Dursun Çiçek; “Bu İkinci Milli Mücadeledir”

0
102

Emekli Albay ve CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek; “Bu İkinci Milli Mücadeledir

Atatürkçü Düşünce Derneği Belen Şubesinin organize ettiği ‘Susma ki Cumhuriyet Yaşasın’ adlı konferansa katılmak üzere ilimize gelen Emekli Albay ve CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek, konferansta önce açıklamalarda bulundu, daha sonra katılımcıların sorularını yanıtladı.

Sarımazı Seyran Otel’de düzenlenen konferansa TOBB Genç Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı Devrim Ercan, ADD Belen Temsilcisi Mehmet Bilen ve yönetimi, Hatay’ın diğer ilçelerinde faaliyet gösteren ADD başkan ve yönetimleri, çok sayıda vatandaş katıldı.

Başta kumpas davaları olmak üzere 15 Temmuz’da Ankara’da neler yaşandığı ve bu süreçlerin arkasında hangi karanlık güçler olduğu hakkında açıklamalarda bulunan Dursun Çiçek; “Yine mağduriyet peşindeler. Hollanda’yı Almanya’yı bahane ederek içi boş olan ‘Evet’in altını doldurmaya çalışıyorlar. Hayatta en iyi başardıkları şey bu, mağduriyet edebiyatı.

Bu iktidar 2002’de iktidara geldiğinde önce bir yasayla Toplumla İlişkiler Başkanlığı güvenlik kurumunu kapattı. Şimdi vatan millet propagandası yapan bu iktidar, daha sonra yok Başbakana suikast yapacak cumhurbaşkanına suikast yapacak diye özel Kuvvetleri ve özellikleri bir işgal alanında görev yapacak olan seferberlik daire başkanlığını küçülttü, sindirdi ve emperyalizme teslim etti” şeklinde konuştu.

Suçlu Oldukları Sabit

Türk Silahlı Kuvvetlerinin kumpaslarla etkisizleştirilmeye çalışıldığını savunan Çiçek; “Türk silahlı kuvvetlerini bütün saldırılara açık hale getirdiler. Mustafa Kemal’in milyonlarca askerini hapishaneye tıktılar, bu FETÖ dedikleri militanların, hainlerin önünü açtılar ve Türkiye’yi 15 Temmuz’a taşıdılar. Türk Silahlı kuvvetlerini itibarsızlaştırmak için yapılmış bir kumpastı. Şimdi aldatıldık kandırıldık diye geçiştiriyorlar. Böyle geçiştiremezsiniz, hesabını vereceksiniz. FETÖ’cülerin hükümleri bitmeden bu ortaklarını da hep birlikte yargılayacağız.

5 Ağustos’ta kararı okuyup kaçan hakimlere avukatlarımız şunu söylemişlerdi. Silivri’deki salonlara sahip çıkın. Esas terörist de sizsiniz, darbeci de sizsiniz. Burada sizi yargılayacağız. Bize gülmüşlerdi, ‘Siz kimsiniz. Siz hapisten bile çıkamazsınız’ dediler. 2016’da hepsi kelepçeyi yedi. Şimdi hesap veriyorlar. Bu hesap eksik, siyasi ayakta hesap verecek. Türk yargısı millet adına bu hesabı soracak. Suçlu oldukları sabit! Ancak şunu söylüyor yargı, başsavcılar; ‘İktidarı yargılayacak gücümüz yok. Özellikle 15 Temmuz’dan sonra iyice zayıfladık. Siz iktidardan düşürün yargılamak da bizim boynumuzun borcu olsun’ diyorlar” diye konuştu.

Başkanlığı Kendileri İçin İstiyorlar

İktidarın suçlanmamak, yargılanmamak için elinden geleni yaptığını da öne süren Çiçek; “Anayasa değişikliği sürecindeki güçlü devlet, güçlü hükümet bunların hepsi hikaye. Düşündükleri tek bir şey var, bu suçların hesabını vermemek. Onun için de ne yapmaları lazım, iktidarda kalmaları lazım. Düştükleri anda en yakınlarından tekmeyi yiyeceklerini biliyorlar. Saddam, Kaddafi öyle oldu. Diktatörün sonu belli! O nedenle iktidarda kalmak için her şeyi yapıyorlar. Başkanlık millet için değil kendileri için yaptıkları bir şeydir. Bizde bunu anlatacağız, anlatmak zorundayız” şeklinde konuştu.

Cumhuriyet ve Demokrasiye Sahip Çıkacağız

Devletin kurumlarına saygı duyulmasının bir zorunluluk olduğunun altını çizen Çiçek; “Dönemin genelkurmay başkanı Irak’tan istihbarat geliyor, gidiyor başbakana ‘IŞİD Musul konsolosluğunu basacak orda çok önemli evraklarımız var orayı tahliye edelim, bunu engelleyelim’ diyor. Başbakan şunu diyor; ‘Bizim IŞİD’le çok iyi ilişkilerimiz var. Siz bu işleri bırakın, başka işlerle uğraşın. IŞİD bize böyle bir kötülük yapmaz.’ Bunu mecliste söyledim AKP grubu ayağa kalktı ama devamı gelmedi. Çünkü sordular ağa babalarına; doğru…

Çok geçmeden IŞİD konsolosluğu basıyor, çalışanları rehin alıyor. Aynı başbakan geliyor diyor ki ‘Operasyon yapalım, esirleri kurtaralım, Türk devletinin şerefi, onuru yerlerde sürünüyor.’ O genelkurmay başkanı da diyor ki ‘Sayın başbakanım şimdi biz operasyon yaparız, terörle personelimiz iç içe, bizden de zarar gören olur, onun da suçunu bize yıkarsınız. Sizin IŞİD’le ilişkileriniz çok iyi siz kendinizi kurtarın kendi yöntemlerinizle’ diyor.

Devletin kurumlarına, tecrübesine, bilgisine saygı duymazsanız işte 15 Temmuz’da kaçarsınız, kaybolursunuz, vatandaşı kendini kurtarması için alanlara çağırırsınız. Yanıldık, kandırıldık dersiniz. Devlet böyle yönetilmez. İstanbul Büyükşehir gibi devleti yönetemezsiniz. Şimdi geldiler rejimi değiştireceğiz diyorlar. 94 yıllık parlamenter demokrasiyi değiştireceğiz diyorlar. Buna müsaade etmeyeceğiz.

Bu kadar güvenilmeyen, sicili bu kadar bozuk olan herkesin aldattığı bir kişiye bu ülkeyi emanet etmek en büyük hıyanettir. Bu ikinci milli mücadeledir. 17 Nisan sabah bu hesap sormanın en büyük adımını atmış olacağız. Cumhuriyet ve demokrasiye sahip çıkacağız” şeklinde konuştu. (Haber: Helga TERBİYELİ)

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here