Peygamber Efendimizin Tuttuğu Oruçlar-2

0
137

Günaydın sevgili okuyucularım. Nasılsınız bu sabah? Peygamber Efendimizin Tuttuğu Oruçlar ile ilgili netten toparladığım bilgileri sizlerle paylaşmıştım dün… Çok uzun bir yazı olmuştu ve ikiye bölmüştüm. Şimdi dünkü yazımızın devamını okuyalım hep beraberce… Sağlık ve sevgiyle kalın sevgili okuyucularım… Yase

* Dünden Devam

Muharrem Ayı ve Âşura Günü Orucu

İbni Abbas Radiyallâhu Anhümâ rivayet ediyor: Peygamberimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem Medine’ye hic­ret buyurduktan sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi. “Bu ne orucudur?” diye sordu. Yahudiler, “Bugün Allah’ın Musa’yı düşmanlarından kur­tar­dığı, Firavun’u boğdurduğu gündür. Hz. Musa Aley­his­selâm şükür olarak bugün oruç tutmuştur” dediler. Bunun üzerine Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem da, “Biz, Musa’nın sünnetini ihyâya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz” buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti. (Ebû Dâvud, Savm: 64)

Bu hususta Hazret-i Âişe Validemiz diyor ki: “Âşûrâ, Kureyş kabilesinin Cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem de buna uygun hareket ediyordu. “Medine’ye hicret edince bu orucu devam ettirdi ve başkalarına da emretti. Fakat Rama­zan orucu farz kılınınca kendisi Âşûrâ gününde oruç tutmayı bıraktı. “Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı.” (Buhari, Savm: 69)

Bu hususta başka bir rivayet de şöyledir: Kays ibni Sa’d ibni Ubâde Radiyallâhu Anhümâ anlatıyor: “Biz Âşura günü oruç tutuyor ve sadakasını ödüyorduk. Ramazan orucunun farz oluşu ve zekat emri inince artık onunla emredilmedik, ondan yasaklanmadık da, biz onu yapıyorduk.” (Nesai, Zekat: 35)

Âşura orucunun fazileti hakkında da şu meâlde hadisler zikredilmektedir. Bir zat Peygamberimiz Sallallâhu Aleyhi Veselleme geldi ve sordu: “Ramazan’dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?” Peygamberimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem, “Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah’ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir” buyurdu. (Tirmizî, Savm: 40)

Yine Tirmizî’de geçen bir hadiste Peygamberimiz Sallallâ­hu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuşlardır: “Âşura gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önce bir senenin günahlarına keffaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum.” (Tirmizî, Savm: 47)

 “Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur” (İbni Mâce, Sıyam: 43) hadis-i şerifi ise, bu günlerde tutulan orucun faziletini ifade ediyor. Bu hadisin açıklamasında İmam-ı Gazalî, “Muharrem ayı Hicrî senenin başlangıcıdır. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayamak daha güzel olur. Bereketinin devamından da ümit edilir” demektedir. Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Âşura Gününe denk getirmemek için, Muharrem’in dokuzuncu, o­nun­cu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiş­tir.

Haram Aylar ve Recep Ayı Orucu

Abbâd ibni Hanif anlatıyor: Sa’id ibni Cübeyr Rahime­hul­laha, Recep ayındaki oruçtan sordum. Bana şu cevabı verdi: İbni Abbas Radıyallahu Anhümâyı dinledim, şöyle demişti: “Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem Recep ayında, bazı yıllarda öyle oruç tutardı ki biz, ‘(Galiba) hiç yemeyecek (ayın her gününde tutacak)’ derdik. (Bazı yıllarda da öyle) yerdi ki biz, ‘(Galiba) hiç tutmayacak’ derdik.” (Buhari, Savm: 53; Müslim, Siyâm: 179; Ebû Dâvud, Savm 55)

Mucesetü’l-Bahilî Radiyallâhu Anh rivayet ediyor. Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurdu: “Haram aylarından bazısını tut, bazısını bırak, haram aylarda tut ve bırak, haram aylarda tut ve bırak.” Bâhilî diyor ki: “Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem ‘Tut’ dedikçe, üç parmağını yumdu, ‘Bırak’ deyince de üç parmağını bıraktı.” (Ebû Davud, Savm: 54)

Böylece Peygamberimizin o zata, “Üç gün tut, üç gün ara ver” dediği anlaşılıyor. Haram ayları, Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarıdır. Recep ayında devamlı olarak bir ay boyu oruç tutmak uygun görülmüyor. Bunun sebebi, Recep ayının Ramazan ayına benzemesinden kaçınılmasıdır.

