sayfasına dalgalı elleriyle, “Susamak Sanrısı” adlı şiirini yazmıştı imza yerine.. (Sarı Defter, s.80)

“Ben öldüğümde şafak susar / belki yağmuru bekler gözlerim / tufan sonrasını belki de // Ben öldüğümde toprak susar / belki rüzgârı bekler nefesim / çığlık sonrasını belki de // Ben öldüğümde sesim susar / beklentim yok kalın sağlıkla / esenlik öncesi son sözlerim.”

Selam ve saygılar… ozdemirgurcan23@gmail.com

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here