Yüksel; “Söndürdükleri Demokrasi Işığını Tekrar Yakacağız”

0
15

Cumhuriyet Halk Partisi Belen İlçe Başkanı Fevzi Yüksel; “Söndürdükleri Demokrasi Işığını Tekrar Yakacağız”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Belen İlçe Başkanı Fevzi Yüksel, ilçe binasında gerçekleştirdiği değerlendirme toplantısında güncel konulara değindi.

İlk olarak geçtiğimiz günlerde bölgede yaşanan yangın ile ilgili açıklamalarda bulunan Yüksel; “Panik halinde 2-3 gün süren bir süreci yaşadık, içimiz yandı, geleceğe emanet edeceğimiz ormanlarımız yandı. Ormanların içerisinde yaşayan canlarımız yandı ve derin bir yara bıraktı. Yapılan araştırmalar sonucu sabotaj olduğu kesinleşmiş durumda. Ben ilk günden beri bunun bir sabotaj olduğunu, doğal bir yangın olmadığının altını çizdim. Yerleşim yerlerine yakın yerlerde, sanki insanlarımızın canına kast eder bir şekilde yangınlar çıkartılmıştır. Bunu kim yaparsa yapsın onları lanetliyorum.

Er geç bunun bedelini ödeyeceksiniz. Yapanların, yaptıranların, talimatı verenlerin peşini bırakmayacağız. Son yapılan açıklamada 2 kişinin tutuklandığı ifade edildi. O iki kişinin arkasında kaç kişi varsa tüm güçler, tüm hainler, malımıza ve canımıza kast eden kim olursa olsun bu hainler bulunmalı ve en ağır ceza verilmelidir. Bölge halkımıza çok geçmiş olsun diyorum. Bu yaraları hep beraber saracağız, hep beraber bunun altından kalkacağız.

Hatay uzun yıllardır karıştırılmak isteniyor. İç kaos çıkarılmak isteniyor. Bu emeller hiç bitmedi. Reyhanlı patlamasından bu yana bu emeller devam ediyor ve devam edecek. Biz bunun bilincinde olacağız, buna hazırlıklı olacağız. Hatay halkı her zaman olduğu gibi, tüm hainlere gereken cevabını vermiştir. Biz biriz demiştir. Bizi birbirimize kırdıramazsın demiştir. Tüm yaşayan etnik unsurlarla et tırnak gibiyiz, bizi birbirimize kırdıramazsın. Onun için elinizi Hatay’dan çekin. Hatay büyük bir ildir, Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün bizlere emanetidir. Onun emanetini çiğnetmeyeceğiz, çiğnemeye gücünüz yetmeyecek.

Bizi iç kargaşaya sürüklemeye, hiçbir terör örgütünün, hiçbir hainin gücü yetmeyecek. Çare nedir? Onlara inat bir ve diri olacağız. Daha çok kucaklaşacağız. Bu yanan ormanlarımızın her karışını tekrar yeşile kavuşturacağız. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak hazırız Yangın söndürmede cansiperane görev yapan itfaiye ekipleri, AFAD ekipleri ve emniyet güçlerimize teşekkür ediyorum hepsinin yüreğine emeğine sağlık” şeklinde konuştu.

Makam Aracına Değil Yangın Söndürme Uçağına İhtiyacımız Var

Ülkede çok fazla israf olduğunu, bu israfın yerine yangın söndürme uçakları gibi elzem şeylere kaynak ayrılması gerektiğini savunan Yüksel; “Bu ülkenin ambulansa, yangın söndürme uçağına ihtiyacı var. Türkiye dış güçlerin bölmek, parçalamak istediği güzel bir ülke… Yarın terör örgütleri, içerideki hainler, başka terör örgütleri, başka dış güçler her türlü eylemi yapabilir, biz buna hazırlıklı olacağız. Türkiye israf denizinde yüzerken, Türkiye’nin gelirleri yandaşlara peşkeş çekilirken, hortumlanırken Türkiye’nin yangın söndürme uçağına ihtiyacı var yüzlerce makam aracına değil.

