Körfez’e Dört Yeni Santral Yapılması Çevreciler Tarafından Protesto Edildi

0
250

çevre koruma derneği1İskenderun körfezine dört yeni santral yapılması bölge çevre dernekleri, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri tarafından protesto edildi.

İskenderun Çevre Koruma Derneği, Samandağ Çevre Koruma Derneği, Türk Toros Derneği, Adana Tabib Odası, ÇYDD Mersin şubesi, Hatay Kent Konseyi, Hatay Barosu Çevre Komisyonu ve ÇYDD Osmaniye gibi bölge derneklerinin katılım gösterdiği eylemde, İskenderun’un mahallesi Sarıseki’de faaliyette bulunan Diler Termik Santral ile aynı bölgede yapımı süren Tosyalı, Atakaş santralleri protesto edildi. Protesto eylemine bisikletçi grup renk kattı.

Termik Santrallerin yapılmasını karşı çıkan derneklerin yanı sıra CHP, Vatan Partisi, EMEP, Eğitim İş, Emekliler Sendikası, protesto eylemine katılarak destek verdiler. Eylemde ‘Kömürden ölmek istemiyoruz’, ‘Havamızı kirletmeyin’ gibi sloganlar atıldı. Eylem basın açıklamasından sonra sona erdi. Protesto eyleminde basın açıklamasını Adana Kent Konseyi Çevre Grubu Başkanı Sadun Bölükbaşı ve İskenderun Çevre Koruma Derneği Başkanı Nermin Yıldırım Kara yaptı.

“Ekmeğimizin Temiz Kalmasının Peşindeyiz”

Ekmeğin, suyun havanın temiz kalmasının peşinde olduklarını kaydeden Sadun Bölükbaşı konuşmasında; “Soluduğumuz havanın, suyun, bize ekmeğimizi veren toprakların kirlenmesine izin vermeyeceğiz. Ekmek parası peşinde olan masum halkı iş kapısı diyerek kandırdığınız termik santraller yüzünden tüm toplumun tükettiği ekmek kirlenmektedir. Kısaca biz çevreciler de ekmeğimizin temiz kalmasının peşindeyiz.

Düşük ücretler, kötü iş yeri koşulları ve etrafındaki havayı, toprağı, suyu kirleten yaşam düşmanı kirli ve çöp teknoloji sistemler halkımıza iş kapısı olarak dayatılmaktadır.

çevre koruma derneği2

‘Sana iş veriyorum’ denerek halkın susturulduğu, toplum sağlığının yok edildiği bu düzen değişmek zorundadır. Halkın geleceğini yok etmeyecek, çalışanların hak ettiği ücretin ödendiği, temiz iş alanları açmak işverenlerin ve devletin birinci görevi olmalıdır.

Sarıseki/Payas bölgesi çok dar bir alana bu kadar kirleticinin yığıldığı kötü bir örnektir. Sarıseki/Payas bölgesinde yapılan ölçümler toprakta ağır metal kirliliğini göstermektedir. Partikül madde kirliliği ise gözle görülen boyutlarda belirgindir. Bu bölgede halkın yoğun şikayetçi olduğu kanser vakaları ve kronik akciğer rahatsızlıkları yukarıdaki nedenlere bağlı oluşmaktadır. Partikül madde ölçümleri de körfez havasının yasal değerlerin üzerinde kirlendiğini ortaya koymaktadır. İşte bu nedenle bugün Çukurova halkı olarak İskenderun Körfezinde Sarıseki’deyiz. Bugün ilan ediyoruz ki yaşamlarımızı çalan bu kirli düzene itaat etmeyeceğiz. Gerçek ve kötülüğe karşı aktif ama şiddet unsuru içermeyen direniş felsefesinin öncüsü Gandi gibi olacağız. Sarıseki’de, Arsuz’da, Erzin’de, Yumurtalık’ta her yerde olacağız.

Çevre kirliliği ile mücadele sadece o bölgede yaşayan insanlara bırakılacak bir yöntem değildir. Kirlilik özellikle hava yoluyla çok uzak mesafelere taşınabilmektedir. Tek gökyüzü altında aynı yeryüzünde yaşıyoruz ve başka dünya yok. Yaşam alanlarımızdaki kirlilik geri dönülemez noktalara gelmiştir. Mücadele için yarın çok geçtir. Değişim için fosil yakıtlardan hemen bugün vazgeçmeliyiz” dedi.

çevre koruma derneği3

Kirlenen Toprakların Para İle Yerine Getirilmesi Mümkün Değildir.

Nermin Yıldırım Kara ise tarım arazilerinin yok olmasına dikkat çeken bir açıklama yaptı. Türkiye’de mevcut termik santrallerin ortaya çıkardığı sağlık maliyetinin yılda 11 milyar lira olduğunu hatırlatan Kara; “Hepimizin bildiği gibi Afşin/Elbistan termik santrali yerli kömür kullanmaktadır. Afşin/Elbistan termik santralinin etrafındaki tarım arazilerinde yarattığı radyoaktif kirlilik nedeni ile tarım toprakları kullanılamaz hale gelmiştir ve santral işletmesi çiftçilere tazminat ödemektedir. Yitip giden canların, geri dönülmez şekilde kirlenen toprakların para ile yerine getirilmesi mümkün değildir.

Bu bilimsel gerçeklere rağmen Körfezin Adana kıyılarına 12 İskenderun kıyılarına 4 yeni ithal kömürlü santral planlaması bize yaşam hakkı tanımayan anlayışın ispatıdır. Bu santraller yılda 50 milyon ton kömür yakacak ve bundan çıkan 5 milyon ton kül etrafımızda depolanacaktır. Kısaca tüm Çukurova kömür karasına boyanacaktır.

Bölgemizde ve ülke genelinde planlanan tüm termik santral projelerinden vazgeçilmesini istiyoruz. Her alanda yapılacak işlerde sosyo-kültürel, toplumsal maliyet ve kümülatif etki hesabının yapılması istiyoruz. Bugün şu anlarda bizim gibi yaşam alanları için mücadele veren İzmir/Aliağa’daki dostlarımızı selamlıyoruz” diye konuştu.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here