AKP ve Dikiz Aynası

0
35

Ülkemizin çok partili döneme girdiği 63 yıldan buyana, en uzun süre iktidarda kalan ve tek parti iktidarını oluşturan AKP’dir. Geçen zaman içerisinde, çok olumlu yasal düzenlemeler olmuştur.

Sağlık, Ulaştırma ve diğer bazı konularda çok gelişmeler olmasına karşın, başarısızlıklar da olmuştur. Hepsine eyvallah! Yapılanlar için takdir, yapılamayanlar için ise eksiklik olarak kamuoyu değerlendirir. Beğeni var ki üç dönemdir tek başına iktidardadır.

İktidara gelirken devamlı olarak, öncekilerin eksiği olduğu söylenen konulara, hemen değinilecekti. Özellikle “Üç Ye” diye bilinen, evvelkilerin eksiği olduğu söylenen hususta çok yoğun propaganda yapılmıştı. Bu konuda pek icraat görülmemiş, aksine yapılan açıklamalarla yoksulluk oldukça artmış, belli kesimler dengesiz ve orantısız zenginleşmiş, büyük bir kesim açlık ve yoksulluk sınırında yaşamaktadır.

Yasaklar konusunda, milletvekilleri ve yazarların içeride olması ve geçmişe göre sayılarının da oldukça gayet fazla oluşu, durumu net olarak ortaya koymaktadır. Yolsuzluklar ise “boruları kesilecek” denildiği halde arttığı, açılan soruşturmalardan anlaşılmaktadır.

İhale yasalarında yapılan birçok değişiklikle, ihalelerde gayrinizamî usullerle iş verildiği, boruların yerini hortumlar ve kanalizasyon borularının aldığı haberlerde ve yazılı medyada duyulmaktadır. Milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması ve partiler yasasındaki değişiklikle, ‘liderler sultasının sonlanmasına’ önceki dönemlerde olduğu gibi, bu dönemde de hiçbir ilerlemeye rastlanmamıştır.

Bu dönem en fazla görülen ve siyasi rant sağlayan konu, dikiz aynasına fazla bakmak olmuştur. Sürücü devamlı önünü ve geleceğini görebilmeli, yaptıklarını ve yapmayı düşündüklerini söylemeli ve kazasız olarak hayırlı yol almalıdır. Dikiz aynasına, sadece ders olsun diye, arada bir arkayı kontrol için bakılmalıdır.

Cumhuriyetten buyana, bugüne gelene kadar yapılanları devamlı tenkit, bazı yaşanan olayları kaşıma, isyancılara övgü ile bahsetme hatta heykellerini bile dikme, bu necip milletin ‘kazanımlarını’, yapılan zaferleri ‘olmamış’ gibi dillendirme bizce hatalıdır. Devamlı etnik guruplardan bahsetme, özellikle Rum ve Ermenilere yapılanların yanlışlığından bahsetme, onlardan zulüm görüldüğü halde biz suçluymuşuz gibi düşüncelerin oluşmasına neden olmaktadır.

Öne değil, daha çok dikiz aynasına bakma, kaza sebebi olabilir. Milletimizin ayranını kabartabilir. Dünyada, özellikle bölgemizde, siyasi ve ekonomik konjonktür dikkate alınarak “Şeytan Kazanı”nın kaynadığını iyi bilmeli, istikrar için ezeli değerlendirip, ebede doğru, atiye hedeflenmelidir. Geride ayıp varsa dahi, yüce dinimizin emrettiği gibi örtülmeli, kapatılmalı ve konuşulmamalıdır. “Fazilet budur” diyerek, hoşça kalın Allah (cc)’a emanet olun ve ay-yıldızlı bayrak asın.

e-mail: nurettincan1453@hotmail.com 

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here