“ABD, Petrole Muhtaç Olan Ülkeleri Zapturapt Altına Almayı Hedefliyor”

0
10

Prof. Dr. Mehmet Yuva Ortadoğu ve Türkiye İlişkilerini Değerlendirdi: “ABD, Petrole Muhtaç Olan Ülkeleri Zapturapt Altına Almayı Hedefliyor”

Türkiye-Suriye Dostluk Komitesi Başkanı ve Aydınlık Yazarı Prof. Dr. Mehmet Yuva, hafta sonu, Dörtyol’da düzenlenen çalıştayda Ortadoğu ve Türkiye ilişkileri hakkında bilgiler aktardı. Fourway Otel’de düzenlenen çalıştaya CHP, Vatan Partisi, MHP, AKP gibi partilerden katılımın yanı sıra, gazeteci, iş adamı, narenciye üreticileri gibi üretimden gelen insanlarda katılım sağladı.

İskenderun ve Antakya’dan sonra Dörtyol’da yapılan ve her ay bir ilçede devam edecek olan çalıştayda konuşan Prof. Dr. Mehmet Yuva, ilk olarak Suudi Arabistan, Lübnan’da yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.

Suudi Arabistan’da yaşanana krizle ilgili konuşan Yuva Suudi Arabistan’da 1200 prensin gözaltına alındığını kaydederek; “1200 prensin mal varlıklarına el konuldu. Donduruldu. Bu gelişme özellikle büyük haramilerin, diğer haramilerin mevcut mal varlıklarına, el koyma hadisesi olarak ifade etmek daha doğru olur. Zira 1200 Prensin mal varlıklarına el konulduktan hemen sonra Amerika Birleşik Devletleri, bu şahısların mal varlıklarına, bankalardaki olan büyük mal varlıklarına el koyduğunu ilan etti. Sanırım Suudi Arabistan’daki hadise sadece birilerinin malına el koymak ve talan etmekten ziyade, bununla birlikte Suudi Arabistan’ın bölgede kayıp ettiği birçok savaşın özellikle Suriye ve Yemen’deki savaşın intikamını almak, Katar’la yaşanan krizin intikamını almak, İran’a karşı yeni bir savaş sürecini başlatmak, özellikle de Lübnan meselesi üzerinden, Lübnan Hizbullah’na karşı yeni bir çatışma ve kavganın tohumlarını ekmek…

Bu bölgede düşünülen yeni savaş senaryolarının tatbik edilmesi yönünde ciddi adımların atıldığını görmekteyiz. Bütün bunların herhangi bir yarar sağlayamayacağını görmek mümkündür. Zira hem İsrail tarafından, hem Lübnan ve hatta Suudi Arabistan’ın kendi içinden gelen haberlere baktığımız zaman, birçok kimsenin böyle bir savaşın bölgesel büyük tahribata ve büyük savaşa gideceği, böyle bir savaşın kazanan tarafı olmayacağını, bizzat İsrail askeri ve siyasi kaynakları da ifade etmektedir.

Suudi Arabistan ve İsrail kaynaklı özellikle savaş yönünde bir talep var. Fakat bu talebin yerine getirilmesi için ABD’nin muhakkak dahil olması gerekiyor, bu aşamada Amerika bu işin içinde çok çaplı ve geniş kapsamlı bir savaş niyetinde değil, fakat şunu istiyor; Suudi Arabistan’da 1933’ten sonra faaliyet gösteren dünyanın en büyük petrol Şirketi olan ARAMCO şirketi üzerinden, hem OPEC’e alternatif olmak, OPEC’ten kurtulmak musallat ve hegemonya hareketi ile ARAMCO üzerinden Çin’in, İngiltere’ye kadar uzanan ipek yolu üzerinden vurmak yani bunu engellemek, hem de İran üzerinden ciddi baskı uygulayarak dünyadaki petrol sevkıyatı, petrol fiyatı ve güzergahlarına tamamen tahakküm kurarak, Japonya’yı, Çin’i ve Kore’yi yani petrol’a muhtaç olan ülkeleri zapturapt altına almayı hedeflemektedir. Çin, Amerika’nın önünde ekonomik olarak durmaktadır, eğer bunu başarabilirlerse, Çin’in ekonomik olarak büyük zarar görmesinin önü açılacaktır” şeklinde konuştu.

Amerika, İsrail ve Suudi Arabistan’ın bu bölgede yapmak istedikleri senaryoların olabilirliği hakkında da düşüncelerini paylaşan Yuva; “Hemen söyleyelim; Bu projelerin eğer, Rusya, İran, Çin ve Türkiye, Irak ve İran arasında sağlanan askeri ve ekonomik işbirliği dayanışması daha stratejik iş birliği ve güç birliğine dönüşürse, böyle bir projenin hayat hakkı bulması, mümkün olmayacaktır. Zira böyle işbirliği ve güç birliğinin yürürlükte olduğunu bilmekteyiz. Ancak yeterli değil, zira bir önemli ekonomik, askeri alt yapıyı beraberinde getirmelidir. Bunu yapabildiği zaman bu bölgede yeni savaş senaryoları ve yeni yayılmacı senaryoları men edilebilinir. Bunu yaptığımız zaman bu bölgenin çok yakın zamanda daha istikrarlı, daha huzurlu olabileceğini söylemek, öngörmek mümkündür.

Burada Türkiye’nin çok önemli sorumlulukları olduğunu düşünüyorum. Eğer Türkiye bu sorumluluklarını yerine getirir, bölgesel iş ve güç birliğini sağlayabilirse, bu bölgenin istikrarı ve huzuruna katkılar yapacağına inanıyorum. Bir başka husus Türkiye’nin bugün Irak, İran ve Çin’le ve bölgenin diğer aktörleri ile ortaya koyduğu olumlu ve pozitif enerjisini, artık Ankara ve Şam’ın işbirliği ve güç birliğine dönüşmesi için bir çabaya, açık kapı politikasına dönüşmesini umut ediyoruz. Bunun yapılması halinde bu işbirliğinin en önemli halkası olan Suriye’nin, Türkiye ile birlikte bu işin içinde olması, biraz önce söylediğim senaryolara önemli bir kalkan oluşturacaktır” şeklinde açıklamalarda bulundu. (Haber: İlyas Edip TERBİYELİ)

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here