Saraya Mermer Olmak

0
6

Yazının başlığın şahsıma ait değil. CHP seçilmiş ve mazbatalı başkanı Genel Özgür Özel’den alınmıştır. Kim için söylendiği belli. Bence “cuk oturmuş” bir ifade. Bahse konu şahıs için tam da yerini bulmuş… Daha da güzel anlatılamazdı. Ben de bu haftaki yazımın başlığını bu ifadeye ayırdım.

Gazeteci Sabahattin Önkibar, Kemal Kılıçdaroğlu’nun 1999 yılında DSP’den milletvekili olmak istediğini, ancak merhum Bülent Ecevit tarafından “kafası karışık ve meçhul biri” denilerek veto edildiğini ileri sürdü. Sabahattin Önkibar yayınladığı son videoda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Önkibar, Kılıçdaroğlu’nun Atatürk ve Cumhuriyet Halk Partisine kuşkuyla baktığını belirterek, ilk siyasi tercihinin DSP olduğunu açıkladı. İddiaya göre 1999 seçimlerinde DSP’den milletvekili aday adayı olan Kılıçdaroğlu’nun dosyası Rahşan Ecevit’in önüne gitti. Rahşan hanımın geniş çaplı araştırma raporunu inceleyen Bülent Ecevit şu ifadeleri kullandı “Böyle kafası karışık, meçhul birini meclise sokmak ülkeye kötülük etmek olur…” DSP’den umudunu kesen Kılıçdaroğlu’nun rotasını 2002 erken seçimlerinde CHP’ye çevirdiğini belirten Önkibar bu geçisin mimarı olarak iş adamı Ethem Sancak’ı işaret etti.

Önkibar, “Ethem Sancak o dönem kendi ifadesiyle Tayyip Erdoğan’a henüz aşık olmamış, eski solcu, yeni büyük zengin kimliğinde ve Deniz Baykal üzerinde etkiliydi” diyerek Kılıçdaroğlu’nun Ethem Sancak referansı ile CHP’ye katıldığını öne sürdü. Kemal Kılıçdaroğlu, kişisel X hesabı üzerinden “Bu ülkenin vicdan sahibi, yurtsever ve asil yurttaşlarına” başlığı ile bir video yayımladı. Yayımladığı video içerisinde CHP içinde dönen tartışmalara yönelik ifadeler kullandı. Kamuoyunda “mutlak butlan” davası olarak bilinen dosyanın istinaf incelemesi sürerken CHP’ye yeniden arınma çağrısı yapan Kılıçdaroğlu, CHP yönetimine eleştirilerde bulundu.

2014 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde Ekmeleddin İhsanoğlu CHP ve MHP’nin ortak çatı adayı olarak gösterilmişti. Ekmeleddin İhsanoğlu ile seçim kazanılamayacağını Kılıçdaroğlu da, Bahçeli de çok iyi biliyorlardı. Hem ne oldu da birbirine taban tabana zıt olan bu iki siyasi parti siyasal İslamcı bir aday üzerinde uzlaşmışlardı? Halk o zaman bunun farkında olmasa da, 2018 yılında AKP ve MHP arasında kurulan seçim ittifakı birçok şeyi açıklamaya yetiyordu.

Kılıçdaroğlu ile ilgili bir çok spekülasyon vardı. Bunlardan en önemlisi 12 Şubat 2022’de kurulan 6’lı masa idi. Bu masanın bileşenlerinden biri olan Meral AKŞENER aynı yıl eski Milliyetçi İşçi Sendikaları Konfederasyonu yöneticileri olarak İYİ PARTİ’ye yaptığımız bir ziyarette, kendisinin Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı çıktığını, adayının Mansur Yavaş olduğunu bize açıklamıştı. Kılıçdaroğlu 2023 genel seçimlerinde 39 milletvekilliğini kendi adaylığı için oyları yüzde sıfırın altında olan partilere peşkeş çekmişti. En fazla vekilliği de DEVA PARTİ’sine, 25 vekili CHP listelerinden verdi. DEVA partisine karşı  bu cömertliğin sebebi neydi..?

4-5 Kasım 2023 tarihinde yapılan CHP 38. Kurultayında CHP Genel Başkanlığını, 13 yıl sonra Kılıçdaroğlu kaybetti ve Özgür Özel Genel Başkanlığa seçildi.

