Olimpiyatlar mı Dediniz? (2)

0
68

Değerli okurlarım, olimpiyatlar insanın zekasını da geliştiriyor demiştim ya. ‘Bundan önceki olimpiyatlarda neler yapmışız? Başarı oranımız nedir?’ onlara şöyle bir bakalım. Bu konuda bir çaba sarf etmedim. Sadece bugün oynayacak (Yeni Erzurum Stadı’nda) Süper Kupa finaline konsantreyim. Gazeteye şöyle bir göz atayım dedim gördüm ki, altınımız da, gümüşümüz de çoğalmış. Maşallah, daha da çoğalırlar inşallah… Madalya kazanmanın raconun da, ülke büyüklüğü, nüfus yoğunluğuyla bulunmaz. Sadece çok çalışmak yatar. Rakiplerinin gücü, performansı fazla önemli değil, senin onlardan daha fazla çalışman başarıya götürür.

* * * * * *

Yeni Erzurum Stadı’nda oynayan Galatasaray-Fenerbahçe Süper Kupa finalinde de daha çok arzulu taraf kupanın sahibi oldu. Olimpiyatlara geleceğim. Bildiğiniz gibi, yavaş-yavaş istifalar başladı bile. İstifalar soruna çözüm mü? İşte onu bilemiyorum. Bildiğim ve inandığım, Süper Kupa finalinde çok güzel şeyler olmalıydı. Beklentilerimizden bir tanesi bile gerçekleşmedi ve zaten öyle ortamda mümkün de değildi.

Olimpiyatlarda olduğu gibi, güzellikleri göz göre-göre elimizden kaçırıyoruz. Daha sonra yakalamakta mümkün olmayabilir. Öncelikle, dört yıl sonrasını gören canlar sevinsin. Dört yıl sonra, bazı sporcular yaş sınırını aşabilir, yani yaştan da kaybedebilirler. 2012 Londra Olimpiyatlarında beş madalya kazandık. Şimdiye kadar kazandığımız madalyalar güneş, tekvando, boks sporları üzerine yoğunlaşıyordu. Yani bu sporlardan kazandığımız madalyaları normal sayıyoruz, sürpriz değil. Ancak, Türk spor tarihinde, bugüne kadar rastladığımız, adını bile anamadığımız çok büyük bir başarıya imza attı kızlarımız. 1500 metre finalinde Aslı Çakır Alptekin ve Gamze Bulut yarıştılar. İnanmakta, düşünmekte çok zor… İki kızımız da yarışı en önde bitirdiler.

Olimpiyatlara tekrar döneceğim de süper kupa finalinden neler bekliyorduk, bizlere neler verecekti. Biraz da o yönüyle değerlendirelim. İnanın ki, Erzurum’da bir milat olabilirdi, olmalıydı da… Sporumuz için, futbolumuz için, fair-play için, barış ve dostluk için, sevgi ve saygı için, herkese bir örnek, bir ders olması için. Heyhat, heyhat ki heyhat! Bu güzellikleri boşuna bekliyoruz. Tayinle gelmiş bir federasyon (tayinle bile neden geldiyse, o görevi başarı ile ifa etti. Bundan sonra kimlere çalışacak ve başka bir ifade ile kimlerin canını yakacak ve düşünceleri de o şekilde yoğunlaşmıştır ) işte öyle bir federasyon. Çok ilginçtir ki, o federasyona bile güvenmek zorundayız. Dikkat ederseniz, polis devleti neler yapıyor. Federasyonları bile polisleştiriyor. Kolay değil, kör ile yatan şaşı kalkarmış!

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here