O Halk Tipi Bir Adamdı

0
4

Sanat Yazısı

Değerli okurlarım, vefat edenler için olumsuz ifadeler kullanmayınız, belki de empati yaparız da ondan olmalı. Ancak bazı vefatlarda ne yazacağımızı şaşırıyor, cümle kurmakta zorlanıyoruz. Savaşların ve olumsuzlukların girdabından geçen efsane siyasetçi, dürüstlük abidesi, şövalye ruhlu lider Bülent Ecevit uçtu gitti. O tür insanların dünyaya gelmesi eşyanın tabiatına aykırı.

5 Kasım merhum Ecevit’in ruhunu teslim ettiği gündür. Bizleri yaratan Yüce Allah’ın huzuruna yüz akıyla çıkan ender fanilerden birisi olduğuna yürekten inanıyorum.

Şu aşamada rahmetlinin eksisini artısını, sevabını, günahını yazmaya kalkmak çok anlamsız. Bilenler bilsin, unutmasın yeter. Özellikle millet unutmasın, dürüst bir evladını yitirdi. Bu dürüst ifadesini herkes için kullanamıyoruz.

Ecevit Halk tipi bir insandı. Yürekli, karizmatik ve kararan bazı değerlerin aydınlık yüzü, tam bir beyefendi. Geçmişini unutmayan, halkının geleceğine yön verebilmek için sonuna kadar riski üstlenen, dünya liderlerinin bile şapka çıkardığı gözü kara bir insandı.

Sağ görüşü ağırlıklı ülkemizde, bütün baskılara, acımasızlığa rağmen, sol düşünce ve sosyal demokrasi adına büyük savaşlar vermiştir. Sosyal devlet adının, bu kavramın ne demek olduğunu bilmeyen fakat, bir poşet nohuta, bir torba şehit kanıyla karışık kömüre itibar edilen ülkemizde bunu anlatmak, başarı kazanmak için nasıl mücadele verdiğini Türk Ulusu unutmayacaktır.

Cenaze arabasının arkasında “HALKÇI ECEVİT” diye slogan atarken, inanın uzun yıllar öncesi dürüsttüm. Yaşadığımız o kara günlerde bu slogonlar’a karşı slogonlarla cevap veriyorlardı faşistler. O’nu bu son yolculuğuna uğurlarken attığımız slogonlar’a aksine yanıt verilmediği gibi aynı şeyler terennüm ediliyordu. Vede o sesler arşa yükseliyordu.

Yoldaşlarımla bile bir günde bu kadar yol yürümedim. Vede bu denli slogon atmadık. İstanbul Beyazıt Meydanları ve Ankara Tandoğan Meydanını saymasak.

68 kuşağın çoğu oradaydı ve ağzımıza bakıyorlardı, attığımız slogonlar yeri göğü inletiyordu. Bir inanmışlık vardı da ondan.

Politikacılar bir dönem insanlarıdır yani unutulurlar. Şimdikiler bile belli bir süre sonra silinip gideceklerdir. Hesap verecekleri günler uzak değil.

Merhum Ecevit her dönemin resmi bir politikacısı idi. Bilindiği gibi, bir gecede değiştim diyenlerden değildi. Halkı için politika yapıyordu. Onların ekmeğini çalanlardan değil, onların ekmeğini paylaşandı.

“O’nun politikası: NE EZİLEN, NE EZEN-HAKÇA BİR DÜZEN” idi…

Kabri nur dolsun, mekanı cennet olsun, Allah’ın selamı üzerine olsun…

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

Gönül Köşemden

Karaoğlan’a Selam Olsun!

Değerli Okurlarım, keşke O’nun karakterinde olan, ideallerini yansıtan bir alternatifi bulunsaydı demeye çalışıyorum. Belki yıllar önce yaşadığımız o acı aza iner ve belki de şimdiden daha mutlu olurduk. Bunun böyle olmasını düşünmek, istemek bana anlamsız geliyor.

Çünkü Ecevit öldüğünde, son altmış yıla tanık olmuş kuşakların önemli parçaları da onunla beraber gitmiş, kopmuştur.

