Yaşlı Olmak

0
5

Emekli Öğretmen Suphi ULUSOY…

Değerli okuyucularım, hepimizin bildiği gibi canlılar doğar, büyür, gelişir ve sonunda ölür. İnsanlar, hayvanlar ve bitkileri, Allah öyle yaratmış ki hepsi aynı değildir, çeşitli renkte ve ırkta insanlar, çok çeşitli hayvanlar ve sayamayacağımız şekilde bitkiler yaratmıştır.

Bu canlılar içinde Allah, en güzel insanı yaratmış ve diğer yarattıklarını da insanın emrine vermiştir. Yaşlanmış insanlar, yaşlanmış ağaçlar, yaşlanmış hayvanları görebiliyoruz.

Allah insanı öyle yaratmış ki düşünme, yapma, karar verme yetisi vermiştir. Daha doğrusu insana akıl vererek diğer canlılardan oldukça daha özenle yaratmıştır.

İnsan daha ana karına düşer düşmez orada bir hayat bulmaya, anasından beslenmeye ve büyümeye başlar. Ancak bazı bebekler daha doğmadan ölür, bazıları doğum sırasında ölür, bazıları da daha büyüyemeden gelişemeden, yaşlılıklarını göremeden hayattan kopup giderler.

Dünyaya gelen bazı insanlar ise büyür, gelişir, çocukları olur, ancak genç yaşta hayattan kopar, çocuklarını yetim veya öksüz bırakırlar. Bazıları da çocuklarını büyütür, torunlarını görür, yaşlanır ve uzun bir yaşlılık dönemi geçirirler. Yaşlanmak her insana nasip olmaz, ancak her yaşlanan insan da rahat bir yaşam süremez.

Dikkat ederseniz ilçemizdeki veya başka ilçelerdeki yaşlılar genelde parklarda veya yerel yönetimlerin açtıkları yerlerde ücretsiz çay ve kahve içerek zaman geçirmektedirler. Oysa ömürlerinin bu son günlerinde onların da arada bir güzel pastanede veya kafede zaman geçirme hakları yok mudur?

Birçok yaşlı erkek veya kadın çocuğunun yanında değil de kendi evlerinde veya bakımevlerinde yaşamlarını sürdürmektedirler. Sorulduğunda ‘Ah kardeşim kendi evimde daha rahat ediyorum’ diyorlar.

Bazı çocuklarda ana veya babalarını bakımevlerine, darülacezeye veya huzurevlerine bırakıyor hatta daha sonra onları hiç sormuyorlar.

Yaşlılık, yaşlanmak çok zor… ‘Allah kimseyi kimsenin eline bırakmasın!’ diyor yaşlı insanlarımız, maaş da az veya yetmiyor diye konuşuyorlar.

İlimizde, devletimize ait Antakya’da bir huzur evi bulunmakta olup; birçok ilden daha büyük ilçemizde ise devletimize ait huzurevi veya belediye tarafından yönetilen bir bakımevi bulunmamaktadır.

İlçemiz Belediye Başkanı Mehmet Dönmez’in ilçemiz genelinde çok önemli ve yararlı çalışmalar yaptığını biliyor ve görüyoruz. Bunun yanı sıra ihtiyacı olan yaşlılarımız için de belediyemiz veya varlıklı iş adamalarımızın bir bakımevi yapmaları veya yaptırmaları yönünde çalışmaları da olursa çok dua alır ve büyük bir eksikliği de gidermiş olacaklardır. İlçemizin buna çok ihtiyacı vardır.

Yapılacak olan bakımevi veya huzurevlerine diğer vatandaşlarımız tarafından yardım ve bağışlar yapılır, hatta gönüllü olarak çalışacak insanlarımızın bile olacağını düşünmekteyim.

İlçemiz Belediye Başkanı Sayın Mehmet Dönmez’in bu konuya önem ve özen göstereceğini umut ederek, ilçemize böyle bir hayır eserinin yapılması yönünde ilk adımı atmasını bekler, çalışmalarında başarı ve sağlıklı günler dileklerimle, mutlu yarınlar dilerim.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here