Spor, Temizlik Aracı Değildir (3)

0
3

Değerli okurlarım, futbol şu son 1-2 yıldır ruhumuzu temizlemediği gibi, içimizi de, ruhumuzu da alabildiğine kararttı. Bir başkası bizleri kandırmadı tanımadığımız birisi bizi oyuna getirmedi. Biz ulus olarak oturduğumuz dalı keserek hep beraber zemine çakıldık. Bu olumsuzluklarla beraber bahar mevsimi de aksayarak geldi. Bu makalemi sıcak günlerde okuyacaksınız, o zaman sıra geleceğini düşünüyorum.

Soğuk havaları, yağışlı mevsimleri iple çeken sporlar ve sporcular da bulunmaktadır bildiğiniz gibi. Biz öylesine yani kış sporlarına itibar etmediğimizden, üşümeye başlayınca “Yaz” gelsin istiyoruz. Ancak, koca bir yıl, sadece yaz ve kışlı sınırlı değildir. Aralarında öylesine bir mevsim var ki, tadına doyum olmuyor. Futbolunda ses getirdiği bir dönemdir Bahar! Önce ilkbahar, sonra da hazan mevsimi… İkisinin de ortak yönleri vardır ama aynı şeyler değildir. Birisi soğuk günlerin habercisi, diğeri sıcak günlerin müjdecisi! Bundan iyi mevsim mi olur? Bu mevsimde özellikle futbolcularda gerçek performanslarını ortaya koyarlar.

Futbolumuzu ve futbolcularımızı da olumlu yönden etkilediği için, bahar mevsimine bir paragraf daha açmak istiyorum. Hak ediyor çünkü. Bahar mevsimi, tüm canlıların uyanma mevsimidir. Yapraklanan çiçeklenen ağaçlar insanlara ses verir. “Kıpır-kıpır olun, kendinizi yenileyin…” hissedenler için bu duyulan kulakları sağır eder. İnsanları cesaretlendirmesi de artısı.

Özellikle ilkbahar, ruhun detokslanması, yaza hazırlık için iyi bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Ruh bilincinde bazı gerçekler de yatmaktadır. Yüzleşme gibi milli zafiyetimiz var ama çevremizde yaşanan acılardan etkilenme gibi bir özelliğimiz de mevcuttur. Örneğin komşularımızda yaşanan acı bir olaya karşı kayıtsız kalamayız. Millet olarak artılarımız da bulunmaktadır.

Hiç birimizin ortak bir vücudu yoktur ama ortak bir büyüme şekli bulunmaktadır ve etkilendiğimiz o acılara alıp götürür bizi. Dünyaya gelen bir insan belli bir gelişme sonucu hayatın tüm evrelerinden geçer, sonunda ölüm kaçınılmaz olursa, öyle ya da böyle yaşadığımız dünyanın tüm acılarını çekerek gelişiriz.

Oldukça ilginçtir ki; anlatmaya çalıştığım konularda adil olmaya, hakça davranmaya yer yoktur. Her şey zamanı gelince gerçekleşir. Çünkü senaryo öyle yazılmıştır, figüranlar da rollerini eksiksiz oynar, başka bir seçenek de yoktur. Bu saydıklarıma rağmen, birisi çıkıp diyor ki; “Şampiyon olacak takımı biz belirleriz… Küme düşecek takımlar da bilgimiz dâhilindedir!” Bu insana ya da insanlara birileri çıkıp hesap sormuyorsa, “Sen kafana balyoz yedin mi? Ergenekon’dan mı?” demiyorsa ya da diyemiyorsa, gerçek amacının ne olduğunu bilmediğimiz birisi TFF başkanı olursa; baharımız kış, kışımız da zifiri karanlık olur.

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here