Şaban Ayı Orucu

Enes Radiyallâhu Anha rivayet ediyor: Peygamberimiz Sallallahü Aleyhi Vesellemden sordular: “Ya Resulallah, Ramazan’dan başka en faziletli oruç ayı hangi aydır?” Peygamberimiz Sallallahü Aleyhi Vesellem: “Ramazan’ı tazim için (Ramazan hürmetine) Şaban’da tutulan oruçtur” cevabını verdi. (Tirmizî, Zekât: 28) Başta Hz. Âişe Validemiz olmak üzere sahabilerin beyanına göre, Peygamberimiz Sallallahü Aleyhi Vesellem bazen Şaban ayının tamamını, çok kere de çoğu günlerini oruçlu geçirirdi.

Üsame ibni Zeyd Radiyallâhu Anhümâ da bu konuda Resulullah Sallallâhu Aleyhi Veselleme şu soruyu soruyor: “Yâ Resulallah, Şaban ayında tuttuğunuz kadar hiçbir ayda oruç tuttuğunuzu görmedim.” Peygamber Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurdu: “Recep ve Ramazan ayları arasında şu Şaban ayında insanlar gafildir. Bu öyle bir aydır ki, ameller, Âlemlerin Rab­bi­ne bu ayda yükseltilir. Ben oruçlu iken amellerimin yükseltilmesini severim.” (Neseî, Savm: 70) Zaten Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesel­lem diğer aylara göre Şaban’da daha çok ibadet ederdi. “Şaban benim ayımdır”, “Şaban günahları temizleyendir” buyurarak Şaban ayının değerini yüceltirdi. (Keşfu’l-Hafâ, 2:9) Hz. Davud orucu nasıldı?

Abdullah ibni Amr ibni Âs Radiyallâhu Anhümâ anlatıyor: Ben her gün oruç tutuyor, her gece de Kur’ân okuyor­dum, hatmediyordum. Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesel­le­me ben yanındayken benim halim anlatıldı, yahut o bana bir haberci yolladı da bunun üzerine kendisine gittim. Yanına varınca bana: “Ey Abdullah, her gün oruç tuttuğun ve her gece Kur’ân okuduğun bana haber verilmedi mi sanırsın?” buyurdu. “Evet, yâ Resulallah, öyle yapıyorum ve bununla hayırdan başka bir niyetim yoktur” dedim.

Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem, “Her aydan üç gün oruç tutman, şüphesiz sana yeterlidir.” Ben, “Yâ Resulallah, ben bundan daha fazlasına güç yeti­re­bilirim” dedim. Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurdu: “Şüphe yok ki, eşinin, senin üzerinde bir hakkı vardır. “Ziyaretçilerinin senin üzerinde bir hakkı vardır. “Bedeninin senin üzerinde bir hakkı vardır. “Bütün bu hakları yerine getirerek Allah’ın peygamberi Da­vud Aleyhisselâmın orucunu tut. Çünkü Davud Aleyhis­se­lâm insanların en çok ibadet edeniydi.”

Ben, “Yâ Resulallah, Davud Aleyhisselâmın orucu ne ka­dar­dı?” diye sordum. “Davud Aleyhisselâm bir gün tutar, bir gün tutmazdı” dedi. Sonra, “Ayda bir Kur’ân’ı okuyup hatmeyle” buyurdu. “Yâ Resulallah ben bundan daha fazlasını yapabilirim” dedim. “Öyleyse yirmi günde bir okuyup hatmeyle” buyurdu. “Yâ Resulallah, ben bundan daha hızlı okuyabilirim” dedim.

“Öyleyse Kur’ân’ı on günde bir okuyup hatmeyle” buyurdu. “Yâ Resulallah, ben bundan daha fazlasını okuyabilirim” dedim. “Öyleyse yedi günde bir okuyup hatmeyle,” buyurdu. “Artık bundan fazlasını da yapma. Çünkü eşinin senin üzerin­de bir hakkı vardır. Ziyaretçilerinin de senin üzerinde bir hakkı vardır. Kendi bedeninin de senin üzerinde bir hak­kı vardır” buyurdu.

