Çocuklarımız Spor Yapıyor mu? (3)

0
28

Değerli okurlarım, sporun içimizde yaşamasına rağmen, her konudaki potansiyelin tavana vurduğunu da nazara alacak olursak, gençlerimizin de spora âşık olduğunu şöyle bir düşündüğümüzde; o zaman kendimize şöyle bir soru soralım. Neden yerel sporumuzda gözle görülecek bir gelişme yok? Neden bizlere rahat bir soluk aldıracak, gururlandıracak bir başarı saçlarından yakalanamıyor?

Dünkü sayımızda, Batı bölgemizde, 22.000 nüfuslu bir ilçe kasaba karışımı bir yerleşim bölgemizden söz etmiştim hatırlayacaksınız. O bölgenin sözünü ettiğim ilçesinin iş adamları öylesine vakar, öylesine hatırşinas, kadirşinas ki! Ne dediler biliyor musunuz? “…Birçok konularda olduğu gibi, özellikle spor konularında devletten, bir beklenti içinde olamayız. Böyle bir beklenti bizim yüzümüzü kızartır. Bizler bu şehirde itibar kazandık, bu ilçede zengin olduk ve dolayısıyla kentimize borçluyuz. İstikbalimiz dediğimiz çocuklarımıza karşı da borçluyuz ve bu borcumuzu onlar için yaptırdığımız spor kompleksleriyle ödemeye çalışıyoruz…”

Şehrimizin işadamlarına, fabrikatörlerine deseler ki; “Çocuklar sizler için ne ifade ediyor?” Cevap daha kolay olacaktır, onlar için. “Çocuklarımız Bizim Geleceğimiz, İstikbalimiz” diyeceklerdir.

Yemezler! Yoksul çocuklar, okuma çağındaki evlatlarımız, spor yapmak isteyen gençler için parmağınızı bile oynatmıyorsunuz.  Beyler, Gençlere Eğilin; Unutmayın ki ‘Kefenim Cebi Yoktur…’

Makalemizin konusu, çocuklarımız ve onlar için neler (!) yaptıklarımız. Açık yüreklilikle söylemek isterim ki, elbirliği etmişçesine çocuklarımız hakkında kılımızı bile kıpırdatmıyoruz. Neme lazımcıyız, cebimizde akrep ya da yılan var. Kefenin cebi olmadığını bir öğrenebilsek yeter.

Bir seyahatte dostlarım kulüp binasını gezdirdiler, yöneticilerle tanıştırdılar, spor komplekslerini çıplak gözle izledim de çim sahaları özellikle dikkatimi çekti. Yetkililere sordum: “-Bu sahalar için ödenek aldınız mı?” Şu yanıtı verdiler: “…Spor tesisleri için ödenek talep etmeyiz, bunu kendimize hakaret sayarız. Tahmin ediyorum İskenderun’da durum daha da farklıdır…”

Efendim, yukarıdaki paragrafı iki kez yazdığımın farkındayım. Israrla yazıyorum ki birinin gözüne çarpsın ve desinler ki; “Ya biz hakikaten ayıp ediyoruz, Mideci olmanın bir anlamı yok. Çocuklarımızı kahve köşelerinden, uyuşturucu alışkanlığından, kötü insan olmaktan kurtaralım…”

Sözlerimden yanlış anlam çıkarılmasın, sadece gerçekten söz ettim. O gerçek ki, herkes için gerçekleşecek. En kral vergi rekortmeni olsan bile! Bu güzel şehirde doğup büyü, dört köşe ol ama gençlerimiz için, çocuklarımız için kılını kıpırdatma. Yemezler!

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here