Bu Kafayla Çok Zor (3)

0
30

Değerli okurlarım, 12 babayiğit Avrupalı hakemin (hepsi değil) dokuzunun kupalarda yollarına devam edecek olan takımlarımızın yollarına set çektiklerini dünkü sayımızda sizlere isim ve tarih vererek sunmuştum. Sadece, Kyros Vasseras ile bir problem yaşamamışız. Delikanlı UEFA o hakem Yunan olduğu için maçlarımıza vermemiş. Bu nedenle sorun yaşamamışız. Bu arada anlatmak istediğim, Batılıların hala korkuyu içlerinde hapsederek, vahşeti diriltme eğiliminde olmalarıdır. Hem sporda önderler ve hem de silah üretiminde önderliği bugüne kadar kimseye vermediler

Korku, insanı insana düşman yapan, daha doğrusu insanı insana düşman yapan modernite çöküntüsünün ömrünü uzatıyor. Batı aydınlanmasının mücadeleci, cidalci, diyalektik, tarihçi, devrimci söylemi kendi kendini doğrulayan bir kehanet “İnsan insanın kurdudur” demekle kalmıyor, anında kurt kesiliyor. Ve de kurtlaşıyor.

“Tarih insanın tabiatla mücadelesinin hikâyesidir” demekle kalmıyor, tabiatın kendine özgü döngüsü tarihle onu insana saldırmaya zorluyor. “Hakikat ancak tezle, anti-tezin çatışmasından doğar” demekle kalmıyor polemiği kutsayarak tartışmayı erdeme dönüştürerek ve tartışmaya kapalı gerçekleri reddederek kendi kendini doğruluyor.

Sporda da olsa, delikanlı Avrupalıların bize bakışları aynen böyle! Bazen yumuşar gibi oluyorlar ya, sakın ola ki inanmayasınız. Mutlaka bizden bitecek bir işleri vardır. Sırtımıza bir kambur koyacaklardır. Onlar böyle, arada bir düzelmeler oluyor bu da hayra alamettir. Ne de olsa kültürlü insanlar. Peki, biz nasılız? Televizyonlardan da izlediğimiz kadarıyla ülkemizde gariplikler oluyor. Cumhuriyetten, demokrasiden, hürriyetten endişe duyup bir çaba içinde olanlar bakıyorsunuz ki içerdeler ve de yargılanıyor. Orada ne kadar duracakları hiç de belli değil. Bunlar yanlış…

Bildiğim kadarıyla muhalefet yapan üç televizyon var. Bu TV’lerin üçünün de sahipleri içerde. Bu sizce tesadüf olabilir mi? Geride bıraktığımız futbol sezonunda hani süper final ihdas olmuştu ya son maçlar yani şampiyon olan rakımın rakipleri Trabzon ve Fenerbahçe. Çok ilginçtir ki, bu sezon da iki devrenin son maçları, hadi söyleyeyim gitsin. Galatasaray’ın rakipleri, yine Trabzon ve Fenerbahçe… Sizce bu tesadüf müdür?

Plaketli, madalyalı paşalarımız içerde ölürken ya da ölümü beklerken bir iddiaya göre birileri savcılara, hâkimlere emir veriyor, falan… Şike, doping, teşvik primi, yalan beyan, sahtekarlık. Zimmet suçu, dolandırıcılık, resmi belgede tahrifat, futbolun kanunlarını değiştirmek… Bunlar uzar gider. Bunlar yönetici durumundalar. Bir kulüp battığında, yönetimlerinde battığını duydunuz mu?

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here