Kara; “Hava Kirliliğinde Parçacık Maddeler Görünmez Katillerdir”

0
208

Çevre Koruma Derneği Başkanı Nermin Yıldırım Kara; “Hava Kirliliğinde Parçacık Maddeler Görünmez Katillerdir”

İskenderun Çevre Koruma Derneği Başkanı Nermin Yıldırım Kara ve yönetimi, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla bir basın toplantısı düzenledi.

Dernek binasında basın mensuplarıyla bir araya gelen Dernek Başkanı Kara, açıklamasında gelecek nesillere temiz bir çevre bırakmak için kirlenmeleri önleme ve doğal yaşamı korumak gerekliliğinin önemine değindi. Kara; “Günümüzde mevcut siyasi irade, doğal kaynakları yok edecek ormanları ve zeytinlikleri rant yaratmak adına ortadan kaldıracak, kıyıların yağmalanmasını hızlandıracak, kirlilik üretecek teknolojileri, termik ve nükleer santralleri ülkemize getirecek yasal düzenlemeler ve yatırımlara hiçbir çevre kaygısı gütmeden hız vermektedir. Küresel ısınmanın birinci sorumlusu fosil yakıt kullanmaktır. Ne yazık ki bu alana yapılan yatırımlar sürmektedir. Fosil yakıt kullanımı yüzünden bölgemizde yaşanan en önemli çevre sorunu ise İskenderun Körfezine yapılması planlanan kömürlü termik santrallerdir.

Çevre Sorunları yalnızca Dünya Çevre Günlerinde değil her zaman vardır. Bu nedenle de Hükümetler aldıkları ve alacakları tüm kararlarında çevrenin korunmasını dikkate almak zorundadırlar. 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde başta yöneticiler ve karar vericiler olmak üzere herkesi çevre mücadelesinde daha duyarlı olmaya davet ediyoruz” dedi. Kara, açıklamasında yıl boyu termik santraller hakkında açtıkları davalar, ÇED süreçleri hakkında da bilgiler verdi.

Çevre Koruma Derneği Başkanı Nermin Yıldırım Kara, Pazar günü Adana’da, Adana, Antakya, Erzin, Mersin ve Tarsuz Çevre Koruma Dernekleri ile Türk Toraks Derneği ile birlikte ‘Doğu Akdeniz Çevrecileri (DAÇE)’  toplantısını gerçekleştirdiklerini de hatırlatarak, toplantıda görüşülen konularla ilgili bilgiler verdi.

Toplantının ana temasının hava kirlinin güncel durumu olduğunu kaydeden Kara, toplantıda görüşülen konuları özetle şu şekilde açıkladı;

“Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dış ortam hava kirliliğini insanlar için grup 1 kanserojen olarak tanımlamıştır. Dış ortam hava kirliliğinde parçacık maddeler (PM) majör faktördür ve gözle görünemedikleri için WHO tarafından “görünmez katil” olarak adlandırılmıştır.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na ait hava kalitesi ölçüm istasyonları verilerine göre; 2017 Şubat ayından 27 ve 28.günlerde bazı saatlerdeki ölçümlemeler ÇŞB’nın Meteoroloji istasyonundan İskenderun için Hava Kalitesi değerleri aşağıda örneklenmiştir. 27.02.2017 saat 07.00 de PM10 37ug/m3, öğlen saat 12.00.’da pm 130 ug/m3 ‘e öğleden sonra saat 14.00’da ise 103ug/m3 gibi çok yüksek değerlere ulaşan bir kirlilik gözlenmektedir. Yani Şubat (27.gün örnek)  ayındaki değerler öğlenden başlayarak gece saatlerine kadar günlük ve yıllık AB limit değerlerinin üzerine çıkmaktadır (Kaynak: http://www.havaizleme.gov.tr/Default.ltr.aspx)

Bölgemizdeki diğer illerde de benzer ölçüm değerleri izlenmektedir. Çukurova’nın Toroslar ve Amanoslar ile çevrelenmiş coğrafi yapısı nedeniyle bölgede oluşan kirlilik dağları aşamamaktadır. Bu nedenle Mersin, Adana, Osmaniye, Hatay illeri aynı ortak kadere sahiptir.

Bölgemizdeki hava kirliliği gerçeği ortada iken şu anda çalışan üç kömürlü termik santraline (İsken, Tufanbeyli, Atlas) ek olarak Doğu Akdeniz sahilinde 12 bin MW gücünde yılda 36 milyon ton kömür yakacak 15 kömürlü yeni termik santral yapılmak isteniyor.

Bu nedenle bu santrallerin yapıldığını var sayar isek günde 10 ton civarı pm 10 havaya salınacak.  Örnek; Hatay İli Erzin İlçesinde yapılması Planlanan 900 MW Selena Kömür santrali en gelişmiş filtre sistemini kullandığı geçerli sayıldığı halde bacalarından günde 770 kg PM10 havaya salınacaktır. Ayrıca Çevre Etki Değerlendirme Raporunun hazırlanması sürecinde 30 gün yapılan ölçümlerin 20 günü 12/11/2014 olan onay tarihinde 2014 yılı limitleri üzerindedir ve bugün ise tamamı yasal limitlerin üzerindedir. (Kaynak: Selena Termik Santrali ÇED Raporu) Bu çarpıcı örnek zaten kirli olan bölgeye yeni kirleticilere nasıl izin verildiği sorusunu gündeme getirmektedir. Doğru olanı bu gibi tesislerin toplam çalışma ömrü boyunca oluşturacağı kirletici etkinin hesaplanmasıdır. Bu partiküller Kurşun Kadmiyum Arsenik gibi ağır metaller ve Radyoaktivite içerir.

2010 yılında Türkiye’de dış ortamda partikül madde (PM) ve ozona maruz kalma nedeniyle 28.924 kişi zamanından önce hayatını kaybetmiştir.

  Türkiye’de elektrik üretimi için kömür yakılmasından kaynaklanan hava kirliliği hâlihazırda erken ölümlere, kronik akciğer hastalıklarına ve kalp sorunlarına yol açıyor ve sağlık alanında yaklaşık 3,6 milyar Avro’ya varan bir maliyet getiriyor. (Kaynak; HEAL, TTB, HASUDER, TÜRK TORAKS DER., İMUD, TÜSAD çalışması) Ancak Termik santrallerin ne izin sürecinde ne de açılan davalardaki bilirkişi sürecinde hekimler yok.

Çözüm önerilerimiz: Toplu taşıma raylı sistemle tüm Şehirleri kapsamalı, Şehir içinde yeşil alan koridorları açılarak hava akımı sağlanmalı, Isınma da kömürden vazgeçilmeli, termik santraller kesinlikle yapılmamalı, Enerji kaynağı olarak rüzgâr ve güneşten yararlanmalıyız, Toplumsal ve Kümülatif etki hesabı her alanda uygulanmalıdır. Her türlü tesis planlanırken Sağlık Etki Değerlendirmesi göz önünde bulundurulmalı ve acilen bununla ilgili mevzuat oluşturulmalıdır.”

Nermin Yıldırım Kara, konuşmasının sonunda, Çevre Haftası dolayısıyla 11 Haziran 2017 Pazar günü düzenlenecek olan ‘Bisiklet Etkinliği’nin saatlerinin Ramazan ayında olunması sebebiyle 16.00-18.00 saatleri arasına çekildiğini de söyledi. (Haber: Helga TERBİYELİ)

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here