Birlik Beraberlik ve Pazubant (3)

0
33

Değerli okurlarım, bizler hep birlik ve beraberlik içinde olmak istiyoruz ama bunu istemeyenler yaptığı hırsızlığa rağmen VİP salonlarından elini kolunu sallayarak kaçanlar. Futbolla birlikte, sağlık ve eğitim istismar edilenlerin başında geliyor. Sağlık, artık sadece hasta olmamak anlamına gelmiyor. Dikkat ettiyseniz günümüzde ahlaki yargılarımızı sağlığa dayandırıyoruz, ne idüğü belirsiz ürünleri satabilmek için resmen hem sağlığı dolayısıyla insanları istismar ediyoruz.

Üstelik sağlığımıza ve de sağlık kavramının kullanılışına, uydurulan efsanelere, yalanlara öylesine inanıyoruz ki, hemen o sahtekârlarla irtibata geçiyoruz. Özellikle, televizyonlarda bunlar cirit atıyor. Doğal olarak anlattıkları televizyonlara reklâm ücreti veriyorlar ve herkes hayatından memnun. İstismarcılıkları da bir harika!

O kanal ya da kanallarda bir film izliyorsunuz ve en kritik yerinde “ŞAK” diye reklâm başlıyor. Üç beş dakika olsa neyse! Tam on beş dakika. Filmin içeriğini de kaçırıyorsunuz.

Neler söylüyorlar? Yaşlı kadınları birden bire gençleştiren, kırışıklıkları yok eden ambalajı ekranın dışına çıkarcasına gösteriyorlar. Kadınların zayıf tarafını keşfedip iyi yakalıyorlar. Başka bir kanalda, yine gösterilen filmin arasına girerek, kanseri, prostatı anında yok eden bazı bitki yağlarını ballandıra-ballandıra anlatırken kendi kişiliklerini de ortaya koyuyorlar. Hele birisi var ki; gençliğinde de şarlatandı, şimdi de öyle. Yine de sanatçılığını beğenirdim. Kolay para kazanmak daha çok işlerine geliyor olmalı.

Bildiğiniz gibi, (eski adıyla) Lig TV’yi dörde böldüler, yukarıdan kimse ses çıkarmıyor, durup dururken paralı kanallar türedi, kimseden tık yok. Bunlar anlaşmalı işler diye düşünüyorum.

Bazı özel hastaneler başlı başına istismar yuvası. İçeri girdiğinizde kimseden göremediğiniz itibarı görüyorsunuz. Giriş ücretini yatırıyorsunuz galiba 35 TL idi. İlgili doktorla görüşüyorsunuz, hemen kan idrar tahlili isteniyor. Bir hafta sonra yeniden gitmeniz gerekiyor ve yine kan idrar tahlili. Bu istismar değil de nedir sizce? Eğitimde zaten sınıfta kaldık. Sabahın köründe küçücük bir çocuğun okulla ne ilgisi olabilir?

Futbolun sistemi var ama. Eğitimde “sistem” denilen bir hadise yok. Sadece, çocukları istismar sistemi var. Ücretsiz ders vereceğiz vaadiyle, külotlu çoraplı çocukların (dizine kadar inmiş) feryad-ı figanı var. Tecavüzcüye hâkim soruyor: “Duhul oldu mu?” Olmadı yanıtını alınca, gönderiyorlar. Bunlar sadece bildiklerimiz duyduklarımız. Bir de bilmediklerimiz, duymadıklarımız var. Onlar n’olacak? O çocuklar kaç yılda kendilerini toparlayacak?

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here