Kemal Kılıçdaroğlu 2022’de CHP genel başkanı olarak yaptığı son ABD gezisinde gazetecileri atlatarak 8 saat kaybolmuştu. Acaba kimlerle görüştü ?!..

BOP eş başkanı olarak görev aldığını ilk açıklayan zamanın Başbakanı Erdoğan’dı. Tabii bunu bir gurur ve övünç vesilesi olarak açıklamıştı. O zamanlar MHP ile (kamuoyuna karşı) kanlı bıçaklı bir görüntü veriyorlardı. Devlet Bahçeli ile birbirlerine hakarete varan öyle sözler sarf ettiler ki; gerçekten birbirlerine düşman kişiler olduklarına herkes inandı. 2018’de iki partinin ittifakı o birbirlerine söyledikleri ağır ithamların sadece birer aldatmaca olduğunu gösteriyordu.

Gazeteci Levent Gültekin’in bir videosunda açıkladığı gibi Kemal Kılıçdaroğlu, 2023 seçimlerinde kazanmak için değil, Diplomasını bugüne kadar hala ortaya koyamamış Recep Tayyip Erdoğan’ı kazandırmak için aday olmuştu. Oysa Mansur Yavaş veya Ekrem İmamoğlu’ndan birini aday gösterse bugün ne Erdoğan Cumhurbaşkanıydı ne de AKP iktidar…

Cumhurbaşkanlığını kaybeden Kılıçdaroğlu amacına ulaşmış, Erdoğan’ı o makama oturtmayı başarmıştı. Tabii MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile birlikte… Tüm bu olaylar birbirine bağlandığında BOP eş başkanlığında Erdoğan’ın yalnız olmadığı, bu görevi Bahçeli ve Kılıçdaroğlu ile birlikte paylaştığı su gibi gün yüzüne çıkmaktadır.

Diğer yandan Bahçeli’nin asıl adı Artin Agopyan olan Apo için “gelsin mecliste konuşsun” çağrıları da bu hain BOP projesi kapsamındadır. Adına “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi” denilen ihanet komisyonu yine aynı proje kapsamında olup terörist başını aklama ve teröristleri affetme amacı taşımaktadır.

Şu anda iki başlı olan CHP’nin Kılıçdaroğlu yönetimindeki parçası fiilen “Cumhur İttifakı” üyesidir. Özgür Özel’in liderliğindeki ikinci CHP ise bu ihanet komisyonuna üye vererek bir anlamda Cumhur ittifakı ile aynı proje için birlikte hareket etmekte, bölücü örgüte destek vermekte ve dolaylı olarak “Cumhur İttifakı”na katılmış görüntüsü arz etmektedir. Özgür Özel’in CHP’si derhal bu ihanet komisyonundan çekildiğini açıklamalıdır. Bu komisyonun üyesi olarak kalmaya devam ettiği sürece, bugün ana dilde eğitim, yarın devletimizden toprak talep edecek olan bölücü örgüte, BOP projesine destek vermiş, aynı zamanda AKP’nin ve Cumhur ittifakının değirmenine su taşımış olacaktır.

Savaş meydanlarında Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş, 103 yıllık bir geçmişe sahip olan CHP’nin, 50 bin kişinin katili terörist başı ve bölücü örgütle birlikte anılması, kendi partililerinin olmasa bile amblemleri olan 6 oktan birinin “Milliyetçilik” ilkesi olması nedeniyle halk olarak bizleri son derecede rahatsız etmektedir.

CHP bu ülkeye lazımdır. Gözlerimiz önünde kanunlar çiğnenerek, yetkisiz mahkemelerce “mutlak butlan” diyerek seçilmiş genel başkanı ve mazbatalı yöneticileri olan kurumsal partinin düşürüldüğü durum, Türk demokrasisine ve yargısına yapılmış bir darbedir. Söz konusu Türkiye Cumhuriyeti devleti ve yüce Türk milletidir. Bu girdaptan tüm muhalefet partileri ve halk olarak el ele vererek çıkabiliriz. Yeter ki; CHP’yi yönetenler 50 bin şehidimizi ve ailelerini, ülkemizin geleceğini göz önüne alsınlar.

Hiç kimse Türk milletinden büyük değildir!

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here