CHP, Kök Salmış Bir Ağaç Gibidir…

0
6

Siyaset sahnesinde bazı partiler vardır… Bir genel başkan gider, parti dağılır. Bir tabela iner, teşkilat buharlaşır. Bir seçim kaybedilir, hikâye biter. Ama bazı siyasi hareketler vardır ki artık bir partiden öteye geçmiştir. Onlar bir toplumsal refleks haline gelmiştir. Bugün CHP’nin karşı karşıya olduğu tablo tam da budur.

Aylarca hesap yapıldı. Planlar kuruldu. Senaryolar yazıldı. Parti içi tartışmalar büyütüldü. Bölünme beklentileri pompalandı. Liderlik krizleri üzerinden umutlar bağlandı. Fakat görünen o ki hesap yapanlar önemli bir gerçeği gözden kaçırdı: CHP bugün sadece genel merkez koridorlarından ibaret değildir. CHP bugün milyonlarca insanın değişim talebidir.

Bir ülkede insanlar artık değişim istiyorsa, hiçbir siyasi mühendislik o talebi sonsuza kadar durduramaz. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Bugün bir ismi hedef alırsınız. Yarın başka bir isim çıkar. Bugün bir lideri tasfiye etmeye çalışırsınız. Yarın yüzlerce yeni lider ortaya çıkar. Çünkü mesele kişiler olmaktan çıkmıştır. Mesele fikrin kendisidir.

*Ağaç Kök Salmışsa…

Bir ağacın dallarını budayabilirsiniz. Gövdesini kesebilirsiniz. Hatta vinçlerle kökünden sökmeye bile kalkabilirsiniz. Ama kökler toprağın dört bir yanına yayılmışsa… İlk yağmurda yeniden filiz verir. İlkbaharda yeniden yeşerir. Bugün CHP’nin durumu da budur. Birileri CHP’yi belirli isimlerle özdeşleştirerek hata yapıyor. Türkiye’nin dört bir yanında belediye başkanları var. İl başkanları var. İlçe yöneticileri var. Parti emekçileri var. Gençlik örgütleri var. Kadın kolları var. Mahalle temsilcileri var. Sandık görevlileri var. Ve hepsinden önemlisi milyonlarca seçmen var.

Bir kişiyi saf dışı bırakırsınız. On kişi çıkar. On kişiyi saf dışı bırakırsınız. Yüz kişi çıkar. Yüz kişiyi susturursunuz. Binlercesi konuşmaya başlar. Toplumsal hareketlerin doğası budur. Bugün artık tartışma AK Parti ile CHP arasındaki sıradan bir seçim rekabetinin çok ötesine taşınmıştır.

Toplumun önemli bir kesimi meseleyi; demokrasi, hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı ve yönetim sistemi tartışması olarak görmektedir. İşte bu nedenle yapılan her baskı, amaçlanan sonucun tam tersini üretmektedir. Çünkü insanlar siyasi tercihlerini baskı altında değiştirmezler. Aksine daha sıkı sarılırlar.

*Seçmeni Dizayn Etmeye Çalışmak

Yakın tarihin en büyük siyasi yanılgılarından biri, seçmenin masa başında dizayn edilebileceğini düşünmektir. Oysa seçmen mühendislik projesi olamaz. Millet laboratuar deneği de değildir. Toplumu düğmesine basılarak yönlendirilen bir makine gibi görmek büyük yanlıştır. Tam tersine… Kendisine neyi düşünmesi gerektiği söylenirse, dönüp bunun nedenini sorgular. Baskı arttıkça direnç büyür. Engeller yükseldikçe mücadele duygusu güçlenir. Bugün Türkiye’nin birçok yerinde hissedilen duygu tam olarak budur.

Bu nedenle karamsarlığa kapılanlar için tarihin değişmez bir kuralını hatırlatmak gerekir. Hiçbir siyasi hareket sadece liderleriyle ayakta kalmaz. Onu ayakta tutan tabanıdır. Örgütüdür. İnancıdır. Mücadele azmidir. Ve bugün görünen odur ki CHP’nin asıl gücü tam da burada yatmaktadır.

*Gecenin Karanlığında Ufuk Aydınlanır…

Bir çoban ateşi yakıldıysa… O ateş artık tek bir noktada kalmaz. Bir kıvılcım diğerine sıçrar. Sonra bir başkasına… Derken gecenin karanlığında bütün ufuk aydınlanır. İşte bu yüzden kökü toprağın derinliklerine işlemiş bir ağacı devirmek sanıldığı kadar kolay değildir. Çünkü gövdeyi yıkabilirsiniz. Dalları kırabilirsiniz. Yaprakları dökebilirsiniz. Ama kökü sökemezsiniz. Ve kökü sökülemeyen ağaçlar, gün gelir yeniden dimdik ayağa kalkar.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here