Birlik Beraberlik ve Pazubant (5)

0
41

Değerli okurlarım, şehrimizde havalar ısınmaya başladı, kömüre gerek kalmadı da nohut her mevsimde geçerli. Zaten konumuz bunlar değil.

Uzun yıllar önce bu pazubant hadisesi yoktu. Fakat takımın kaptanı belliydi. Kaptanlık, Liderlik, Pazubant, bunlar sanıldığı kadar kolay bir hadise değildir. Öncelikle milli piyangodan çıkmaz, marketlerde satılmaz. Yani pazubant denilen bu bez parçasının parayla pulla uzaktan yakından ilgisi yoktur.

Sizleri daha çok bilgilendirmek için, futbol oynadığım yıllara dönüp ve de bir iki anımı sunmak istiyorum. Burada duygularımın tavan yaptığını da samimi olarak söylemeliyim. Evet, o dönemde pazubantın ismi bile yoktu. Düşünün ki yan hakemler bile her zaman bulunmazdı. Bu işten anlayanlara rica edilir ve mesele hallolurdu. O rica edilen kişi de, topun taç olup olmadığını bir eşofman üstünü havaya kaldırarak belirlerdi.

O zaman bile, takımı yönlendiren kişi, takımın kaptanı belliydi. Kulüp başkanları bu konuda torpile tevessül etmezlerdi. Öyle bile olsa, o futbolcu kendini hazır hissetmezse kaptanlık görevini kabul etmez ve kibarca reddederdi. Zamanımızın spor ahlakı aynen böyleydi.

Bazı duyguları şöyle anlatabiliriz. İdealist her futbolcunun gönlünde, oynadığı takımın kaptanlığına kadar yükselmek yatar. Demek oluyor ki, kaptanlık hem önemli ve hem de oldukça yüce bir makam. O zamanlar kaptanlar çok itibarlıydı. Kaptan olmak çok şeyler gerektirir. Takımını birçok maçlarda kurtaran, galibiyet ve başarılarda başrol oynayan bir futbolcu mutlaka kaptanlığı hak etmiş değildir. Kaptan olmak, lider olabilmek için donanımlı olmak şarttır.

Bir örnek vermek istiyorum. Brezilya milli takımının dünyayı kasıp kavurduğu dönemlerde ve halen hayatta olan PELE çok önemli bir golcüydü ama kaptan değildi. Çok maçlarını izledim ve o büyük futbolcu sadece gollerin ustasıydı, o kadar. Bunları düşünmemizde bir sakınca yok. Haksız bir seçim sonucu takımın yıldız futbolcusuna “Kaptan sensin” denildiğinde, golcülükten başka hiçbir vasfı olmayan, yani liderlik vasfı bulunmayan, fakat bazı uyanık siyasiler gibi bir gecede değişebiliyorsa, aynı zamanda işler de iyi gidiyorsa bir sorun yaşanmaz.

Aksini düşünecek olursak; hem üretken değil, işler iyi gitmiyor. Bu defa o yıldız futbolcunun ne golcülüğü kalır ne de sporculuğu. Bu defa o oyuncuyu kazanmak için zamana ihtiyaç hâsıl olur. Aynı zaman da hak etmeden o pazubandı taksa bile, hak eden arkadaşları karşısında rahat hareket edemez, eziklik duyar. Performansı düşer, takımına artık yararlı olamaz. Sıradan bir futbolcu olur çıkar.

Şimdi öyle mi? Alt yapıdan gelmiş, takımın bir yerde kıdemlisi ve pazuband kolunda. Bu futbolcu kime laf anlatacak? Çok zor bir iş! Öyleleri takımlarda çok!

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here