Çevrim Dışı Kalmak!

0
344

‘İnternet Explorer’ ile dünyanın insanını ‘çevrimiçine’ alan yazılım firmasının sahibi Bill Gates, 2007 yılında,“Bilgisayar sayısı 1 milyarı, internet kullanıcısı da 250 milyonu aştı” demiş ve eklemişti: “Dünya nüfusunun yüzde 40’ı mobil telefon kullanıyor.”

Bu veriler güncellendiğinde, ‘facebook’ hesabı üzerinden “dünyada çevrim dışı kimse kalmayacak!” şeklinde paylaşılabilir.. Paylaşılabilir elbette ‘instagram’ hesabında, meşhur  ‘akbabaların beklediği Afrikalı çocuk’ fotoğrafıyla birlikte.. Ve fotoğraf altına yazılabilir, “İyi de, liberal piyasa iktisadı ile kasten çevrimdışına atılan yoksullar, niçin Bill Gates’in küreselleşme  versiyonu ile çevrimiçine alınıyor?” sorusu.. Ve gelebilir ‘twitter’ kutusuna, “Maksat; reel dünyada çevrimdışı kalan yoksulların,  ‘internet’ marifetiyle çevrimiçine alınarak ‘sanal’ dünyada küresel sömürünün sürdürülmesi” yanıtı..

Kastı, maksadını aşan komplo teorilerinden hiç anlamam! Ve fakat bu, maksadın kastı içerdiğini “anlamamak” anlamına gelmez. Maksat, Arapça “niyet, kurma, bile bile yapma” anlamlı KSD kökünden.. İktisat da aynı kökten.. Globalleşmenin karşılığı olarak kullanılan “küreselleşme” kavramının çıkış kaynağının liberal piyasa iktisadı olduğunu biliyoruz.. İktisadın anlamı her ne kadar kasıtta (niyette, bilerek isteyerek yapmada)  aşırı gitmemek, tutumlu olmak kastedilse de; serbest piyasa iktisadının kastı başka.. Peki ne? ‘Bırakınız büyüsünler’ bağlamında sınır tanımadan küçükleri yutarak devleşen tatminsiz şirketler ve ‘bırakınız küçülsünler’ marifetiyle cüceleşen toplumlar!

Bill Gates’in, dünyayı ‘çevrimiçine’ alırken, yazılım alanında rakiplerini ‘çevrimdışına’ atarak, ‘teknolojide tekel’ oluşturma ‘ayıbını’ işlediğini ve bu nedenle serbest rekabet piyasasını çekip çevirenler tarafından uyarıldığını henüz unutmadık! Bilgisayar dahisi olarak pazarlanan Gates’in, (her ne kadar bu dahiliğini Steve Jobs’tan kopyalasa da, zira Jobs’un, Gates’le ilgili, “Benim fikirlerimden zengin olan adam” sözü kayıtlardadır)  bilgiyi teknolojiye, teknolojiyi zenginliğe dönüştürmesini iyi bildiğinden kimsenin kuşkusu yok.. Dünyanın en zenginleri arasında ve ilk sıralarda olması bunun kanıtı.. Dolayısıyla Gates’in, kopyalama da dahil her şey serbest piyasasının ya da güncelleştirilmiş adıyla “küreselleşmenin” anıtı olduğu söylenebilir.. Artı, Gates’in gelecek için tasarladığı gözlük bilgisayar modeli üzerine George Orvell’in, bilim ve teknolojiyle tüm insanların kontrol altına alındığını kurguladığı “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört” adlı romanından, “Büyük Birader’in Gözü Sende!” cümlesi eklenerek tüketime sunulacağı öngörülebilir..

Geçen hafta, “teknoloji üzerinden” yaptığımız bir sohbette, öğretmen arkadaşım Kerim Bey; “Önce masa üstü, sonra diz üstü, derken bilgisayarlar cepte.. Gelecekte bakalım nerede?” demiş ve  ”akıllı telefonunu” göstererek eklemişti:  “Al bir tane, kalma çevrim dışı!”

“Independent” gazetesinden Meadows, “Dünya 1000 kişilik bir köy olsaydı” adlı çalışmasında ‘çevrimdışı’ kalanları şöyle açıklıyor.. “Köyün, her yıl 3 milyon dolarlık bir bütçesi olur, bu miktar eşit bir şekilde dağıtılsa kişi başına 3.000 dolar düşerdi. Fakat 200 kişi toplam gelirin %75’ini, 200 kişi ise sadece %2’sine sahip olurdu. Bu 3 milyon doların 181 bin doları silaha ve savaşa, 159 bin doları eğitime, 132 bin doları da sağlığa harcanırdı.”

Doç. Dr. Durmuş Hocaoğlu, “Vicdanlardan insanlığı silen bir eğitim ‘insan’ı terbiye ediyor mu?” başlıklı makalesinde, “Küresel Köy’ün (Global Village), tam bir Küresel Yağma’ya (Global Pillage) dönüştüğünü” belirtiyor ve BM’in yayınladığı ‘Beşerî Gelişme Raporu’ndan alıntıyla sanal sayıların reel karşılığını şu şekilde veriyor.. “En zengin ülkelerinde yaşayan % 20’lik nüfus, dünya gelirinin % 86’sına sahiptir; ancak asıl kaymak tabaka olan %10’luk kesimin payı %70’dir. Buna mukabil, en alttaki % 20’lik nüfus ise dünya gelirinden ancak % 1 pay almaktadır, “orta halli” sayılan %60’lık kesimin payı % 13’tür. Ancak bunlar içerisinde de dünya nüfusunun %50’sini oluşturan 3 milyar insanın payı sâdece yüzde 6 olup günlük geliri 2 doların altındadır. Dünya nüfusunun yaklaşık %20’sini teşkîl eden 1,2 milyarın günlük geliri 1 doların altındadır ki bu da kelimenin tam anlamıyla sefaletin resmidir. Bu küresel adaletsizlik, son kırk yılda iki kat artmıştır. 1960’ların başında dünya nüfusunun yaklaşık %20’sini teşkîl eden tepedeki zenginlerin geliri, tabandaki fakirlerinkinden 30 misli fazla iken, bu oran 1990’ların sonunda 60 misline çıkmıştır.”

Özetle, ben, ‘çevrim içi’ olsaydım ‘google’ üzerinden bu verileri, “Küresel köydeki çevrimiçi olanların sayısı %20 daha arttı” şeklinde güncelleyebilirdim.. Ve şayet bir ‘twitter’ hesabım da olsaydı, bu verili bilgiyi, “Dünya nüfusunun %20’si daha iktisaden çevrimdışı kaldı” şeklinde paylaşabilirdim..

Selam ve saygılar…

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here