Öfffke!!! (Psikolog ve Aile Terapisti Mehmet CAN)

1
865

psikoloji köşesi5Önce, ayağınızı mutfakta duran masanın köşesine vurarak başlarsınız. Varlığını bile unuttuğunuz ayak serçe parmağınız sızlar, acıdan kıvranırsınız. O acının yarattığı dürtüyle, vurduğunuz ayağı kaldırır ve nedense acısının geçeceğini ümit ederek sekmeye başlarsınız. Tesadüf bu ya, kafanızı açık kalan mutfak dolabına öyle bir çarparsınız ki, ne olduğunu anlamadan ayağınızı bırakıp bu sefer kafanızı tutarsınız. Artık gözünüz dönmüştür ve açık kalan mutfak dolabına defalarca vurursunuz. Ağzınıza ne geliyorsa sayar durursunuz. Sonra bir köşeye oturup acınızın geçmesini beklersiniz, yavaş-yavaş durulursunuz, kırılan mutfak dolabının gıcırtısı ise, olay örüntüsünü sorgulamanızı kolaylaştırır. Tabi, gösterdiğiniz reaksiyonu hatırlayamazsınız. Bunun sebebi kafa travması geçirmiş olma olasılığınız değildir. Sebebi, üst üste gelişen şanssız olaylar sonunda, yaşanan öfke patlamasıdır. Hatırladığınız tek şey kafanızda bir şişlik ve elinizin sızısıdır. Bu da yetmezmiş gibi, bir de tamir isteyen mutfak dolabı! Sahi tüm bunlara sebep olan serçe parmağınız ne durumdaydı? Muhtemelen yaramazlık yapıp kabuğuna çekilen çocuk edasıyla, acısı dinmiş, sapasağlamdı.

Bu senaryo size de tanıdık geldi mi? İncir kabuğunu doldurmayacak bir problemde bile, saman alevi gibi parlayıp, etrafı kırıp döken bireylere muhakkak tanık olmuşsunuzdur. Etrafındaki insanların duygularını çok önemsemeden sözcükler ağzından dökülür. Sözlerindeki kırıcılığı göremeyip, üstüne bir de haklı çıkma çabası var ya, o da ayrı bir mevzu.

Nedir bu peki? Buna sebep olan duygu nedir?

ÖFKE… Hoşnut olunmayan kontrolümüz dışında gelişen olaylara verilen temel duygulardan biridir. Çoğu kişi, bu duygunun sağlıksız olduğunu düşünebilir ama en nihayetinde öfke de; üzüntü, kızgınlık, mutluluk, heyecan gibi yaşanması gereken bir duygudur. Hatta kontrollü bir şekilde yansıtıldığında, sağlıklı bir tepkidir diyebiliriz. Sosyal hayatınız içinde her gün sizi strese sokan binlerce stresörlerle karşı karşıya kalabilirsiniz. Örneğin, trafikte hatalı sollayanlar, maaşınızı savsaklayan patronlar, hakaret eden müdürler, haksız yere cezalandıran öğretmenler, yaşadığınız duygusal durumu göz ardı eden baskıcı ve bunaltıcı anne babalar, hakkınızı sömüren arkadaşlar bunlardan sadece bazılarıdır. Tüm bu olaylar, insanı strese sokabilir.

Ve stres, insan vücuduna girdiği zaman bir şekilde çıkacak yol arar. Bu tür olaylara uygun tepkiler verildiğinde ise öfke gayet sağlıklı ve olağan bir duygudur. Fakat üzerinde durduğumuz nokta öfke değil. Bu duygunun kontrolsüzlüğüdür. Çünkü kontrolsüz öfke, bir kaç dakika sürse bile sosyal çevrenizde, iş hayatınızda, aile içi ilişkilerinizde tamir edilemeyecek yaralar açabilir.

Peki, ‘Öfke Patlaması’nın altında yatan sebep ne olabilir?

Yanlış Beslenme Alışkanlığı

Modern çağın hastalığı olarak adlandırılan stresin, yaşam kalitemize ve beden sağlığımıza etkisi olduğu ve stresle mücadele için beslenmenin, anahtar rol üstlendiği bilinmektedir. Uzmanlar, stres durumunda, beynin hipotalamus bölgesinin etkilendiğini ve akabinde beyin ve böbreküstü bezlerinden salgılanan hormonların dengesinin değiştiğini ifade etmektedir. Stres durumunda kortizol, adrenalin ve tiroid hormonları artarken; ruh hali, uyku düzeni ve iştah metabolizmasını etkileyen serotonin hormonu azalmaktadır. Serotonin, mutluluk hormonu olarak bilinir. Triptofanserotonin hormonunun öncüsü, aminoasittir. Düşük triptofan içeren diyetle beslenildiğinde, serotonin miktarı düşer. Buna bağlı olarak saldırganlık, öfke kontrolsüzlüğü gibi davranışlar ortaya çıkar.

