Tek Adam Yönetimi, Freni Boşalmış Kamyona Benzer…

0
95

80 milyonluk Türkiye’nin yönetimi kesinlikle tek kişiye verilmez. Çoğulcu parlamenter sistem ile yola devam etmek ve sistemin aksayan yönlerini düzenlemek en akılcı iş.  Boş kâğıda yazılacak bir kararname ve tek imza ile ülkeyi yöneten tek adam, çok şeyi değiştirebilir. Tek adam biri ya da birilerince kandırılırsa, FETÖ’nün kırk, elli yılda yapamadığı hainliği birileri bir gecede yapabilir. Tek adam yönetimi, freni boşalmış, patlamış kamyona benzer. Denetimsizlik, aşırı güç, tek adam etrafında toplanan akraba ve menfaat grupları devleti tek başına yöneten kişiyi yoldan çıkarır ve onun yaptığı yanlış işlere de “çok doğru yaptınız efendim” şeklinde onay verirler. Kıcı’dan, Belen’den, Sarımazı’dan  freni boşalarak aşağıya doğru inen frensiz kamyonların, İskenderun girişinde başımıza ne işler açtığını çoğumuz hatırlıyor ve biliyoruz. Son 22 yılda durdurulamayan kamyonlar neticesi, 40 aşkın insanımız yaşamını yitirdi, 100’e yakın kişi yaralandı, 60 kadar aracımız yani milli servetimiz de zarar gördü.

*Zincirleme Felaketler

Tek adam yönetimi aynen freni boşalan kamyona benzer. Tonajı denetimsiz, trafik kontrolleri yetersiz, trafik muayene istasyon denetimleri göstermelik, fren sistemi bakımsız ve güçsüz, rampadan inerken küçük vitesle inmek gerekirken yüksek vitesle hatta vitesi boşa alıp doludizgin giden kamyon aynen tek adam yönetimine benzer. Kontrolden çıkan kamyon nasıl zincirleme felaketlere yol açarsa, tek adam yönetimi de 80 milyonluk ülkede başımıza çok büyük işler aşar. Mevcut çoğulcu parlamenter sistem, yasama, yürütme ve yargının bir birini denetlediği, bir başka ifadeyle her daim emniyet ve fren sistemlerinin olduğu bir yönetim biçimidir. Tek adam, kafasına eseni yapamaz. TBMM’ini devreden çıkaramaz…

*Parlamenter Sistem, Kaçış Rampaları Barındırır

Başbakanlığı ortadan kaldıramaz. Yargı bağımsızlığını tam anlamıyla eline geçiremez. Basının tamamını susturamaz. Bazı medya kuruluşları tek elden yönetilse bile hepsi tepeden tırnağa sansürlenemez. Sosyal medya ve internet erişimine günlerce erişim engellemesi getirilemez. Mevcut sistemde aksayan yönler olmakla beraber, tek adam anayasasına göre halen yürürlükte olan sistem çok önemli bir nimettir. Çoğulcu parlamenter sistem üçlü, dörtlü ya da çoklu denetim ve fren sistemleri, güvenceleri yanında, freni boşalan kamyonlar için özel olarak hazırlanmış Kaçış Rampalarını barındırır. Freni patlamış kamyonun, önüne çıkanı ezme, önüne çıkana çarpma ve sağa sola zarar verme olasılığı çok yüksek olan araçları ve onların sürücülerini de kontrol altına alabilen, olası verilebilecek zararları en aza indiren bir sistemdir…

freni patlamış kamyon gibi ile ilgili görsel sonucu

*Spor, Siyasete Alet Edilmiştir

Tek adam rejimi, sonu belli olmayan bir yol, kargaşa, adaletsizlik, özgürlüklerin her alanda kısıtlanması, sendikaların ya hiç olmadığı ya da şeklen olduğu, işverenin her şekilde emekçileri köleleştirdiği, keyfi, kişiye, akrabalara ve yandaşlara özellik ve güzellik getiren bir yönetim biçimi olur. Gerçek bu derece gün gibi ordayken, bazı makam sahipleri tek adam rejimine şirinlik olsun diye “Evet” şovları gerçekleştiriyorlar. Tarafsız olması gereken Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören 2. Futbol Zirvesi’nde, zirveyi, siyasi propaganda ve arenaya dönüştürerek, sporu ya da futbolu siyasete alet ederek çok yazık etti. Aynı hatayı yapan Kulüpler Birliği Başkanı Göksal Gümüşdağ’da ayıp etti. Bu ikili, mevcut makamlarını sağlamlaştırmak adına, Türk sporunu ve futbolunu ateşe atmışlardır. Yarın tribünlerde sportif taraftar ve takım destekleme sloganları dışında, siyasi sloganlar ve stat içi siyasi kavgalar meydana gelirse kimse şaşırmasın…

*Tek Adam Kimi İşaret Ederse, O Futbol Takımı Şampiyon Olacaktır

Oysa Yenikapı Ruhu’nda tüm futbol takımlarının kardeşliği ve takım flaması yerine Türk Bayrağı’nı taşımak esastı. Demirören ve Gümüşdağ’ın yaptığı, yaramışlık satmak adına, futbolu, sporu alenen siyasete bulaştırmaktır. Unutmadan yazmak isterim. Tek adam rejiminde, ülkeyi tek başına yöneten kişinin işaret edeceği futbol takımı şampiyon olacak, aksi hiç şekilde mümkün olmayacaktır. Türk futbolu, kulüp yönetimleri ve hakemler zorla açılan bu sayfaya seve-seve uymak zorunda kalacaklardır!…

*Turizm Sezonu Açılıyor ama Turizmcilerimiz Çok Zorda

Ben kendi adıma, ülkemin sonu belli olmayan maceraya atılmasına, futbola siyaset karıştırılmasına karşıyım. Türkiye’nin öncelikli sorunu, terörle mücadele ve ekonomidir. Ekonomi bıçak sırtının da altına inmiştir. Komşu ülkelerde ve Avrupa da dostumuz kalmamıştır. Yanlış dış politikalar ve Avrupa ülkeleriyle atılma ve kavga bizi ekonomik manada daha da zora sokabilir. Turizm mevsiminin açılacağı şu günlerde Almanya, Hollanda, Danimarka gibi ülkelerle atışmak, can çekişen turizmcilerimize, ülkemize büyük zarar veriyor. Bu yıl Hollandalı ve Alman turistlerin ülkemize gelmeleri şüphelidir. Avrupa’ya yaş sebze ve meyve ihracat eden ihracatçılarımız çok tedirgindir…

*Hemen Masayı Devirmek Doğru Bir Davranış Değil  

Hollanda’nın, Almanya’nın yaptıkları elbette terbiyesizlik ve hadsizliktir. Ben dahil her Türk vatandaşı bu şartlarda her daim Türkiye’den olur. Ancak bunun karşılığı hemen rest çekmek ve ortak ekmek yenilen masayı devirmek olmamalıdır. Masa devrilirse o masadan ekmek yiyen yüzlerce, binlerce yurttaşımız da mağdur olur, Türkiye ekonomisi daha fazla çıkmaza girer. Ülke ve yurttaş çıkarı, önüne gelen ülkeye posta koymakla olmaz. Vatan çıkarı biraz da vatandaşının ve ülkesinin ekonomik menfaatlerini düşünmekle olur. 16 Nisan 2017 referandumunda, tercihim “Hayır” olacaktır. Türkiye’m ve milletim için her konu, hayır olur inşallah…

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here