Milletvekili Akgöl’den Arınç’a Soru Önergesi

0
79

hasan akgöl1CHP Hatay Milletvekili Hasan Akgöl, Hatay’da düzenlenen Gezi Parkı eylemlerinde başından yaralanarak yaşamını yitiren Ahmet Atakan’ın ölüm nedeni ile ilgili ulusal yayın yapan bir yayıncı kuruluşta; “Bir milletvekilinin açıklamalarından ötürü yayıncı kuruluşun cezalandırılması Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına aykırı bir uygulama değil midir?” diye sordu. Vekil Akgöl, bu sorunun yazılı olarak Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç tarafından yanıtlanması için soru önergesi de verdi.

Hatay Milletvekili Hasan Akgöl, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç tarafından yazılı olarak yanıtlanması istemiyle verdiği soru önergesinde şu ifadelere yer verdi;

“RTÜK 23.10.2013 tarihli, 2013/58 nolu toplantısının 16 sayılı kararında, Ulusal Kanal haber bülteninde, Hatay’da düzenlenen protesto gösterilerinde hayatını kaybeden Ahmet Atakan ile ilgili habere yer verilmiştir. İhlal konusu yayınla ilgili olarak izleme raporunda, haberde kesin hüküm bildiren ifadelerle gencin ölüm nedeni olarak polisin kafasına attığı gaz bombası gösterildiği hâlbuki, gerek Emniyet Genel Müdürlüğü’nün gerekse Hatay Valiliğinin ilk açıklamalarında Ahmet Atakan’ın ölüm nedeni olarak yüksekten düşmenin neden olarak gösterildiği, yayıncı kuruluşun ise resmi açıklamalara aykırı bir yayın gerçekleştirdiği belirtilmektedir. Üst Kurul kararında, yayıncının farklı görüşlere yer vermediği de ifade edilmektedir. Kararın gerekçesinde şahsım tarafından haberde ifade edilen görüşlerden bahisle yanlı yayın yapıldığı vurgulanarak resmi açıklamalara yer verilmediğinden cezai yaptırıma gidildiği anlaşılmaktadır. Buna ilişkin olarak;

1. Üst Kurul kararında, yayıncının farklı görüşlere yer vermediği belirtilmektedir. Üst Kurul bugüne kadar hangi yayıncı kuruluşlardan böyle bir yayın gerçekleştirmesini istememiştir? Üst Kurulun böyle bir beklenti içine girmesi açıkça yayının içeriğine müdahale etmek değil midir?

2. Bir milletvekilinin açıklamalarından ötürü yayıncı kuruluşun cezalandırılması Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına aykırı bir uygulama değil midir? Bu uygulamadan maksat yayıncı kuruluşların muhalefet milletvekillerine ekranlarını kapatmasını sağlamak mıdır? Bu ceza İleri demokrasinin ileri örneklerinden biri midir?

3. Türkiye basın özgürlüğünü teminat altına almış demokratik bir siyasal rejime sahip midir?  Üst kurulun açıkça sansür benzeri bir uygulamaya yol açabilecek bir yaptırım kararı almış olmasını basın özgürlüğü açısından ülkemizin hızla Ortadoğu’daki Arap emirliklerine ve devletlerine benzemesine yol açmaz mı?

4. RTÜK gezi eylemlerinin başladığı günden bu yana bazı yayıncı kuruluşları özel olarak takip altına almış mıdır? Sizin gezi eylemleri süresince yaptığı yayıncılık dolayısı ile Halk TV’nin özel olarak denetlenip takip edilmesi doğrultusunda talimat verdiğiniz iddiaları doğru mudur?

5. Ne zamandan itibaren yayıncıların resmi makamların ilk izlenimlerine dayanarak yaptıkları açıklamalara paralel bir yayın gerçekleştirme yükümlülüğü bulunmaktadır? Böyle bir yöntem benimsenmiş ise tüm yayınların önceden denetlenmesini sağlayacak olan otoriter bir sansür sistemine geçilmesi ve haberlerin sunulmasından önce polis veya valiliklerce onaylatılmasına dönük hukuksal altyapının oluşturulması gerekmez mi? Üst kurulun bu kararı hükümetinizce bu yönde düzenlemelerin planlandığı şeklinde mi algılanmalıdır?”

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here