Hareketsiz Yaşam Tarzı

Hayat telaşı içinde, kontrolümüz dışında gelişen olaylardan dolayı stres dolabiliriz. İçimizde biriken bu negatif enerjiyi, dışarı, sağlıklı bir şekilde kanalize edemezsek, sağlığımızı tehlikeye atabiliriz. Vücutta biriken negatif enerjiyi dışarı atmanın en etkili yolu ise sportif aktivitelerdir.

Ne kadar yoğun iş temponuz olursa olsun her gün, en az yarım saat spor yapın. Çünkü spor, koşturmaca içinde geçen günün stresini atmak için, yani deşarj olmak için en etkili yoldur. Spor yapmak bize zarar veren ve düşünce gücümüzü azaltan stres hormonlarını etkisiz hale getirir. Bunun yanında, vücudunuzdaki endorfin hormonunu aktif hale getirerek, kendinizi daha mutlu ve enerjik hissetmenize yardımcı olur.

Belki spor yapmamak, ruhsal gerginliklere sebep olmaz ama hayatın önümüze sunduğu ruhsal negatif duyguları engelleyebilir. Çünkü hareketsiz ve kapalı kalmış bir bünyede yoğun stres ve öfke nöbetlerinin oluşması muhtemeldir.

Düzensiz Nefes Alışverişi

Vücudu gevşetmenin en kolay tekniklerinden birisi de stresi azaltıp, enerjiyi arttıran diyafram nefesidir. Nefesin büyük bir kısmı, bu kasımız tarafından gerçekleştirilir. Bu kas, solunum kapasitemizi tam olarak kullanmamıza yardımcı olur. Doğuştan gelen bir yetenekle sağlıklı kullandığımız bu kasımızı olgunlaştıkça kaybedip, göğüs nefesini kullanır hale geliriz. Diyafram yerine, ikincil kaslar olarak bilinen, boyun, çene ve sırt kasları kullanılır ki, bunlar da tek başlarına tam bir nefese izin vermezler.

Kısıtlanmış nefes alınması, sırt ve karın üst boşluğunun gerginliğine sebep olur. Etrafınızdaki gergin insanları bir gözlemleyin. Hızlı ve kesik-kesik nefes aldıklarını görebilirsiniz. Aynı zamanda, son derece rahat ve dingin insanlarda, hareketleri gibi nefes alışlarının da yavaş ve derinden olduğunu çok rahat gözlemleyebilirsiniz.

Mükemmeliyetçilik;

Mükemmeliyetçi kişilik yapısına sahip insanlar; beklenti düzeyleri yüksek olduğu için, olaylar karşısında daha tahammülsüz ve agresif olurlar. İşler kontrollerinin dışına çıktığında veya en ufak bir sorun olduğunda, çok kolay demoralize olurlar. Kusursuzluğu ilke edinen karakterler, ilk sorunda ”ben beceriksizim bir işi beceremiyorum, sürekli sorunlar beni buluyor…” şeklinde negatif düşünce kalıpları geliştirebilirler. Bu olumsuz düşünce, kişinin kendisine yönelik öfke duygusunun artmasına sebep olabilir.

Özetle; Kontrolsüz Öfke ya da Stresli Yaşam; insanın fiziksel, sosyal ve duygusal durum gibi, yaşamın bütün boyutlarını kapsayan bir kavram olarak önümüze çıkmaktadır. Bu anlamda, huzurlu yaşam tarzı, kişinin yaşamdan memnuniyetini ve yaşam kalitesini ifade etmektedir. Stres ise, insanın yaşam memnuniyeti ve yaşam kalitesini derinden etkileyen en önemli sorunlardan biridir.

Stresli ve gergin bir kişilik yapınız olduğunu düşünüyorsanız, her şeyden önce ‘yaşam tarzınızı’ gözden geçirmekle başlayın. Bu konuda yetersiz kaldığınızı düşünüyorsanız bir uzmandan destek almayı ihmal etmeyin. Kendinize ve sevdiklerinize vereceğiniz en güzel hediye, sağlıklı bir bakış açısı olacaktır.

Psikolog ve Aile Terapisti

Mehmet CAN

1 YORUM

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here