Ecevit öldüğünde, dost, düşman, hısım, akraba, sevmiş, sevmemiş, oy vermiş, vermemiş, düşünmüş, düşünmemiş, ya da her neyse. Hayatımızın, siyasetimizin doksan dört yıllık Cumhuriyet tarihinin dörtte üçünün gövdelerinden biri kopmuştur.

Karşılaştırma yapmak için değil de, birazcık gözümüzde canlandıralım diye anlatmaya çalışacağım. Anlatması da, anlaması da çok kolay…

Ulu Önder Atatürk, Cumhuriyetin sadece 15 yılında devlet adamlığı ve politika yapabildi. “Ülkemi muasır medeniyet seviyesine çıkaracağım” diyordu. Bildiğiniz gibi genç sayılacak yaşta Allah’a yürüdü, mekânı cennettir eminim… Ecevit, iyi ya da kötü, beğenilsin ya da beğenilmesin, muhalefette bazen de iktidarda, neredeyse altmış yıl…

Ecevit öldüğünde, gazetecilik dünyasının, sendikacılığın, öyle ya da böyle “SOL” bir umuda kapılıp da partisinden sosyal demokrat yaklaşım bekleyenlerin, 12 Mart sonrası meydanları dolduranların, Kıbrıs’la heyecanlananların, siyasette şahsi maddi menfaate düşkün olmayanı belki de mumla arayanların, muhtemelen bunların hiç birisi olmayanların dahi gözleri dolmuştur. Halk kahramanı olabilmek kolay değildir. Fedakârlık ister ve hem de çok.

Onu ebediyete uğurlarken birçok insanlar yaşlandığını, yorulduğunu, yavaş-yavaş ölmeye başladığını hisseder. Metal yorgunluğu bile olsa, “Bizim davamız belli, istifa etmelisin…” demedi.

Hissedebilirsek eğer, devirlerin kapandığını, değiştiğini düşünebilir, küllerimizden gençlerle, yeni umutlarla doğabileceğimizi de hissederiz. Bunlar doğru olabilir de, bu millet nohuda ve kömüre alıştırıldı ve bu iş için valiler görevlendirildi. Bunun altından yine millet kalkacaktır.

Merhum Ecevit, halk adamıydı, ismi dağlara taşlara yazılmış. Fakat bu önemli yaklaşım onu hiç şımartmadı, halkına tepeden baktırmadı. Zaten isteseydi de yapamazdı ki. Çok mütevazı, nazik, kibar, zarif bir insandı.

Halk O’nu tek başına iktidar yapmadı. Türk halkının biraz katı mutlakıyetçiliği, biraz da beyinsel performansı nedeniyle öyle oldu diyorum.

Ancak, O’nun iyi bir edebiyatçı ve de şair olduğunu söylemeden geçemeyiz. Zaten şair ve şair ruhlu olanların hepsi de böyledir. Merhumun güç kaynağı, âşık olduğu eşi Rahşan Hanım’ın birçok konuya da etkisi çok büyüktür. Bir insan eşine güvenmezse bir arpa boyu yol alamaz. Bu nedenle Karaoğlan fersah-fersah yol aldı. O’ndan söz edenler, durup dururken eleştirenler, önce pis ağızlarını yıkamalıdırlar.

Ülkemiz öyle bir lidere sahip olabilir mi? Pek emin değilim. Eğer öyle biri gelirse, Allah’ın lütfüne mazhar olmuş oluruz.

Sayın Ecevit, benim idolümdün, sana çok şeyler borçluyum… Mezarın nurla dolsun, mekânın cennet olsun, Allah’ın selamı üzerine olsun. Sabi çocuklar gibi, rahat uyu. Sen bunu hak ediyorsun.

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

Günün Nabzı

Ecevit İdolümdür

Beni iki kez evine çaya davet etti. Konuklarına kendi hizmet ederdi. Aynı zamanda çay tiryakisiydi. Lütfen, teşekkür ederim ve sayın sözcüklerini sık-sık kullanırdı. Bana bile Sayın Çulcuoğlu derdi o zaman. Bir gün Gazetemizi ziyarete geldiğinde, spor başlıklarına bakarken bir vesile ile Galatasaraylı olduğumu anlamıştım. Nur içinde yatsın…

Günün Sözü
Bülent Ecevit Dürüstlük Timsalidir.

Öcal’dan İnciler
Bir Ecevit Vardı Tanıyor musunuz?

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here