Abdullah der ki: “Ben ibadet isteğinde şiddet gösterdikçe benim bu arzum yerine getirildi.” Yine der ki: “Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem bana hitaben, ‘Sen bilmezsin, belki de ömrün uzundur’ buyurdu.” Yine der ki: “Sonra ben Resulullah Sallallâhu Aleyhi Ve­sel­lemin benim için söylemiş olduğu uzun ömre ulaştım. Yaş­landığım zaman, keşke Resulullah Sallallâhu Aleyhi Ve­sel­lemin bana teklif ettiği ruhsatı kabul etseydim, diye arzu ettim.” (Müslim, Sıyam: 182)

Günün Şiiri

Ramazan

Uyansın müminler gözünü açsın
Gözüyle beraber gönlünü açsın
Senden benim gibi dosta muhtaçsın
Mümini, mümine sevdir ramazan

Zengini, fakiri el ele versin
Şerden uzak dursun hayrı önersin
Hoşgörü her şeyden en önce gelsin
Mümini mümine sevdir ramazan

Ağızlar bağlansın açılsın eller
Zekâtı vermeyi nefis engeller
Zekâtını versin bütün zenginler
Mümini mümine sevdir ramazan

Ramazanı sebep kıldık duaya
Yalvarırız elbet yüce Mevlaya
Müslüman olarak geldik Dünyaya
Mümini mümine sevdir ramazan

Celebiyem gönül güzellik ister
Münafık kin, nefret rezillik ister
Sende bir kula bir tebessüm göster
Mümini mümine sevdir ramazan

Güngör CELEP

Ramazan Hikâyeleri

Ebubekir (r.a.) Oruç Açıyor

Hazreti Ebubekir kavurucu bir yaz günü oruç tutmuş ve akşam iftar sofrasında sadece bir tas soğuk su vardır İftar vakti gelince soğuk su ile orucu nu açmak için bardağı ağzına götürdü. Fakat bardağı ağzına götürmesiyle bırakması bir oldu. Ve hıçkırıklara boğuldu bir oldu. Yanındakiler Hz. Ebubekir’in bu haline bir anlam vermediler. Hz. Ebubekir kendine gelince neden bir anda hıçkırıklara büründüğünü sordular. Hz. Ebubekir şöyle cevap verdi:

Bir gün Allah Resulü (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ile otururken eliyle hareketler yapıyordu. Sanki karşısında birisi varmış gibi ona git diyordu sordum.

-Ya Resullailah elini iter gibi hareket yapıyordunuz? Diye sordum.

Şöyle cevap verdi;

Dünya yanıma geldi kendini bana kabul ettirmek istedi, git dedim kendini bana kabul ettiremezsin dedim.

-Yeminler olsun sana, sen benden kaçıp kurtulsan senden sonrakiler benden kurtulamayacaklar kendimi onlara kabul ettiririm.

Hazreti Ebubekir: -Bende bu soğuk suyu içerken dünyayı kabul edenlerden mi oldum diye ağladım.

O soğuk su içerken bunu düşünüyorsa biz soframıza inip kalkan yemekler için ne demeliyiz? Dünyanın kullarıyız dersek doğru olur mu?

(Kaynak: Orucu Yaşayanlar, Salih Büte, Kayıhan Yayınları, 2007)

Ramazan-ı Şerif ile İlgili Ayet ve Hadisler

Ey îman edenler! Sizden önceki (ümmet)lere yazıldığı gibi, sizin üzerinize de oruç tutmak yazıldı (farz kılındı). Olur ki bu sâyede takvâya erersiniz. Bakara–183

Oruç (günlerinin) gecesinde eşlerinizle cinsî ilişki kurmanız size helâl kılındı. (Haramdan korunmak ve sükûnete kavuşmanız için) onlar sizin için bir elbise, siz de onlar için bir elbisesiniz. Allah (onlara yaklaşmamakla) nefislerinizin arzularına karşı zâfiyet göstereceğinizi bildi de tövbelerinizi kabul edip, sizi bağışladı. Artık bundan böyle onlara yaklaşın ve Allah’ın sizin için yazdığı (takdir ettiği) şey (nesl)i isteyin. Beyaz iplik siyah iplikten (fecrin aydınlığı, gecenin karanlığından) seçilinceye (tanyeri ağarıncaya) kadar yiyin, için, sonra da orucu akşam oluncaya (iftar vaktine) kadar tamamlayın. Fakat, mescidlerde i’tikâfa (ibâdete) çekilmiş iken kadınlarınıza yaklaşmayın. Bu (hükümler) Allah’ın sınırlarıdır; sakın sınırlara yaklaşmayın! Allah, sakınıp korunsunlar diye âyetlerini insanlara böyle açıklar. Bakara–187

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here