“CHP’nin En Büyük Eksiği Başkanlık Divanının İyi Çalışmaması”

0
77

Eski CHP’li İzzet Seküçoğlu, CHP’nin Politikasını Değerlendirdi…

İskenderun’da uzun yıllar CHP’de siyaset ile uğraşan, şuanda da hiçbir siyasi hareket içerisinde bulunmayan Diş Hekimi İzzet Seküçoğlu, CHP’nin izlediği politikayı değerlendirdi. CHP Genel merkezinin kendi şahsi çıkar ve koltuk uğruna hareket ettiğini söyleyen Seküçoğlu, yaklaşan yerel seçimlerde de aday belirlemesinin nasıl yapılması gerektiğine vurgu yaptı.

CHP’nin toplumun tercih hakları ve özgürlüklerini elinden almış bir şekilde siyaset yaptığını söyleyen Seküçoğlu; “Siyasi partilerde bireylerin hak ve özgürlükleri ellerinden alınmış ise o parti içerisinde sosyal demokrasiden bahsetmek abesle iştigaldir. İşte parti içerisinde seçmenini partiden uzaklaştıran ve partiye olan öz güvenin yitirilme sebebi de bu ilkelerin olmayışıdır. Liberal demokrasilerde; özgürlük, toplumun tercih hakları ve toplumun belirlediği yasalar vardır. Eğer bu unsurlar halkın elinden alınmış ise ki CHP’de alındığını görüyoruz. CHP’de demokrasiden söz etmek mümkün değildir. Çünkü genel merkez kendi şahsi çıkar ve koltuk uğruna bunları ihlal ediyor. Kamuoyu araştırması yapmadan örgütlü elemanlarına danışmadan yandaşlarını seçmenin önüne koyar ve siz bunları seçeceksiniz diye dayatırsa ki dayatıyor, o zaman sandıktan çıkan oylarda o oranda olur. İşte CHP’nin yıllardan beri seçmenine uyguladığı strateji budur. Hani egemenlik kayıtsız şartsız milletindi. Oysa egemenlik yıllardan beri parti genel başkanlarının dudakları arasında. Diğer partilerde bu böyle olabilir. Ama CHP’de olmamalı! Atatürk’ün kurduğu bu partinin özelliği 6 ok! Bunların her birinin ayrı-ayrı değerleri vardır” dedi.

6 oka gönül vermiş sosyal demokratların yaz, kış demeden parti için hiçbir çıkar gözetmeden çalışmış olduklarını ancak bunlara itibar edilmediğini de savunan Seküçoğlu; “Fikirleri sorulmuyor, onure de edilmiyor. Tam aksine hiç yoklarmış gibi tavır takınılıyor. Genel merkez başkan yardımcıları, örgütlenmeden sorumlu başkan ve yardımcıları, partiye emek vermişleri bir tarafa itip kendilerine yakın olabilecekleri, çantalarını kolaylıkla taşıtabilecekleri kişileri il ve ilçe başkanı yapıyorlar. Seçimlerde bunlarında fikir ve düşünceleri sorulmadan listeler yapılıyor ve halk kerhen de olsa bir kısmı bu adaylara oy veriyor. İşte CHP’nin seçimlerde hezimete uğraması bundan dolayıdır. Başka partiler bizi ilgilendirmemeli, CHP’nin bunu uygulaması yadırganır. CHP’den atamaların, adayların ön seçimle üye veya delegelerle yapması daha uygun olur. CHP bunu tereddütsüz uygulamalıdır. İşte bu yüzden Türkiye Cumhuriyeti devletinin gerçek CHP’ye ihtiyacı vardır. Ayrıca, muhalefetin temel amacı sadece hükümeti azarlamak, aşağılamak, halkın gözünden düşürmek, her attığı adımı yanlış göstermek ve her aldığı kararı yanlışmış gibi göstermek olmamalıdır. Ülkede yaşanan tabi afetleri, doğal kazaları ganimet sayıp bunların arkasına sığınmamalı” diye konuştu.

Muhalefetin yerinde olsa takınacağı tutum, izleyeceği yol hakkında da konuşan Seküçoğlu; “Hükümetin aldığı kararların arkasında durup ulusun, toplumun yararına alınan kararları alkışlar, toplumdan uzak kendi yandaşlarının lehine, menfaatlerine, şahsi çıkarlarına alınan kararları halkla paylaşıp onlara engel olmaya çalışırdım” dedi.

CHP’nin en büyük eksiğinin, örgütlenmeden sorumlu başkanlık divanının iyi çalışmaması olduğunu iddia eden Seküçoğlu, “İl, ilçe ve belde belediye başkanları ve teşkilat başkanları denetlenmiyor. Faaliyetleri hakkında bilgi edinilmiyor. Örgütlenmeden sorumlu başkanlar, acaba atadıkları veya seçimle gelmiş il, ilçe, belde başkanlarını gerektiği gibi denetliyorlar mı? Teşkilatlara verilen talimatlar yerine getiriliyor mu? CHP’de en büyük sorun denetleme mekanizmalarının iyi çalışmamasıdır. İnsanlar iki şekilde denetlenir; Allah korkusu yani vicdan korkusu ve hukukla. Denetleyicinin çok dürüst, ahlaklı ve önemlisi cesur olmalı, vicdanı ön planda olmalıdır. Zira denetim neticesi bağlı olduğu kurumu ya yüceltir ya dibe batırır. Af olmamalı! Zira affetmek Allah’a mahsustur. Kul, kulu affederse onu suça teşvik etmiş olur. İyi yapmışsa ödüllendirilmeli kötü yapmışsa mutlaka cezalandırılmalı. Bu ona ders olmalı.

AKP’yi severim veya sevmem ama AKP’nin örgütlü çalışmasını takdir ediyorum diye de beni kimse yadırgayamaz. AKP seçmeni olsun veya olmasın her kesimin nabzına göre şerbet vermesini çok iyi biliyor. Önemlisi tatbik ediyor. Halka seçim öncesi veya sonrası verdiği hizmetleri asla sadaka olarak kabul etmiyorum. CHP bugün Türkiye’de siyasi kurumlar içerisinde mali durumu küçümsenmeyecek kadar iyi. Sende halka açıl, ihtiyaçlarını gücünün yettiğince karşılamaya çalış. Ama bu da göstermelik olmamalı. Belediye başkanlarına, il, ilçe, belde teşkilatlarına bu talimatı ve yetkiyi ver ama mutlaka bunları denetle” şeklinde konuştu.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here