Teknolojide gelinen noktada gece bile yangını söndürecek uçaklar var neden bunları almıyorsunuz? Yarın bir sabotaj yapılmayacağının garantisi var mı? Nerede uçaklar? Şu anda Türkiye’deki yangınlara 3 veya 4 uçakla müdahale ediyoruz. En az 20 tane modernize edilmiş yangın uçağına ihtiyacımız var. Durum iç açıcı değil. Ekonomi kötü durumda, dış politika kötü durumda, Türkiye savruluyor, yönetilmiyor. Türkiye’nin acilen bir erken seçime ihtiyacı var çünkü yönetme kabiliyetini kaybeden bir iktidar ile baş başa kaldık” dedi.

Anayasa Mahkemesinin Enis Berberoğlu hakkında verdiği ‘Bir haksızlık yapılmıştır milletvekili olabilir’ kararına karşılık yerel mahkemenin ‘Anayasa Mahkemesi’nin kararını ben tanımam’ şeklindeki çıkışını sert bir dille eleştiren Yüksel; “Ülkeyi getirdikleri şu manzaraya bakın. Bunu biz hak ediyor muyuz? Hukuk sistemi çökerse, birbiri ile çatışır hale gelirse bir ülke ayakta kalabilir mi?” diye konuştu.

Aşıda da Sınıfta Kaldılar

Hükümetin grip ve zatürree aşısı konusunda da sınıfta kaldığını öne süren Yüksel; “Üç kuruşluk maske dağıtamayanlar şimdi zatürree ve grip aşısında da sınıfta kaldı. Belen ilçemize 150 civarında zatürree aşısı geldi. Binlerce insanımızın çeşitli rahatsızlıkları var, 65 yaş üstü o aşıyı vurulmak zorunda. Şu anda zatürree aşısı başka yok gelmeyecek. Bütün sağlıkçılar grip aşısını mutlaka vurulun diyor, Türkiye’de grip aşısı yok. Gelecek deniyor, en az 10 milyon grip aşısına ihtiyacı olan ülkemizde verilen sipariş sadece bir buçuk milyon” dedi.

Türkiye’de Can Güvenliği Yok

Ülkenin pek çok konuda kötü durumda olduğunu kaydeden Yüksel; “Çeşitli bahanelerle 2003 yılında öldürülen kadın sayısı 83’tü, 2020 yılının ilk 9 ayında 370’e yüksel. Türkiye’de can güvenliği yok, mal güvenliği yok, durum içler acısı.

Tek adam rejiminden, bu ucube sistemden mutlaka kurtulmamız lazım. 16 Nisan’daki referandumda Türkiye’nin milli egemenlik ışığı, demokrasi ve özgürlük ışığı, hoşgörü ışığını söndürdüler. Tekrar yakacağız.

Bir ülkede hukuk tanımazsanız demokrasi ve devlet çöker, bir ülkede bilimi, ilmi tanımazsınız toplum çöker. Onun için karanlığı bir an önce yıkacağız. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk milli mücadele öncesi şu tespiti yapmıştır; ‘Uçurumun kenarındayız, bizi canlı canlı mezara atıp gömmek istiyorlar, son bir cüretle belki kurtuluruz.’

Ben de herkesi, bu bayrağı, bu vatanı seven, gelecek nesillere güzel bir ülke bırakmak isteyen herkesi son bir cüretle ayağa kalkmaya davet ediyorum. O tarihte o cüreti gösterenler kadar cesur olmaya, kahraman olmaya davet ediyorum. Bu memlekete, bu bayrağa, bu vatana sahip çıkmaya davet ediyorum” şeklinde açıklamalarda bulundu. (Haber: Helga TERBİYELİ)

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here