Plaj Sporu Medeniyettir (2)

0
11

Değerli okurlarım, yaz sezonunun en uzun olduğu, nereden bakılırsa bakılsın denizin her taraftan görüldüğü, tatlı, şirin bir kentte yaşıyoruz. Bu tamamen doğru da canımız istediğinde, denizin tadını çıkaracağımız, mutlu olacağımız, yaşamdan zevk alacağımız bir plajımız yok? Neden, Neden, Neden? Sanırım, bütün yetkililerin işi başından aşkın, bu önemli işe ayıracak zaman bulamıyorlardır. Başka türlü düşünemiyorum.

Sizlere bir örnek vermek istiyorum… Yıllar önce bir arkadaşımın daveti üzerine Ege Bölgesinde bir tatil şehrine (aslında bir belde) gitmiştim. Arkadaşım oranın belediye başkanıydı, söylediği şu son sözler beni derinden yaraladı…

“…Öcal Bey, burada yaşayan herkes resmen buralı! Sonradan yerleşenler de, tam anlamıyla bizden biri oldular. Dört tane futbol sahamız var. On iki tane plajımız bulunmaktadır. Biraz sonra sporla ilgili olsun ya da olmasın sosyal tesisler bizler için yeterli. Bu eserlere belediyemiz ahım şahım bir katkıda bulunmadı. Şehrimizde ekonomisi iyi olan vatandaşlarımız, bizden izin almak suretiyle üstesinden geldiler. Bu tesisleri beraberce göreceğiz…”

Efendim, şehrimizde doğmuş büyümüş, dört köşe olmuş o kadar zenginimiz, ticaret erbabımız var ki, hiç birisinin ağzından “İskenderunluyum” dediklerini duymadım. Hepsi vergi rekortmeni ve de plaketli. En önde gelenlerini bir konu için aramıştım da, telefona çıkma nezaketini göstermedi. Ama iş bitirmek için yemek vermekte üstelerine yok.

Demek ki, bir şehirde yerli halkın olması çok önemli! Adam İskenderun’u sömürüyor ve gidip kendi şehrine yatırım yapıyor. Burnundan kıl aldırmıyor. Sadece belediyenin çabasıyla bir şeyler bekleniyorsa, bundan iyisi olmaz, olanlarla yetinmeliyiz.

İki konumda, iki ayrı insan tasavvur edelim. Birisi her şeyi taklit etmeye çalışıyor, bunda da başarılı oluyor. Ama kendinden bir şey verdiği söz konusu değil. Öyle projeleri var ki, uygulanması mümkün değil. Diğeri, ekmeğini taştan çıkarıyor, “Bu benim baba mesleğim, başka bir iş tutamam, açsan ekmeğimi bölüşebilirim” diyor. Birincisi küreselleşmeci, ikincisi ise evrensel olanıdır.

Siz bunlardan hangisine saygı duyarsınız? Neden hedefte olanlar ulusalcılar? “Ulusal” sözcüğü neden bazılarına batıyor? Bunu bilmeyecek ne var ki… Ulusal kimliği savunuyorlar da ondan!

Sporda kendi sistemin olmalı, iğreti sistem başarılı olamaz. Bu nedenle, bir ulus bu kimliğe kavuştuğu zaman medeniyetle aşk yaşar, görüşü enginleşir, kimseyi kandırmaya çalışmaz, kesinlikle kanmaz da…

Bir ulusta evrensel olan “Ulusal Bilinç” oluşmuş ve özümlenmişse, onu kimse kafasına göre bölemez, parçalayamaz, h,iç bir ideolojiye av sahası olamaz. Bu düşüncedeki insanlar; para ve dinden önce “Ulus” bilinciyle kenetlenmiştir birbirine.

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here